KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2021/477 Esas
- Karar no
- 2024/831
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/12/2020
- Numarası
- 2019/449 Esas, 2020/841 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, hizmet ilişkisinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 668 sayılı KHK ile kapatılarak malvarlığının 670 sayılı KHK uyarınca Hazineye intikal ettiğini ve tasfiye ve satış işlemlerinin TMSF tarafından yürütüldüğünü, TMSF'nin halihazırda tasfiye dışında işbu şirketle ilgili faaliyette bulunma yetkisinin bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine açılan alacak davalarında Mahkemelerce 675 sayılı KHK'nın 16. maddesi çerçevesinde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, iş bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini belirterek usule ilişkin eksiklikler nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; dosyada alınan 18/02/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, dosyaya ibraz edilen ve raporun oluşturulmasına dayanak olan cari hesaba ilişkin kayıtların TMSF'den teyit edilmesi gerektiğinin belirtildiği, TMSF'ye yazılan müzekkereye verilen cevap üzerine davalı şirket kayyımı ...'e cari hesap ekstrelerini sunmak üzere müzekkere yazıldığı, duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği, ancak kayyımın duruşmaya katılmadığı gibi belge de sunmadığı, bununla birlikte davacı şirketin dahi resmi kayıtlar ile davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, dosyaya sunulan fotokopi niteliğindeki belgelerle de davacının alacağının kanıtlanamadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Mahkemenin 30/09/2020 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince ''TMSF'ye ve Yönetim kurulu üyesi olarak atanan ...'e dava dilekçesi, bilirkişi raporu ve duruşma gün ve saatinin tebliği ile birlikte müzekkere yazılarak davalı şirketin davacı şirkete icra takip tutarındaki miktar kadar borçlu olup, olmadığının sorularak cari hesap kayıtlarının istenilmesine,'' şeklinde ara karara rağmen herhangi bir süre verilmeden davanın reddine karar verildiğini, üstelik Mahkemece, adı geçen kişinin duruşmada hazır olmasının ara kararda yazmadığı gibi delillerin sunulması için kesin süre de verilmediğini, davalı şirketin,
cevap dilekçesinde müvekkili şirkete borcu olmadığı yönünde herhangi bir beyanda bulunmayarak borcu örtülü olarak kabul ettiğini, Mahkemenin, her iki tarafın şirket kayıtlarının incelenmesine karar vermesi gerekirken dava dışı TMSF'ye müzekkere yazarak delillerin sunulmasını istediğini, bilirkişi atanmasıyla yerinde veya ticaret defterlerin getirtilerek incelenmesi neticesinde haklılıkları ortaya çıkacakken bunlar yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
hem müvekkili hem de davalı şirketin Ohal kapsamında çıkarılan KHK'lar ile kapatılan bir kurum olmayıp tüzel kişiliklerinin devam ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, hizmet ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında 100.000,00 TL asıl alacak ve 42.610,97 TL faiz olmak üzere toplam 142.610,97 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 18/02/2020 tarihli raporda.
Davacı şirket vekili ile telefonla iletişim kurulmak suretiyle, başlangıcından beri tüm yıllar itibariyle (icra dosyasına ibraz edilen) cari hesap ekstresi, 2015 yılı yasal defterleri ve 2015 yıl sonu kapanış mahsubu, 2016 yılı açılış mahsubu ve 2019 yılı açılış mahsubunun talep edilmesine rağmen rapor tarihi itibariyle ibraz edilmediği, davalı şirket vekilinden de aynı belgeler talep edilmesine rağmen belge ibraz edilmediği, davacının 01/01/2010 ile 31/12/2015 tarihleri arasındaki cari hesap hareketinin incelendiği,
2015 yıl sonu itibariyle davacının, davalıdan 1.492.109,05 TL alacaklı olabileceği, ayrıca 42,610,97 TI. işlemiş faiz alacağının olabileceği, davacının, yasal kayıt ve belgelerini ayrıca ibraz etmemiş olmakla birlikte işbu raporla tespit edilen kısmi alacak dahil cari hesap bakiyesinin TMSF'den tespit ve onayını müteakip alacağın varlığından söz edilebileceği bildirilmiştir.Somut olayda, davacı vekili, hizmet ilişkisinden kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de Mahkemece, ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 17/01/2020 günü, saat 14:00'de duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesine ve inceleme günü hazır edilmemesi halinde defter ve belgelerin ibrazından kaçınmış sayılacakları hususu taraflara ihtar edilmesine rağmen her iki tarafın incelemede hazır bulunmadığı gibi sonrasında ticari defter ve belgelerin de sunulmadığı anlaşılmış olup dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre yapılan değerlendirme uyarınca davacı, davasını ispatlayamamıştır.
Tüzel kişiliği ve taraf ehliyetini haiz davacı ve davalı şirketin, hak ve alacaklarına sahip; borç ve yükümlülüklerinden ise sorumlu bulunduğu TMSF yazı cevabından anlaşılmakla TMSF ve yönetim kurulu üyesinden bilgi, belge teminine ve yönetim kurulu üyesinin duruşmada hazır bulunmasına da gerek yoktur.
Ayrıca davalının, cevap dilekçesinde borcu olmadığı yönünde beyanda bulunmamasının borcu örtülü olarak kabul ettiği ileri sürülmüş ise de, davacı, alacağın varlığı ve miktarını ispatlamak zorunda olup davalının, borcunun bulunduğu yönünde açık bir kabulü de bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/477, K. 2024/831, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama