KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Dosya no
- 2020/690 Esas
- Karar no
- 2023/1107
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/10/2019
- Numarası
- 2018/1052 Esas, 2019/882 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.539 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında akdedilen Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi uyarınca davalının aylık 1.750,00 EURO + KDV olan danışmanlık bedelini müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğunu, her biri 2.065,00 EURO olan Temmuz, Ağustos ve Eylül ayına ait fatura bedellerinin çekilen ihtarnameye rağmen ödenmediğini, sözleşmede yer alan edimlerin müvekkili tarafından eksiksiz yerine getirildiğini, davalının yasal süresi içerisinde itiraz etlediğinden fatura içeriğinin kesinleştiğini, fatura alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 08/03/2018 tarihinde Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi imzalandığını, Temmuz ayına kadar olan fatura bedellerinin müvekkilince ödendiğini, sonrasında ise davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafından hiçbir hizmet verilmediğinden ödemelere de son verildiğini, sözleşmenin karşılıklı mutabakat çerçevesinde sona erdirilmesi taleplerinin karşılıksız bırakılarak fatura gönderiminin sürdürüldüğünü, ortada yapılmış hiçbir iş yokken davacı tarafından çekilen ödeme yapılması talebine ilişkin ihtarname üzerine müvekkilinin Beşiktaş ...
Noterliğinin 28/09/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, TBK'nun 97. Maddesi uyarınca, karşılıklı edim içeren sözleşmelerde kendi edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı tarafın edimini yerine getirmesini isteyemeyeceğini, tek taraflı tanzim edilen faturanın borç doğurmayacağını, faturaya neden olan iş veya hizmetin ispatlanmasının zorunlu olduğunu, alacak miktarı likid ve muayyen olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, belirterek davanın reddi ile,
davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; taraflar arasında Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi bulunduğu, davalının, davacı firma ile ilgili faturaları 2018 yılı defter kayıtlarına işlediği, davalının defter ve kayıtlarına göre, tüm fatura ve ödemelerden sonra 31/12/2018 tarihi itibariyle 6.195,00 EURO (37.343,43 TL) davcıya borçlu olduğu, davacı tarafça çekilen Ankara ...
Noterliğinin 21/09/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile temerrüdün oluştuğu ve 0,51 EURO faiz talebinin yerinde olduğu, takibe konu alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddi gerektiği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; icra takibine konu alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin açıkça kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, zira fatura alacağı sözleşmeye dayandığından davalının her ay ödemekle yükümlü olduğu fatura bedellerini tespit edebilecek durumda olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde.
Mahkemenin, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine yönelik kararı doğru olsa da davanın kabulüne yönelik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira sözleşme ile üstlenilen edimin davacı tarafından verilmediğini, davacının öncelikle bu hususu ispatlaması gerektiğini, bu nedenle de müvekkilinin TBK'nun 97. Maddesi uyarınca ödemezlik def'i kapsamında bedel ödeme yükümlülüğünün doğmadığını, tek taraflı düzenlenen faturaların borç doğurmayacağını, ayrıca faturaya neden olan iş veya hizmetin verildiğinin de ispatlanmasının zorunlu olduğunu,
hizmetin alınmaması sebebiyle müvekkili şirketin önce dostane yollarla sözleşmeyi sona erdirmeye çalıştığını, buna karşılık davacı tarafından gönderilen ihtarname üzerine müvekkili şirketin, akdedilen sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, takibinde haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle davacının %20'den aaşağı olmamak üzere tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında, işlemiş faizi ile birlikte toplamda 6.195,51 EURO alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 05/08/2019 tarihli raporda; taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davacının, incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 37.343,43 TL (6.195,00 EURO) alacaklı olduğu, davalının ise, incelenen ticari defterlerine göre davacıya 37.343,43 TL (6.195,00 EURO) borçlu olduğu, işlemiş faizin 0,52 EURO olarak hesaplandığı bildirilmiştir."...Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.
Ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/1445 Esas 2018/1438 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, taraflar arasında Danışmanlık ve İşbirliği Sözleşmesi imzalandığı ihtilaf konusu değildir. Daha sonra sözleşme, davalı tarafından keşide edilen Beşiktaş ... Noterliğinin 28/09/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedilmiştir.
İcra takibine konu edilen 06/07/2018 tarihli 2.065,00 EURO, 01/08/2018 tarihli 2.065,00 EURO ve 03/09/2018 tarihli 2.065,00 EURO bedelli faturaların her biri Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı danışmanlık hizmet bedeline ilişkin olarak da sözleşmeye istinaden düzenlenmiştir. Takip konusu faturalar her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olup alacak borç tutarları da birbiri ile uyumludur.
Buna göre faturaları, yasal süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalının, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan, bu faturalar nedeniyle borçlu olmadığını, başka bir deyişle iddia ettiği üzere hizmet almadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı, davacının sözleşme ile yükümlendiği hizmeti vermediğine yönelik iddiaları bakımından yasal süresinde ve usulüne uygun olarak davacıya bir ihtar yapmamıştır.
Kaldı ki bu anlamda yapılacak bir ihtarın, her ne kadar yargılama konusu olmasa da haklı nedenle fesih bakımından şart olduğu sözleşmenin 9.1 maddesinde de kararlaştırılmıştır.
Bu durumda davacının, takibe konu faturalara dayalı alacağının varlığını ispatladığının kabulü gerekmekte olup ödeme yaptığını ispat etmesi gereken davalının buna yönelik bir iddia ve ispatının da bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece takibe yönelik itirazın iptali ile, takibin devamına yönelik verilen karar isabetli olduğundan davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1 maddesi uyarınca, aylık danışmanlık bedeli 1.750,00 EURO + KDV olarak kararlaştırılmış olup takip konusu faturalar da bu doğrultuda düzenlenmiştir.
O halde davalının borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı olduğu şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu açıdan davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/690, K. 2023/1107, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama