KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/898 Esas
- Karar no
- 2024/1279
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/01/2021
- Numarası
- 2017/606 Esas, 2021/47 Karar
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.205 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin kesinleşmesi üzerine müvekkili şirketin haciz ve muhafaza tehdidi altında icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı ile 03/09/2014 tarihinde müvekkili şirketin Şekerpınar yerleşkesinde güvenlik hizmetinin sağlanmasına ilişkin Rehberlik ve Sosyal Hizmetler Sözleşmesi imzalandığını, güvenliğin oldukça zayıf kalması nedeniyle sözleşmenin müvekkili şirket tarafından 26/01/2015 tarihinde ihtarname yoluyla feshedildiğini, davalının sözleşmenin 5. maddesinin "k" fıkrasında yer alan "Sözleşme bitimini takiben...
Group tüm personelini başka proje ya da birimlerinde kullanabilir. İşveren, ...
Group’un yazılı izni olmaksızın personeli kendi bünyesinde çalıştıramaz aksi halde 1 aylık fatura bedelini tazminat olarak öder." hükmüne dayanarak 18.948,00 TL üzerinden bahsi geçen icra takibini başlattığını, kabul anlamına gelmemek üzere, personelin giderinin 11.927,53 TL olduğunu, müvekkili tarafından güvenlik zafiyetinin oluşması ve davalının güvenlik personeline güvenilmemesi sebebiyle sözleşme feshedildiğinden müvekkilinin, davalının personelini çalıştırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkili şirketin,
davalı ile akdedilmiş olan sözleşmeyi feshetmesinin akabinde başka bir şirket ile sözleşme imzalayarak güvenlik personeli temin ettiğini, bu nedenle davalının cezai şartın tahsiline ilişkin başlattığı icra takibinin yerinde olmadığını belirterek müvekkili tarafından icra dosyasına ödenen 23.400,80 TL'nin ödeme tarihi olan 25/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin adresi itibariyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 26/01/2015 tarihinde feshedilmesine rağmen müvekkili şirketin, davacı şirket nezdinde çalıştırdığı personellerinin bir kısmının davacı yanında çalışmaya devam ettiğini, ayrıca davacının sözleşmede gösterdiği adrese takibin yapıldığını ve davacının ihtirazi kayıtsız ödeme yaptığını belirterek davanın yetkisizlik sebebiyle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; davalının, davacının işyerinde çalıştırdığı personellerinin sözleşmenin feshinden sonra davacı şirketle doğrudan bir işçi/işveren ilişkisinin tespit edilemediği, ispat yükü üzerinde olan bildirdiği personellerinin davacı şirkette istihdam edildiğini ispat edemeyen davalının, davacıdan tahsil ettiği cezai şartın yerinde olmadığı, davacının istirdat talebinde haklı olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, ... sayılı dosyasına ödenen 23.400,80 TL'nin ödeme tarihi olan 25/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın dosya münderecatı ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra müvekkili şirketin personeli olan ...'ı çalıştırdığının hem adı geçenin beyanları hem de ... kayıtları ile sabit olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ... sayılı dosyasında icra tehdidi altında ödendiği belirtilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince 2016/579 Esas 2017/205 Karar sayılı karar ile,
İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan bahisle dava dilekçesinin yetki yönünden usulden reddine karar verilerek dosyanın gönderildiği Mahkemece işbu istinaf başvurusuna konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davalı alacaklının, davacı borçlu hakkında ... sayılı dosyasında, sözleşmenin 5/k maddesinde düzenlenen cezai şart alacağına ilişkin 18.948,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takibin kesinleşmesinin akabinde davacı borçlu tarafından icra dosyasına 25/05/2015 tarihinde 23.400,80 TL yatırıldığı, akabinde davalı alacaklıya 27/05/2015 tarihinde 22.159,71 TL ödendiği,
davacı borçlunun ise haciz ve muhafaza tehdidi altında icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek İİK'nun 72/7 maddesinde belirtilen yasal 1 yıllık süre içerisinde işbu istirdat davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 02/11/2018 tarihli raporda; davalının, imzaladığı sözleşme kapsamında davacı şirkete ait proje kapsamında çalıştırdığı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli personellerinin incelenen SGK dökümleri kapsamında davacı şirketle doğrudan bir işçi/işveren ilişkisinin tespit edilemediği,
dolayısıyla davacı şirketin, davalı şirket bünyesinde çalışmış adı geçen personelleri bünyesinde istihdam etmediği, buna göre davalı şirketin sözleşmenin 5/k maddesinde yer verilen cezai şartı talep etme hakkının oluşmadığı bildirilmiştir.
Hesap uzmanı bilirkişinin eklenmesi neticesinde bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/12/2020 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüşlerin değişmediği anlaşılmıştır.Taraflar arasında 03/09/2014 tarihinde Rehberlik ve Sosyal Hizmetler Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davacı tarafından 26/01/2015 tarihinde feshedildiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.Sözleşmenin konusunun, davacı şirkete ait işyerinin, davalı şirket tarafından rehberlik ve sosyal hizmetler personeli ve idari teknik servis personeli hizmetlerini gerçekleştirecek personeli kadrolamak olduğu,
sözleşme konusu hizmetlerin ifasında istihdam edilecek personelin davalı şirketin personeli olduğu, kadro sayısının 1'i amir olmak üzere toplam 6 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin 5. maddesinin "k" fıkrasında "Sözleşme bitimini takiben ... Group tüm personelini başka proje ya da birimlerinde kullanabilir. İşveren, ...
Group’un yazılı izni olmaksızın personeli kendi bünyesinde çalıştıramaz aksi halde 1 aylık fatura bedelini tazminat olarak öder." şeklinde düzenlenen hükme aykırı olarak sözleşmenin feshinden sonra davacı şirketin, davalı şirket personelini kendi bünyesinde çalıştırıp çalıştırmadığı,
dolayısıyla bu hükme istinaden başlatılan icra takibi kapsamında davacı tarafından ödenen bedelin istirdadının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.Davalı vekili istinaf başvurusunda, davacının sözleşme ilişkisinden sonra müvekkili şirket personellerinden ...'ı çalıştırdığını ileri sürdüğünden istinaf incelemesi de adı geçen personelin davacı şirket bünyesinde çalıştırılıp çalıştırılmadığı yönünden yapılmıştır.Dosya kapsamında yer alan Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünden gönderilen yazı cevabına göre,
sözleşme konusu adrese ilişkin 16/10/2014-01/12/2018 tarihleri arasında özel güvenlik izni bulunmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin 26/01/2015 tarihinde feshinden sonra davacı şirketin hangi güvenlik şirketinden hizmet aldığına yönelik bir bilgi paylaşılamamış ise de bu tarih itibariyle davacı şirkete güvenlik hizmetinin ...
Koruma Hizmetleri tarafından verildiği, zira bu hususun, söz konusu tarih itibariyle işin, davalı şirket tarafından adı geçen şirkete devredildiğine dair tutulan ve dosya kapsamına sunulan tutanaktan anlaşıldığı, ayrıca bu tutanağa ...'ın teslim alan olarak tutanağa imza attığının görüldüğü, aynı zamanda adı geçen tarafından davalı şirkete hitaben yazılan dilekçede, davacı şirket ile olan sözleşmenin 26/01/2015 tarihinde feshedilmesinden dolayı bu tarih itibariyle davacı şirketin ... tesislerine yeni gelen güvenlik firması...
Şirketler Grubuna bağlı ... ile çalışmaya devam ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davacıya hizmet verilen süre içerisinde davalı şirket personeli olan ...'ın, davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin 26/01/2015 tarihinde feshinden sonra davacı şirketin doğrudan kendi bünyesinde değil davacı şirkete hizmet vermeye başladığı anlaşılan güvenlik firması bünyesinde istihdam edilerek çalışmasına devam ettiği, kaldı ki 26/01/2015 tarihinde davalı şirket tarafından işten çıkış bildirgesinin düzenlendiği adı geçen personelin bu tarih itibariyle artık davalı şirketin personeli olmadığı, zaten bu tarih itibariyle de sigortalılık kaydının dava dışı ...
San. isimli şirket bünyesinde başladığı (10/02/2015 tarihine kadar) hususları dikkate alındığında davalı şirketin feshedilen sözleşmenin 5. maddesinin "k" fıkrasında düzenlenen cezai şartı talep etme koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı şirket icra dosyası kapsamında ödediği bedeli talep etmekte haklı olduğundan Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/606 Esas, 2021/47 Karar sayılı ve 26/01/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 400,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 27,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/898, K. 2024/1279, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama