KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2021/532 Esas
- Karar no
- 2024/1019
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20/10/2020
- Numarası
- 2019/362 Esas, 2020/548 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Kararın yazıldığı t
- 27/09/2024
Karar Metni
1.369 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında uzun yıllardır ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin davalıya teknolojik destek hizmeti verdiğini, bu hizmete karşılık keşide edilen faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, faturaların bu yönüyle kesinletiğini, bu aşamadan sonra davalı tarafça faturalara yapılacak itirazların hukuki geçerliliği bulunmadığını, davalı müvekkili şirkete kısmi ödemelerde bulunduğunu,
davalının öncelikle ödemeleri geciktirmeye başlaması ve sonrasında ödeme sıklığını azaltması nedeniyle müvekkilinin vade farkı alacağının doğduğunu, 04/03/2019 tarihli ....seri nolu 9.820,16 TL bedelli vade farkı faturası kesilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı anılan faturaya 12/03/2019 tarihinde tebellüğ ettikleri Kartal ...
Noterliğinin 08/03/2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile fatura münderecatında yer alan hizmet ve materyallerin taraflar arasındaki sözleşme ve onay verilen örneklerden farklılık içermesi nedeniyle kullanılmasının mümkün olmaması şeklindeki hukuki gerekçeden yoksun itirazıyla faturayı iade ettiğini, davalının itirazının hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, zira itiraza konu faturanın mal veya hizmet satımına değil, bilakis vade farkı borcu dolayısıyla kesilmiş bir fatura olduğunu, oluşan vade farkı borcunun nedeninin ise ödenmemesi halinde vade farkı uygulanacağı ibaresini de içeren mal ve hizmet faturaları olduğunu,
davalının faturaya itiraz ederek faturayı iade etmesi sonrasında Beşiktaş ... Noterliğinin 22/03/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturayı iade gerekçesinin mesnetsiz olduğunun bildirildiğini, iade edilen vade farkı faturasının tekraren tebliğ edilerek ticari defterlere işlenmesi ile cari hesap borcunun ödenmesinin ihtar olunduğunu, ihtarnamenin davalı tarafa 26/03/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ihtarnamesine Beşiktaş ....
Noterliğinin 04/04/2019 tarih .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verdiğini, taleplerinin karşılanmayacağını bildirdiğini, davalı tarafça ödenmeyen faturalar dolayısıyla oluşan vade farkı alacakları için 10/04/2019 tarihli .... seri nolu 3.736,03 TL bedelli vade farkı faturası kesilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının Kartal ...
Noteliğinin 12/04/2019 tarih .... yevmiye nolu ihtarnamesiyle "fatura münderecatında yer alan hizmet ve materyallerin taraflar arasındaki sözleşme ve onay verilen örneklerden farklılık içermesi nedeniyle kullanılmasının mümkün olmaması" gerekçesiyle faturaya itiraz ve iade ettiğini, mübrez mal ve hizmet faturalarından kaynaklı toplam alacaklarının 83.326,00 TL olduğunu, vade farkı borcu doğduğunu, bu borca istinaden kesilen 9.820,16 TL ve 3.736,03 TL bedelli iki vade farkı faturasının cari hesap borcuna eklenmesi neticesinde davalının toplam borcunun 102.882,19 TL olduğunu,
davalı tarafça farklı tarihlerde toplamı 81.656,00 TL olan ödemeler yapıldığını, davalının 21.226,19 TL cari hesap borcunun bulunduğunu, fakat davalı yanca ödenmediğini, davalının ödemediği cari hesap borcu nedeniyle davayı açtıklarını, davalının ödemediği 21.226,19 TL cari hesap borcunun her bir faturanın ödeme gününden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçede belirtilen tüm iddia ve taleplerine itiraz ettiklerini, dava dilekçesinin konu bölümünde talep edilen rakamın 72.261,19 TL olarak belirtildiğini, dilekçenin sonuç bölümünde talep edilen miktarın 21.226,19 TL olarak talep edilmesinin usule aykırı bir durum meydana getirdiğini, davacı tarafın dilekçesinin usulüne itiraz ettiklerini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, vade faizine ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını,
davacı tarafça hiçbir belge veya gerekçeye dayanmadan verilen hizmet karşılığında gecikmiş olan faturalara ilişkin keşide edilen 04/03/2019 tarih .... nolu 9.820,16 TL ve 10/04/2019 tarih ... nolu 3.736,03 TL bedelli talep edilen vade farkı faturalarına itiraz ettiklerini, taraflarına gönderilen ihtarnameye itiraz ettiklerini, kabul etmediklerini, faiz oranlarının neye göre hesaplandığının belirtilmediğini, vade faizine ilişkin taleplere itiraz ettiklerini, "gecikme halinde vade farkı alınır" ibaresinin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurur Kararı gereğince de istenebilmesinin mümkün olmadığını,
faturalarda maktu suretle yazılı olan ve davacı tarafından faiz alacağına dayanak teşkil edilen "gecikme halinde vade farkı alınır." ibaresinin vade farkına ilişkin talep için haklı bir gerekçe meydana getirmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, cari hesap alacağı ile vade farkı faturalarının tahsili talebine ilişkin olduğu, vade farkı faturasının geçerli olabilmesi için ya taraflar arasında buna ilişkin yazılı sözleşme olması ya da taraflar arasında süregelen ticari ilişkide vade farkının ödenmesine ilişkin teamül oluşması gerektiği, taraflar arasında vade farkına ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığı, mali müşavir bilirkişi tarafından defterler üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafın defterlerine göre davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 21.226,19 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defterlerine göre davalının davacıya borçlu olmadığı,
taraf defterleri arasında 21.226,19 TL mutabakatsızlık bulunduğu, bu farkın davacı tarafından düzenlenen 05.05.2017 tarihli ... numaralı 3.540,00 TL tutarlı "..." açıklamalı ve 05.05.2017 tarihli ... numaralı 4.130,00 TL tutarlı "..." açıklamalı, 04.03.2019 tarihli ... numaralı 9.820,10 TL tutarlı "Vade Farkı Bedeli" açıklamalı ve 10.04.2019 tarihli .... numaralı 3.736,03 TL tutarlı "Vade Farkı Bedeli" açıklamalı toplam 4 adet faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, bu faturalardan iki tanesinin vade farkı faturası olduğu, diğer iki faturanın ise hizmet faturası olduğunun anlaşıldığı,
....ve ... nolu 2 adet faturanın davalı yana teslim edildiğinin ve fatura muhteviyatındaki hizmetin davacı yan tarafından davalı yana verildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davacı vekili rapora beyan dilekçesinde; hizmet verildiğine ilişkin müvekkilindeki faturanın ... kargo vasıtasıyla 16/05/2017 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini beyan ettiği, bunun üzerine mahkememizce ... kargoya müzekkere yazıldığı, ... kargo müzekkere cevabında bu iki faturanın davalı şirkete 15/05/2017 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, davalı vekili 29/06/2020 tarihinde sunduğu dilekçesinde;
itirazlarının verilen hizmete yönelik değil vade farkı faturası adı altında keşide edilen iki adet faturaya olduğunu, vade farkı faturalarının taraflarına iki kez gönderilmeye çalışıldığını, bunlara noter vasıtası ile itiraz ettiklerini beyan ettiği, bu beyandan da anlaşılacağı üzere davacı şirketin esasen itiraz ettikleri faturaların vade farkına yönelik olan ... ve .... nolu faturalara yönelik olduğu,
diğer hizmete ilişkin olan 05.05.2017 tarihli .... numaralı 3.540,00 TL tutarlı "...." açıklamalı ve 05.05.2017 tarihli ... numaralı 4.130,00 TL tutarlı "..." açıklamalı toplam 7.670,00 TL bedelli faturalara yönelik bir itirazlarının olmadığı, davacı şirketin belirtilen iki adet fatura yönünden alacağını ispat edilmiş sayıldığı, ancak taraflar arasında yazılı vade farkı sözleşmesi bulunmadığı ve bilirkişi tarafından taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede vade farkına ilişkin taraflar arasında teamül bulunmadığı tespit edildiğinden davacı tarafça davalıya düzenlenen .... ve .... nolu vade farkına yönelik faturalar ispatlanamadığı,
yalnızca .... nolu ve ... nolu faturalar ispatlanmakla davacının bu faturalar toplamı olan 7.670,00 TL alacağı olduğu anlaşılmakla bu bedel yönünden davanın kabulü, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak.
Müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinde 05.05.2017 tarihli ... numaralı 3.540,00 TL tutarlı ve 05.05.2017 tarihli ... numaralı 4.130,00 TL tutarlı faturalar yer almadığını, davacı yanın, söz konusu faturalarını müvekkiline usulüne uygun olarak (ve hatta hiç) tebliğ etmediğini, iddia konusu hizmetleri müvekkiline verdiğini de ispat edemediğini, bilirkişinin 05.05.2017 tarihli 110568 numaralı 3.540,00 TL tutarlı ve 05.05.2017 tarihli .... numaralı 4.130,00 TL tutarlı faturalar ile ilgili tespitinin yerinde olduğunu,
söz konusu fatura bedellerinin müvekkilinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafın davalı şirkete teknolojik destek hizmet verdiğinden bahisle bakiye cari hesap alacağı ile vade farkı faturalarının tahsiline ilişkin açılan alacak davasıdır.Davacı tarafından davalıya düzenlenen, 04.03.2019 tarihli ... numaralı 9.820,10 TL tutarlı “Vade Farkı Bedeli” açıklamalı ve 10.04.2019 tarihli... numaralı 3.736,03 TL tutarlı “Vade Farkı Bedeli” açıklamalı 2 adet toplam 13.556,13 TL tutarındaki faturalar yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacı kararı istinaf etmemiştir.
İstinaf sebebi yapılan faturalar, davacı tarafından davalıya düzenlenen 05.05.2017 tarihli ... numaralı 3.540,00 TL tutarlı “...” açıklamalı ve 05.05.2017 tarihli ... numaralı 4.130,00 TL tutarlı “...” açıklamalı 2 adet toplam 7.670,00 TL tutarındaki faturalardır.Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 29/06/2020 tarihli beyan dilekçesinde "itirazımız verilen hizmete değil, vade farkı faturası altında keşide edilen 2 adet faturayadır." şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Dolayısıyla 2 adet toplam 7.670,00 TL tutarındaki faturalara konu hizmetin verildiği davalı taraf beyanıyla kabul edilmekle ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/362 Esas, 2020/548 Karar sayılı ve 20/10/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 130,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 296,62 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/532, K. 2024/1019, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama