KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Dosya no
- 2021/1633 Esas
- Karar no
- 2025/380
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/11/2017
- Numarası
- 2014/578 Esas, 2017/1461 Karar
- Dava
- KAYIT KABUL
Karar Metni
925 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin Gebze 1. İş Mahkemesinin 2003/89 Esas sayılı dosyasında açtığı davada işçilik alacaklarına hükmedildiğini, ilamın takibe konulduğunu, ancak davalı hakkında iflas kararı verildiğinden işlem yapılamadığını, alacağın masaya kaydı için iflas masasına başvurduklarını, iflas idaresinin alacağın 41.669,25 TL'lik kısmını kabul ettiğini, 10.979,22 TL'lik kısmını haksız reddettiğini, iflas idaresinin bilirkişi incelemesi yapmadan, kendi yaptığı hesaplama ve hiçbir yetkisi bulunmayan şirket yetkilisinin beyanı ile karar verdiğini ileri sürerek müvekkilinin alacağının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak iflas masası tarafından reddedilen kısmın da iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının tebligat için masraf yatırmaması nedeniyle davanın ilandan itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, ancak davacının hak düşürücü süre içinde dava açmadığını, davacının alacağının bilirkişi marifetiyle hesaplandığını ve fazla fahiş isteminin reddedildiğini, alacak kayıt taleplerinde müflis şirket yetkilisinin beyanının alınmasının yasa gereği olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; aldırılan rapor ve ek rapor ile iflas idaresinin aldığı raporda hesaplanan faiz arasında kabul edilebilir matematiksel farklar dışında fark olmadığı, iflas idaresinin reddettiği miktarın büyük bir kısmının icra vekalet ücreti ile icra giderine ilişkin bulunduğu, iş mahkemesi kararının icraya konulduğuna dair delil bulunmadığı, yapılmamış bir icra takibi için vekalet ücreti ve icra masrafı talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; raporda en yüksek banka mevduat faizinin yıllara göre kademeli alınmadığını, faiz oranlarının hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki ilam vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplamasının gerçeği yansıtmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir.
İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas idaresine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, İkinci Baskı, Ankara, sh.
1327.) İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz.
Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır.
Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır (Yargıtay 23 HD'nin 2015/5275 Esas, 2016/2424 Karar sayılı kararı).
Somut olayda iflas idaresi 10/01/2014 tarihli yazı cevabında; davacının müracaat esnasında gider avansı ( tebligat masrafı ) yatırmadığı, sıra cetvelinin 02/12/2013 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde, 28/11/2013 tarihinde Sabah Gazetesinde ilan edildiği bildirilmiştir. Davacı iş mahkemesi ilamına dayanarak toplam 52.648,47 TL alacağın masaya kaydını talep etmiş, ancak tebligat için masraf vermemiştir.
Sıra cetveli en son 02/12/2013 tarihinde ilan edilmesine rağmen, eldeki dava İİK'nın 235/1. maddesi hükmü uyarınca son ilan tarihi olan 02/12/2013 tarihinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra 31/12/2013 tarihinde açılmıştır.
Bu durumda mahkemece, Yargıtay 23. HD'nin 2014/1525 Esas, 2014/4704 Karar sayılı kararı doğrultusunda, süresinde açılmayan davanın, HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hak düşürücü sürede açılmayan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1633, K. 2025/380, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama