KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/794 Esas
- Karar no
- 2024/1258
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 06/11/2020
- Numarası
- 2019/543 Esas, 2020/528 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kendisine ait araç ile müvekkili şirketin işlettiği Avrasya Tünelinden 98 kez ihlalli geçiş yaptığını ve müvekkili şirkete 13.878,00 TL borçlandığını, herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalıya ihlalli geçiş ihtarnameleri tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; takip tarihi itibari ile davacının, davalıdan 2.775,60 TL geçiş ücreti, 11.102,40 TL 4 katı ceza tutarı olmak üzere toplam 13.878,00 TL alacaklı olduğundan bahisle davanın kabulü ile, Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun 2.775,60 TL geçiş ücreti, 11.102,40 TL 4 katı ceza tutarı olmak üzere toplam 13.878,00 TL alacak üzerinden yaptığı itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden takibin devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; takibe konu alacağın likid olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, yine ticari faiz uygulanmasına yönelik taleplerinin dikkate alınmayarak asıl alacağa işleyecek faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesinin de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında, geçiş ücreti ve para cezası toplamı 13.878,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, ödeme emrinin ne zaman tebliğ edildiği belli olmadığından davalının ödeme emrine yönelik itirazının süresinde olduğunu kabul etmek gerektiği, işbu davanın da İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalının takibe itirazının iptaline, takibin, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, icra inkar tazminatı ile hükmedilen faiz yönünden hükmü istinaf istinaf etmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının geçiş ücreti ve ceza tutarı alacağının likit ve belirlenebilir olup olmadığı, buradan hareketle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin koşullarının bulunup bulunmadığı ile asıl alacağa işleyecek faiz türünün ne olduğu, yasal faize hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2 maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir. Bu nedenlerle takibe konu alacak likit olduğundan Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Ayrıca davacı icra takibinde yıllık %9,75 ve değişen oranlarda ticari faizi ile alacağın tahsilini talep etmiş olup her iki tarafı da tacir olan işbu uyuşmazlıkta takibin, takip talebinde belirtilen şartlarla devamına karar verilmesi gerekirken Mahkemece takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden takibin devamına karar verilmesi de isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne, takibin, takip talebinde belirtilen şartlarla devamına ve davacı lehine alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/794, K. 2024/1258, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama