KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- 2020/2239 Esas
- Karar no
- 2024/410
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/06/2020
- Numarası
- 2014/1962 Esas, 2020/315 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.887 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... San ve Tic A.Ş. arasında 19/09/2013 tarihli temlik sözleşmesi düzenlendiğini, temlik sözleşmesi uyarınca dava dışı ...
San ve Tic A.Ş.'nin davalı şirketten olan alacağının 66.544,00-TL'sinin davacı şirkete temlik edildiğini ve bu işlemin davalı şirkete bildirildiğini, bu alacağa istinaden taraflar arasında sulh görüşmelere başlandığını, alacağın 54.044,00-TL olarak kabulü ve müvekkili şirkete ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak dava dışı şirkete 07/10/2013 tarihinde kayyım atanması ve kayyımın da temlike konu borcun ödenmemesi konusundaki bildirimi nedeni ile ödeme yapılmadığını,
taraflar arasında sulh sağlanamadığından müvekkili şirket tarafından temlik alınan 66.544,00-TL'nin tahsili amacıyla davalı temlik borçlusu aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı temlik eden ...
A.Ş. arasında düzenlenen temliknamenin tarafları arasında müvekkili şirketin bulunmadığını, temlik alan davacının müvekkili şirketten temliknamede yazılı olan bedeli değil, yalnızca varsa gerçek alacağını isteyebileceğini, davacının alacak miktarını 54.044,15-TL olarak kabul ettiği halde 66.544,00-TL alacak iddiasıyla icra takibi yapmasının kötüniyetli olduğunu, temlik eden ... şirketi ile müvekkili şirket arasında düzenlenen mutabakata göre, kaydı alacak miktarının 54.044,15-TL görüldüğünü, 12.500,00-TL'nin bir indirim değil, 12.11.2013 tarih ve ... sayılı faturaya konu zayi tekstil bedeli olduğunu,
temlik eden dava dışı şirketin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalı ile temlik eden dava dışı şirket arasında uzlaşma sağlanmadığından tahsil edilebilir likit bir alacağın bulunmadığını, temlik eden dava dışı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmemesinden kaynaklı zararların mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin icra takibine itirazının kötüniyetli olmadığını ve müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini,
davacı şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dışı şirketin, davalı şirketten olan alacaklarının 66.544,00-TL'sinin Antalya ...Noterliği'nden keşide edilen ... yevmiye nolu temlikname ile davacıya 19/09/2013 tarihinde temlik ettiği, temlik eden şirket hakkında, temlik tarihinden sonra 23/09/2013 tarihinde tedbir kararı verildiği ve kayyım heyeti atandığı, kayyım heyetinin de söz konusu temlik işlemine onay vermediği,
ancak temlik sözleşmesinin şartları ve temlikin gerçekleşmesi için borçlunun rızasının bulunmasının şart olmadığı ve kayyım atanmasından hatta tedbir kararı verilmesinden önce imzalanmış temlik sözleşmesinin geçerli bir biçimde tekemmül ettiği ve hukuki sonuçlarını doğurduğu, davada esas olan unsurun davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki cari hesap ilişkisi olduğu ve davalı şirketin usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinde dava dışı şirkete 54.044,15-TL kaydi olarak borcunun bulunduğu,
davalı tarafından da, cevap dilekçesinde davalı şirket ile dava dışı ... şirketi arasında cari hesabın 13/11/2013 tarihi itibariyle 54.044,15-TL olduğu ve bu miktar üzerinden mutabakata varıldığı hususunda beyanların olduğu ve bu beyanları destekleyecek imzası inkar edilmeyen mutabakat metninin dosyaya sunulduğu, temlikin 54.044,15-TL'sinin sonuç doğuracağı ve davacının davalıdan 54.044,15-TL tutarında alacak talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne davalının İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 54.044,15-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden takip tarihinden tahsil tarihine kadar %11 oranını aşmamak kaydı ile avans faizi üzerinden devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın en başından bu yana, davalı borçlu şirketin en az 54.044,15-TL borçlu olduğunu ikrar etmekte ise de esasen borç miktarının temlik anında 66.545,15-TL olduğunu, itiraz ettikleri 11.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin defterlerine göre dava dışı temlik eden şirkete rapor tarihinde 54.044,15-TL borçlu görüldüğünü, yine aynı raporda yer alan fatura ve ödemeler başlıklı cari hesap kaydına göre temlik tarihinde 66.544,15-TL borçlu olduğunu, davalının dava dışı ...
A.Ş.
Ye düzenlediği ... olarak adlandırılan faturanın temlik tarihinden sonra düzenlenmiş olması ve ayrıca temlik alacaklısı olan müvekkili ile kayyumun onayını içermemesi nedeniyle geçersiz olduğunu, davalı şirketin borcunun temlik tarihindeki kayıtlara göre 66.544,15-TL olduğunu, bu hususun sunulan bilirkişi raporunda yar alan cari hesap kaydından da anlaşıldığını, dava dışı temlik eden şirket ile mutabakata vardığını beyan ederek borcu kabul eden davalı şirketin borcun tamamına kötüniyetle itiraz ettiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak;, davacının ticari defter ve kayıtlarında temliknamede yazılı olduğu gibi bir alacağının olmadığının 08.03.2016 tarihi bilirkişi incelemesinde açıkça tespit edildiğini, davacının iddia ettiği gibi bir alacağının bulunmadığını, ... şirketi kayyumlarının, şirketin mizan kayıtlarında, ...'in alacağının bulunmadığını açıkça beyan ettiğini,11.01.2017 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin ... Holding ve ...
Holding'e bağlı ... ve ... arasında mutabık kalınan, tahsil edilebilir likit bir alacak olmadığı gibi, taraflar arasındaki cari hesabın dahi ihtilaflı olduğunun doğrulandığını, kayyum atanmasına rağmen davacı ile ... A.Ş. arasında müvekkilinin, ... Holding ve ...
Holding'e bağlı ... ve ...'nin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ifa etmemeleri nedeniyle hak kaybına ve zarara uğradığını, 08.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda takip tarihi itibari ile davacının 21.593,06 TL alacağı olduğu bildirilmiş ise de, bu alacağın temlike konu alacak olmadığını, temlikten sonra davacı ... ihbar olunan arasında (kayyum onayı olmaksızın) devam eden ticari ilişkiden kaynaklandığının 08.03.2016 tarihli bilirkişi raporu ve davacının ticari defter kaydı ile sabit olduğunu, dava dışı temlik eden ...
A.Ş'nin kayıtlarında dahi iddia edildiği gibi bir borç tespit edilemediğini, davacının temlik konusu olmayan alacağı, müvekkilinden isteyemeyeceğini, olmayan bir borca yapılan itirazda kötüniyet olmadığından icra inkar tazminatı hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, temlik sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı icra dosyası ile Antalya ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 19/09/2013 tarihli temlikname dayanak gösterilerek 66.544,00-TL'nin tahsili için icra takibine girişildiği, davalıya ödeme emrinin 13.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 16.01.2014 tarihinde yaptığı itiraz ile takibin durduğu, davacının İİK 67. Maddesi uyarınca yasal bir yıllık hak düşürücü sürede 18.03.2014 tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacı ile dava dışı ...
San ve Tic A.Ş. arasında imzalanan Antalya ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 19/09/2013 tarihli temlikname ile temlik eden ... Tic.A.Ş., davalı ... Tur.San.Tic.A.Ş. 'den olan ve temlik tarihinden sonra doğacak alacaklarının 66.544,00-TL'lik kısmını davacı şirkete temlik etmiştir. Davacı ile dava dışı şirket arasında TBK 184/1 maddesi gereğince yazılı şekilde yapılmış geçerli bir alacağın temliki sözleşmesi bulunmaktadır.
Dava dışı şirkete alacağın temliki sözleşmesi tarihinden sonra 23.09.2013 tarihinde kayyım atandığından temlik eden şirketin alacağın devri anında, temlik ettiği alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olduğu ve kayyım heyeti görevlendirilmesinden önce yapılan ve tamamlanan temlik işleminin kayyım denetimine tabi olamayacağı anlaşılmıştır. Mahkemece taraf şirketlerin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil niteliği taşıyan ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 08.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre temlik tarihi olan 19.09.2013 tarihi itibariyle davacının dava dışı ... A.Ş.den 170.240,24-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirketin açılış ve kapanış tasdikleri yasal süreside yaptırılan ve lehine delil niteliği taşıyan ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 11.01.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı şirketin dava dışı temlik eden ... A.Ş.ne 54.044,15-TL borcu olduğu tespit edilmiştir.
Dava dışı temlik eden müflis şirketin defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, temlik tarihi olan 19.09.2013 tarihi ve dava konusu icra takip tarihi itibariyle davacının dava dışı müflis şirketten olan alacak tutarının net olarak tespit edilemediği belirtilmiştir. Davacı istinaf başvurusunda, davalı şirketin borcunun temlik tarihindeki kayıtlara göre 66.544,15-TL olduğunu, davalının dava dışı ...
A.Ş. ye düzenlediği ... olarak adlandırılan faturanın temlik tarihinden sonra düzenlenmiş olması ve ayrıca temlik alacaklısı olan müvekkili ile kayyumun onayını içermemesi nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. TBK 188/1 maddesi gereğince borçlunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceği düzenlenmiştir.
Yine TBK 188/2 maddesine göre borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir. Davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre, dava dışı ... A.Ş'ne 12.500,00-TL bedelli lavanta zayi olarak adlandırılan faturanın mahsubu ile birlikte 12.11.2013 tarihi itibariyle 54.044,15-TL borçlu olduğu görünmektedir.
Davalı şirket defterlerinde, 12.500,00-TL bedelli fatura mahsup edilmemiş haliyle borç miktarı toplam 66.544,15-TL'dir. Davalı, keşide ettiği Antalya ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı 09.10.2013 tarihli ihtarnamesiyle davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki temliknameden haberdar olmuştur.
Davalı, temliknameden haberdar olduktan sonra dava dışı temlik eden şirket ile davalının zarar iddiasına ilişkin düzenlediği fatura mahsup edilerek bakiye 54.044,15-TL üzerinden 13/11/2013 tarihli mutabakat mektubu düzenlenmiştir. Davalı ile dava dışı temlik eden şirket arasındaki mahsuba konu 12.500,00-TL bedelli fatura alacağının takastan önce veya davalının temliknameyi öğrendiği tarihten önce doğduğuna ilişkin dosyada herhangi bir delil mevcut değildir.
Davalı, TBK 188/2 maddesi uyarınca, devri öğrendiği anda alacağının muaccel olduğunu ispat edememiştir. Davacı alacaklının alacağı 19/09/2013 tarihinde, borçlunun takasa konu yapmak istediği alacağı 13.11.2013 tarihinde muaccel olduğuna göre TBK’nin 188/2. maddesinde yer alan “Devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olma” koşulu somut olayda gerçekleşmemiştir.
Bu hali ile davalı şirketin kendi defterlerine göre takasa konu yapmak istediği alacağın düşülmemiş hali ile dava dışı ... A.Ş.ye 66.544,00-TL borçlu olduğu, dolayısıyla davacının da temlik tarihi itibariyle davalıdan 66.544,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının icra takibine yaptığı itirazın 66.544,00-TL üzerinden iptaline karar verilmesi gerekir.
Yine alacağın davalı yönünden likit ve belirlenebilir olması nedeniyle bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2239, K. 2024/410, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama