KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/1846 Esas
- Karar no
- 2025/640
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10/06/2021
- Numarası
- 2020/523 Esas, 2021/387 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
1.426 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ...'e ait işyerinin 13.10.2016 başlangıç tarihli sigorta poliçesi ile müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, 07.05.2017 tarihinde davalı ...'ın bölgeden geçen elektrik hattından ... kofrasına kaçak olmasının patlamaya neden olduğunu, patlama sonucu sigortalı işyerindeki elektronik eşyaların zarar gördüğünü, ekspertiz incelemesi sonucu sigortalıya 5.251,00 TL ödeme yapılarak haklarına halef olduklarını, hasarın, bölgedeki elektrik akımını dengelemek ve güvenli elektrik arzı için gerekli tedbirleri almak zorunda olan davalının ihmalinden kaynaklandığını,
alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; iddia konusu olay ile ilgili müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, zararın tazmini için Elektrik Dağıtımı ve Parekende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26. maddesinde kararlaştırılan on günlük sürede başvurulmadığını, icra emrinin tebliği üzerine yapılan araştırmada, hasara yol açabilecek bir durum tespit edilmediğini, hasarın, müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklandığının ispatlanması gerektiğini, elektrik hatlarında kısa devre olduğuna ilişkin ekspertiz raporunun bilimsellikten uzak olduğunu,
müvekkilinin eylemi ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, ...'a ait kofraya sirayet edecek bir arıza meydana gelmiş olsaydı, kofraya bağlı diğer abonelerde de hasar meydana gelmesi gerektiğini, sigortalının beyanına dayanılarak müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, sigortalının elektrik şebekesinin onaylanmış projye aykırı olması, elektrik tesisatının kusurlu olması ya da hasar gördüğü ileri sürülen cihazların kusurlu olması halinde müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hasarın davalı şirkete ait elektrik hattındaki kısa devrenin /patlamanın dava dışı .. hattına. sirayet etmesi ile dava dışı sigortalıya ait iş yerinde bulunan elektronik cihazların zayıf akım hattı üzerinden yüksek gerilime maruz kalması nedeniyle meydana geldiği, davalının kusurlu olduğu, sigortalıya ödenen 5.251,00 TL'nin belgeli ve rayiç piyasa şartlarına uygun olduğu, alacağın gerçek miktarının tespit edilebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; yasal süresinde müvekkiline hasar başvurusunda bulunulmadığını, hasar tarihinde ilgili adreste cihaz hasarına neden olabilecek herhangi bir kesinti veya arıza kaydı bulunmadığına dair müzekkere cevabının dikkate alınmadığını, sigortalının elektrik aksamı ve elektrik projesi kapsamında bir değerlendirme yapılıp hasarın bu olgulardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılmadığını, hasarın sigortalının elektronik cihazlarının kusurundan kaynaklanması halinde müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, hükme esas alınan raporda hasar bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirtilmişse de,
bu tespite dayanak evrak sunulmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalıya ödenen sigorta tazminatının, hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı sigortacının dava dışı sigortalısına 5.251,00 TL sigorta tazminatı ödediği ve sigortalıya ödenen sigorta tazminatı ile 1.361,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.612,99 TL'nin rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; süresinde davalı idareye zararın giderilmesi için başvurulması gerekip gerekmediği, eksik araştırma ile karar verilip verilmediği, hasarın davalıya ait elektrik hattından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, hasarın miktarı ve varsı alacağın likit olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
1-EPDK Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nin 26.maddesine göre zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabileceği yönündeki düzenleme emredici bir hüküm olmayıp, madde metninden de anlaşılacağı üzere zarar görene verilmiş bir ödev değil hak niteliğindedir. Zararın tazmini için başvurulmaması hakkın kaybı anlamına gelmediğinden davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Diğer taraftan davalı şirket eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ve olayda sorumlulukları bulunmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.Halefiyete dayalı olan rücu davası, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.
Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur.
Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Somut davada, ekspertiz raporunda; sigortalı tesisin dış tarafında ...'a ait bağlantı kutusu (kofra) bulunduğu,
kutunun 1 metre yakınında yeraltından davalıya ait elektrik hattının geçtiği, elektrik hattında meydana gelen kısa devrenin ... bağlantı kutusunu giden hatlara sirayet ettiği, bunun üzerine sigortalı işyerinde bulunan telefon santrali, fokotokopi makinesi, tarayıcı cihazlarının zayıf akım üzerinden kısa devre gerilimine maruz kaldığı ve cihazlarda hasar meydana geldiği belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesinde alınan elektrik mühendisi bilirkişi raporunda; hasarın davalıya ait yeraltı kablosundan kaynaklandığının Telekoma ait saha dolabının fotoğraf içeriğinden açıkça görüldüğü, kablo arızası nedeniyle gerilim dalgalanmasına bağlı olarak telefon santrali, fotokopi makinesi ve tarayıcı sistemlerin hasarlandığı belirtmiştir.
Buna göre alınan rapor ve dosya kapsamına göre sigortalı işyerinde bulunan cihazlardaki hasarın, davalı kurumun yeraltı kablosundaki arızadan kaynaklanan gerilim dalgalanmasından kaynaklandığı, koruyucu bakım ve onarım hizmetlerinin planlaması ile uygulanması konularında gerekli iletişim altyapısını kurma yükümlülüğü bulunan davalının hizmeti gereği gibi yerine getirmediği ve bu nedenle olayda kusurlu olduğu anlaşıldığından, davalının eksik araştırma yapıldığı ve olayda kusurlu bulunmadıkları yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
3-Davalı hasar miktarı yönünden de hükmü istinaf etmiştir. Ekspertiz raporunda hasar miktarının tespit edildiği, ilk derece mahkemesinde alınan raporda hasar tutarının piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu ve zarar tutarının teknik servis raporları ve faturalar ile belgelendirildiği gözetildiğine, davalının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. 4-Bunun yanında mahkemece icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun icra takibine haksız itiraz etmesi yeterli olup, ayrıca kötü niyetli olması gerekmez. Bununla birlikte alacağın likit ve belirlenebilir olması da gerekir. Somut davada, sigortalının uğradığı zarar miktarı, belirlenebilir olmayıp, yargılama sırasında tespit edileceğine göre, icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 4. madde de belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1846, K. 2025/640, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama