KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1355 Esas
- Karar no
- 2025/26
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/03/2024
- Numarası
- 2022/377 Esas, 2024/295 Karar
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28/05/1993 tarihinden beri kesintisiz bir şekilde davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatifin ...
Blok ... katı 1-2-3 numaralı dükkanları müvekkili ...'a tahsis ettiğini, müvekkilinin kooperatifin kendisine yüklediği yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak davalı kooperatifin sürekli olarak müvekkiline karşı haksız ve hukuk dışı uygulamalar içerisinde olduğunu, davalı kooperatifin müvekkiline tahsis ettiği dükkanları haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 3. Şahıslara tahsis etmeye çalıştığını, işin müvekkilini hukuka aykırı bir şekilde ihraç etme noktasına kadar geldiğini,
bu sebeple açmış oldukları ortaklıktan ihraç kararının iptali ve 3. Kişilerin muarazasının meni davasının Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2007 tarih, 2007/205 esas - 2007/437 karar sayılı ilamı ile kabul edildiğini, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk dairesi tarafından onandığını, daha sonra yine hukuka aykırı şekilde ve bu kez yönetim kurulu kararı ile yapılan üyelikten ihraç işleminin de açmış oldukları dava neticesinde Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1356 esas - 2011/537 karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini,
diğer tüm ortakların tapularının ortaklar adına çıkmasına rağmen dava konusu dükkanları tapuya dükkan vasıflı bölümler olarak kooperatif adına hukuka aykırı bir şekilde kaydettirdiklerini, bununla kalmayarak dava konusu dükkanların davalı kooperatif tarafından müvekkiline haber dahi verilmeden haksız ve hukuka aykırı bir şekilde o tarihte ve halen kooperatifin başkanı olan diğer davalı ...'e 03/04/2012 tarihinde devredildiğini, bu devir işleminin hukuki temelden yoksun olduğunu, Kadıköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatmış oldukları icra takibi neticesinde Tuzla İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosyası ile dava konusu dükkanlar üzerindeki haksız işgalin giderildiğini, dükkanların icra müdürlüğü marifeti ile müvekkil davacıya fiilen teslim edildiğini, dava konusu dükkanların bu tarihten itibaren bu güne kadar kesintisiz şekilde müvekkilinin fiili kullanımında olduğunu belirterek açıklanan sebeplerle dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile davacı müvekkili adına tapuda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının öncelikle müvekkil kooperatifin unvanı tasfiye halinde denilmek sureti ile hatalı belirtildiğininden usul yönünden reddinin gerektiğini, aksi taktirde Kooperatifler Kanun'un 99. Maddesi gereği davaya bakmakla görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu belirterek görevsizlik kararının verilmesi gerektiğini ve esasa girilmeden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; Kooperatifler Kanun'un 99. Maddesi gereği davaya bakmakla görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu belirterek görevsizlik kararının verilmesi gerektiğini ve esasa girilmeden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davacı vekili ile davalı kooperatif başkanının 28/03/2024 tarihli duruşmada sulh olduklarını beyan etmeleri nedeniyle tapu iptali ve tescili talebi yönünden konusuz kaldığından, mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde asli müdahil ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Asli müdahil ... vekili istinaf nedenleri olarak; dava dosyası nezdinde müvekkili adına daha önce görevsizlikle gelen İst. And.
5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/04/2015 tarihli duruşmasında müdahile talebinde bulunulduğunu, akabinde 08/06/2015 tarihinde delilleri ile müdahale dilekçesi ibraz edildiğihi, Mahkeme tarafından 03/11/2015 tarihinde ilgili evrakların tekrar talep edildiğini, o dönemdeki vekili tarafından 22/01/2016 tarihli evrakların dosyaya yeniden ibraz edildiğini, 10/06/2015 tarihinde başvurma harcınında vekili tarafından yatırıldığını, mahkeme tarafından 22/01/2016 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini ve dosyanın o şekli ile askıda kaldığını,
Müvekkilinin asli müdahillik talebi yönünde karar verilmediğinden dosyanın kararı tebliğe tarafımızca çıkartılamadığını, asli müdahil talebinde bulunulmuş olmasına rağmen bu aşamada müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmadığı ve hakkında bir hüküm kurulmadığının görüldüğünü, dava sonucunun müvekkilini doğrudan ilgilendiren bir neticeye vardığını, huzurdaki davanın esası hakkında tarafların yapmış oldukları beyanların müvekkilinin menfaatine ve esaslı açıklamalar olduğu halde davanın konusuz kalması ve kapatılmış olmasının menfaatlerini zedelediğini,
dosyanın 2022 de açılmış olmasına rağmen müvekkilinin asli müdahillik talebi yönünden bir karar verilmediği bu husus dosyada eksik bırakıldığı bu haliyle karara çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki dava da öncelikle müvekkilinin asli müdahil talebinin değerlendirilmesi kabul ya da reddedilmesi kabulü halinde dosyanın tarafı ve ilgili taşınmazlar nezdinde menfaati olduğu için beyanı alınmadan tedbirin kaldırılmaması gerektiğini,
açıklanan usul ve esaslar yerine getirilmeden davacı ile davalının "anlaştık" beyanlarına göre dosyanın konusuz kaldığı gerekçesi ile kapatılmış olmasının kabul edilemeyeceği ve işbu kararın kaldırılması gerektiğini, karar duruşmasından önce 01/02/2024 tarihinde asli müdahillik talebi sayın mahkemeye açıklanmış ve yeniden müdahile dilekçesi ibraz edildiğini,ancak huzurdaki davada da bu hususta karar verilmeden hüküm kurulduğunu, mevzuata aykırı bir şekilde eksik inceleme ve tahkikat ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talip ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davacı vekili ile davalı kooperatif başkanının 28/03/2024 tarihli duruşmada sulh olduklarını beyan etmeleri nedeniyle tapu iptali ve tescili talebi yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş asli müdahil talep eden tarafından hüküm istinaf edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 65. maddesinde “Asli Müdahale” başlığı altında, “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” hükmü yer almaktadır.
Asli müdahile talep eden tarafından 09.04.2015 tarihinde Mahkemeye sunduğu dilekçesinde davanın konusu dükkanların, davacı ...'ın kooperatife karşı olan yükümlülüklerin yerine getirmediğinden müvekkiline tahsis edildiğini, müvekkilinin ilgili bölümlerin bedelini ödemesine rağmen, daha sonra ilgili bölümlerin davacıya tahsis edilmesinden kaynaklı mağdur olduğunu belirterek davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil talebinde bulunanın 29.07.2015 tarihli dilekçesi ile de müdahale taleplerinin asli müdahale talebi olduğunu beyan etmiştir. Asli müdahale talep edenin 10.06.2015 tarihinde başvurma harcını yatırdığı anlaşılmıştır.
Asli müdahale talep eden vekili 01.02.2024 tarihli dilekçesi ile öncelikle asli müdahale dilekçesinin kabulüne, dosyasının tarafları olan ve taraflarınca ikame edilen davanın davalıları olan taraflar arasındaki muvazaaya dayalı yolsuz tescil nedeniyle İstanbul İli Tuzla İlçesi ... Parsel sayılı taşınmazdaki 21 ve 22 numaralı bağımsız bölümlere taşınmazların müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın, "hükmün kapsamı" başlığını taşıyan 297. maddesinin (b) bendinde tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile TC kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad soyadları ile adreslerinin de kararda yer alması gerektiği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa hükmüne göre, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesi zorunludur.
Mahkemece, bu yasal düzenlemeye aykırı düşecek şekilde karar başlığı düzenlenmiş olup, dosya içerisinde bulunan harçlandırılmış dilekçesi ile davaya müdahil olan ...’nın gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olması ve müdahilin talebi hakkında da açık şekilde olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya uygun olmamıştır.
Ayrıca, asli müdahale talep edenin Mahkemeye sunduğu 01.02.2024 tarihli dilekçesinde, davaya konu 21 ve 22 numaralı taşınmazların müvekkili adına tescilini içeren davanın İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/964 E. sayılı dosyasında görüldüğünü beyan etmiş olup, bu dosyanın getirilerek incelenmeksizin karar verilmesi de usul ve yasaya uygun olmamıştır. Bu nedenle asli müdahil talep eden vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle.
HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1355, K. 2025/26, 2 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama