KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/52 Esas
- Karar no
- 2024/482
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 22/10/2020
- Numarası
- 2019/594 Esas, 2020/528 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.591 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen Avrasya Tünelinden, davalının kendisine ait araçlarla, takip tarihi itibariyle 66 defa ihlalli geçiş yaptığını ve müvekkili şirkete toplamda 5.939,00 tutarında borçlandığını, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalıya ait ihlalli geçiş ihtarnamelerinin tebliğ edildiğini, tebliğe rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının ihlalli geçişe sebebiyet verdiğini iddia ettiği 24 farklı aracın malikinin müvekkili olduğunu, işbu araçların farklı tarihlerde imzalanan "Uzun Dönem Araç Kiralama Sözleşmesi" ile 16 ayrı şahsa/şirkete kiralandığından bahisle davanın ihbarı ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacıya ait otoyoldan davalının maliki olduğu araçların geçiş ihlali yaptığının sabit olduğu, davalı tarafından oto kiralama işi yaptığını, kendisinin otoyol ihlali yapmadığını iddia etmiş ise de aracı kiralayanın ihlalli geçiş yapması halinde bu durumun davalı araç maliki ile aracı kiralayan arasındaki hukuki ilişkiyi ilgilendirdiğinden bu gibi hukuki ilişkilerden kaynaklanan savunmaların davacıya karşı ileri sürülemeyeceği gibi bunlardan dolayı davacının sorumluluğunun bulunmadığı,
Kanun'un açık hükmü karşısında ihlalli geçiş nedeniyle oluşan alacağın davalı araç malikinden talep edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, denetime elverişli görülen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacağının sübut bulduğu ve davalı, itirazında haksız olduğu ve takip konusu borç miktarından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde katılma yolu ile davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Katılma yolu ile davacı vekilinin istinaf nedenleri olarak; yerel mahkeme tarafından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu davada davalının borca itirazının, icra sürecinin uzamasına sebebiyet verdiğini ve davaya konu alacağın likid olduğunu belirterek davalı yanın istinaf gerekçelerinin esas ve usul yönünden reddine, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulü ile Yerel Mahkeme kararının icra inkar tazminatı talebi yönünden kaldırılarak icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin adresi itibariyle genel yetki kuralına göre yetkili Mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, ilk derece Mahkemesi tarafından yetki itirazları dikkate alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu ihlalli geçişleri yaptığı iddia edilen araçların uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralanmış olduğu ve kaçak geçişlerle ilgili sorumluluğun kiralayan firmalarda olduğunu, ilgili araçların HGS/OGS sistemlerinin kiracı şirketler tarafından karşılandığını, kira sözleşmesine,
Karayolları Trafik kanunu 3 ve 85. maddesine göre uzun dönem araç kiralamalarında hukuki ve cezai sorumluluğun kiracıya geçtiğini, bilirkişilerin tüm araçlara ait HGS hesaplarını incelenmediğini, sadece bir kaç araca ait HGS kayıtlarının incelendiğini, yine HGS hesaplarının tanımlı olduğu banka hesaplarında para olup olmadığı irdelenmediğini ve para olması halinde çekilip çekilmediğinin de irdelenmediğini, 7256 sayılı kanun kapsamında kesilen HGS cezalarının iptaline ilişkin olarak düzenleme kapsamında kesilen HGS cezalarınında silinmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Dosya kapsamından davacı şirketin 5.939.00 TL geçiş ücreti ile para cezası alacağının tahsili için davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede.
Somut olayda, davacı tarafın işlettiği otoyolun geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda, taraflar arasında, hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi uyarınca takipte akdin ifa edileceği yer icra müdürlüğü de yetkilidir.
Sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer Avrasya Tüneli olduğundan İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, davalının takipte yetkiye itirazı yerinde değildir.Davalı vekili, geçiş ücretlerinden araç kiralayanların sorumlu olduğunu, bilirkişilerin tüm araçlara ait HGS hesaplarını incelenmediğini, sadece bir kaç araca ait HGS kayıtlarının incelendiğini,
yine HGS hesaplarının tanımlı olduğu banka hesaplarında para olup olmadığı irdelenmediğini ve para olması halinde çekilip çekilmediğinin de irdelenmediğini,7256 sayılı kanun kapsamında kesilen HGS cezalarının iptaline ilişkin olarak düzenleme kapsamında kesilen HGS cezalarınında silinmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte,
bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
Davalı geçiş ücretlerinden kendilerine ait araçları kiralayan şirketlerin sorumlu olduğunu belirtmişse de, 6001 sayılı Yasa'nın 30/5 maddesinde geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden tahsil edilebileceği öngörüldüğünden, davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Ayrıca bilirkişi raporundan, davalıya ait araçların davacının işlettiği köprü ve otoyoldan geçiş yaptığı, geçiş bedelinin 1.186,00 TL olduğu, yasal düzenleme gereği davacının bu geçiş ücreti ile 4 katı tutarında 4.744,00 TL tutarında ceza tutarı olmak üzere toplam 5.930,00 TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalıya ait toplam 24 aracın 06.01.2017 ile 08.06.2018 tarihleri arasında Avrasya Tünelinden ücret ödemeksizin 68 defa ihlalli geçişler yaptığı, geçiş sırasında ücretin ödenmediği, takip eden 15 gün içinde de ücretin ödenmediği, taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde de davalı geçiş ücretini ödemek zorunda olduğundan ve somut olayda geçiş tarihinden itibaren 15 günlük sürede geçiş ücretinin ödenmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin tüm araçlara ait HGS hesaplarının tanımlı olduğu banka hesaplarında para olup olmadığının irdelenmediği ve para olması halinde çekilip çekilmediğinin de irdelenmediği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
7256 sayılı kanun kapsamında kesilen HGS cezalarının iptaline ilişkin olarak düzenleme kapsamında kesilen HGS cezalarınında silinmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.HMK'nın 357 maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.
Davalı vekilinin İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen bu itirazının, istinaf aşamasında dinlenmesi mümkün değildir. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede. Davacı vekili, söz konusu davada davalının borca itirazının, icra sürecinin uzamasına sebebiyet verdiğini ve davaya konu alacağın likid olduğunu belirterek belirterek lehlerine icra inkar tazminatına hükmemedilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmü istinaf etmiştir.
Geçiş ücreti ve ceza tutarı belirlenebilir ve likit olduğundan 5.939,00 TL'nin % 20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesi gerekir. Bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile icra inkar tazminatı yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/52, K. 2024/482, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama