KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2026
- Dosya no
- 2022/834 Esas
- Karar no
- 2026/155
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19/01/2022
- Numarası
- 2018/48 Esas, 2022/46 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.866 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında ../09/2018 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile müvekkili şirketin kararlaştırılan nitelik ve nicelikteki malları satın alarak davalıya ait ...
Otel'e teslimi, uydu anteninden başlayarak tüm odalara kablolama işinin yapılması ve odalara TV yayınlarının izlenebilir halde kurulumunun yapılması işini üstlendiğini, kurulum dahil iş bedelinin 11.000,00 USD olarak kararlaştırıldığını, 3.000,00 USD'nin sözleşmenin imzalandığı tarihte peşin ödeneceğini, 8.000,00 USD'nin ise 90 günlük vadeli çek ile ödeneceğini, davalının sözleşmenin imzalanması ile peşinatı ödediğini, müvekkili şirketin de TV'den yayınlar izlenebilir halde, 28.09.2018 tarihinde işi tamamlayarak otel çalışanlarına teslim ettiğini,
işin tesliminden sonra işin bedeli olan 11.000,00 USD + %18 KDV'nin TL karşılığı olan 79.961,81 TL bedelli fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, buna rağmen 8.000,00 USD bakiye bedeli ödemediğini, çıkartılan ihtarnamenin tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında;
davacının ürünleri tam ve gereği gibi teslim etmediği gibi yüksek ve fahiş bedel talebinde bulunduğunu, işin gereği gibi yapılıp eksiksiz teslim edildiğine dair hiçbir delil sunulmadığını, davacı sözleşme ile ... yayınlarını ücretsiz olarak müvekkili şirkete sağlamayı taahhüt etmesine rağmen misafir odalarına yayın verilemediğini, davalı e-postasında, sözkonusu yayınların kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle verilemediğini beyanla, bu yayınlara ilişkin ücretin düşülerek bakiye 40.000,00 TL'nin ödenmesini talep ettiğini,
böylece davalının da taahhütlerini eksik yerine getirdiğini ve yüksek bedel ile işin faturalandırıldığını ikrar ettiğini, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 7 ila 10 iş günü içinde işin teslimi gerektiğini, davacının işin teslim ettiğini iddia ettiği 28.09.2018 tarihin dahi teslim süresi geçtikten sonraki bir tarih olduğunu, sözleşmede ücret KDV dahil 11.000,00 USD olarak belirlenmiş iken, davacının KDV hariç 11.000,00 USD faturalandırdığını, faturaya süresinde itiraz ederek iade ettiklerini, davacının taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin ... yayın platformundan yayın almak zorunda kaldığını,
bu nedenle 2 yıllık üyelik bedeli olarak 23.184,00 TL zararı bulunduğunu, sözleşmede projenin tamamlanmadığı her gün için 150,00 USD cezai şart öngörülmüş olup, ihtarname ile 3.450,00 USD talep etmelerine rağmen ödenmediğini, işlemeye devam eden cezai şart için fazlaya dair haklarını saklı tuttuklarını, buna göre tam aksine müvekkilinin davalıdan alacaklı olup takas definde bulunduklarını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine göre, satış sözleşmesi ve ekinde yer alan 08.10.2018 tarihli faturaya konu ürünlerin davalı şirkete teslim edildiği, bu ürünlerin kurulumları tamamlandığı ve hali hazırda merkezi yayın sisteminin çalışır durumda olduğu, satış sözleşmesinde taraflar arasında ihtilafa neden olan ... yayın hizmetine ilişkin bir hükme rastlanmadığı, işbu hizmetin dosyada mübrez ... başlıklı teklifte yer aldığı, ... yayım hizmetinin davalıya verilmediği, keşif gününde davalı yanın ... yayın platformunu kullandığı, ayrıca ... yayın akışının 30.11.2018 tarihinde sonlandığı,
bu tarihten sonra ilgili uydu platform hizmetinin ortadan kalkmış olması nedeniyle bu hizmetten faydalanmanın da mümkün olmadığı, davacının sözleşme gereğini yerine getirdiği halde davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının 8.000,00 USD asıl alacak ve 21,04 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.021,04 USD üzerinden takibe itirazının iptali ile takibin devamına, 42.752,00 TL asıl alacağın %20'si oranındaki 8.550,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının sözleşmede yükümlendiği hizmetleri yerine getirdiğini hiçbir surette ispat edemediğini, ürünlerin tam ve gereği gibi teslim edilmediğini, düzenlenen faturayı iade ettiklerini, davacının e-posta yazışmalarında ... yayınlarını sağlama taahhüdünde bulunduğunu kabul ettiğini, davacı ile sözleşme yapılma nedeninin, ... yayınlarının ücretsiz olarak verilmesi olduğuna dair tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığını, taraflar KDV dahil anlaşmış olmasına rağmen, davacının KDV'yi ayrıca talep ettiğini,
davacı davadan önce e-posta yazışmasında 40.000,00 TL alacağın ödenmesini talep etmesine rağmen 8.000,00 USD alacak yönünden takibin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ticari defterlerine göre de alacak 42.864,44 TL olduğu halde 8.000,00 USD üzerinden takip talebinde bulunmasının, davacının defterlerine itibar edilmemesi gerektiğini gösterdiğini, alacağın likit olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacının 8.000,00 USD asıl alacak, 21,04 USD işlemiş faizin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe yasal süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının sözleşme gereği edimini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; eksik inceleme ile karar verilip verilmediği, davacının sözleşme konusu işi eksik ifa edip etmediği, sözleşmede davacının ... yayınlarının ücretsiz olarak verilmesi taahhüdü bulunup bulunmadığı, davadan önceki e-posta yazışmasının davacının bu taahhüdü verdiğini ispata elverişli olup olmadığı, yabancı para olan sözleşme bedelinin davacı ticari defterlere TL olarak kaydedilmesinin davaya etkisi ile bu durumda ticari defterdeki TL alacak miktarına hükmedilmesi gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.
1-Davalı vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini, çelişkili bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davadan önceki davacının e-postasının dikkate alınmadığını, davacının ... yayını taahhüdünü yerine getirmediğini ve edimini eksik ifa ettiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi heyeti raporunda; sözleşemeye konu ürünlerin tesliminin, ürün kurulumlarının ve kablolama altyapısının tamamlandığı, odalara TV yayınlarının izlenebilir halde verildiği, ... yayın platformunun aktif olmadığı, merkezi sisteme bağlı tüm televizyonları kapsayacak şekilde odalarda ... yayın platformu kullanıldığı, satış sözleşmesinde taraflar arasında ihtilafa neden olan ... yayın hizmetine ilişkin bir hükme rastlanmadığı, işbu hizmetin dosyada mübrez ...... başlıklı teklifte yer aldığı, ... yayım hizmetinin davalı yana verilmediği,
ayrıca ... yayın akışının 30.11.2018 tarihinde sonlanmış olduğu, bu tarihten sonra ilgili uydu platform hizmetinin ortadan kalkmış olması nedeniyle bu hizmetten faydalanmanın da anılan tarihten itibaren mümkün olmadığı, davacının sözleşme bedeline ilişkin faturayı defterlerine kaydettiği, davalının faturayı kayıtlarına almadığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporda da kök rapordaki görüşünü tekrarlamıştır.
Davacı 21.11.2018 tarihli e-postada, ... kaynaklı yayınları kendilerinden kaynaklı nedenler ile veremediklerini, bu nedenle 3.000,00 USD'nin düşülerek kalan alacak tutarının ödenmesini talep etmiştir. Buna göre davacının kendi beyanına göre davalıya ait otelde ... yayınlarının izlenmesinin de taahhüt edildiği, ancak davacının bu edimini yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince taahhüt edildiği halde verilmeyen ve davacının 3.000,00 USD bedeli olarak kabul ettiği tutar düşülerek kalan alacağa hükmedilmesi gerekirken, davanın tamamen kabul edilmesi doğru olmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak 5.000,00 USD asıl alacak ve 7,89 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.007,89 USD üzerinden takibe itirazın iptaline karar verilmesi gerekir.
2-Davalı sözleşmede iş bedelinin KDV dahil olarak belirlenmesine rağmen, KDV ayrıca ücrete eklenerek faturalandırıldığını belirterek hükmü istinaf etmiştir. Sözleşmede işin bedeli KDV dahil 11.000,00 USD olarak belirlenmişse de, davacı 11.000,00 USD + %18 KDV'nin TL karşılığı olan 79.961,81 TL bedelli fatura düzenlemiştir. Ancak davacı bu faturayı takibe dayanak yapmamıştır. Ödenen 3.000,00 USD peşinatın mahsubu ile sadece 8.000,00 USD asıl alacak için takip başlatmış, ayrıca KDV talep etmemiştir. Bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.
Bunun yanında davalı ticari defterlere alacağın TL olarak kaydedilmesine rağmen yabancı para üzerinden takip başlatıldığını belirterek hükmü istinaf etmişse de; Vergi Usul Kanunu 215. maddesine göre ticari defterlerde kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılması gerekmesine göre davalının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde değildir.
3-Ayrıca sözleşme ile belirlenen ve ticari defterlere kaydedilen alacak likit ve belirlenebilir olduğundan ve yabancı para üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden, hükmedilen yabancı paranın TL karşılığının % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olup, davalının icra inkar tazminatı hükmedilemeyeceğine dair istinaf nedeni reddedilmelidir.
Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 1. madde de belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile uyuşmazlık, davacının edimini eksik ifa edip etmediği, daha açık bir ifade ile davacının davalıya ... yayını sağlama taahhüdünde bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Sözleşme ve ekleri ile alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının faturaya konu ürünleri davalı şirkete teslim ettiği, bu ürünlerin kurulumları tamamlanarak hali hazırda merkezi yayın sisteminin çalışır durumda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davacının ihtilafa neden olan ... yayın hizmetini verme taahhüdünde bulunduğuna dair bir hükmün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca davalı, davacının davadan önceki e-posta yazışmasında edimini eksik yerine getirdiğini kabul ettiğini savunmuşsa da, söz konusu e-postada davacı, son kez uzlaşma noktasında ve konuyu yargıya taşımadan çözme arsuzu ile ... yayın hizmet bedelini düşerek 40.000,00 TL ödenmesini istemiştir. Sözkonusu e-postanın davadan önce alacak miktarında uzlaşma niyeti ile yazıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan sözleşmeden önceki teklif formunda ... yayın hizmeti verileceği belirtilmişse de, sözleşmede davacının ... yayın hizmetini sağlayacağı yönünde bir taahhütü bulunmamaktadır. Davalı da ... yayını sağlanması taahhüdünü içermeyen sözleşme şartlarını kabul ederek sözleşmeyi imzalamıştır.
Bu nedenle uyuşmazlıkta uygulanması gereken ve tarafların bağlı olan sözleşme hükmünde ... yayın hizmetinin sağlanacağı yönünde bir taahhüt bulunmadığı, sadece teklif olarak sunulduğu, davacının e-postasının sözleşmede bu taahhütün olduğunu göstermeyeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin davanın tamamen kabulüne karar vermesinde isabetsizlik olmadığı görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/834, K. 2026/155, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama