KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/299 Esas
- Karar no
- 2024/666
- Dava
- YARGILAMANIN İADESİ
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı müflis şirket iflas idaresi dava dilekçesi ile; davalı bankanın kredilerin ödenmediği gerekçesiyle müflis şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, takipten sonra 06/11/2013 tarihinde müflis şirket hakkında iflas kararı verildiğini, müflis şirketin; harici ödemeler yapıldığı, hesap kat ihtarı ile icra takip emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği,
borcun muaccel olmadığı gerekçesiyle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1394 Esas sayılı dosyasında ipoteklerin fekki talepli dava açtığını, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın, istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek 12/12/2022 tarihinde kesinleştiğini, diğer taraftan iflas masasının, bankanın alacağın masaya kaydı talebini tamamen reddetmesi üzerine,
bankanın İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/581 Esas sayılı dosyasında kayıt kabul davası açtığını, istinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak bankanın alacağının iflas masasına kaydına karar verdiğini, istinaf mahkemesi kararının da Yargıtay'da onanarak kesinleştiğini, ancak iki kesinleşmiş kararda davalı bankanın alacağının farklı belirlendiğini, tarafları ve konusu aynı olan iki davada birbirine aykırı karar verilmesi ve iki hükmün kesinleşmesi halinde yargılamanın iadesinin talep edilebileceğini, ilk kesinleşen ipoteğin fekki davasında bankanın alacak miktarının,
kesinleşen kayıt kabul davasındaki alacağa göre müflis şirketin lehine olduğunu, müflis şirketin kesin hükümden faydalanması gerektiğini ileri sürerek kayıt kabul davasında verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davalı bankanın müflis şirkete 491.094,80 TL borcu olduğuna ve bu borcun dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; müvekkilinin bankanın açtığı kayıt kabul davası ile davacı müflis şirketin açtığı ve reddedilen ipoteğin fekki davasının sebebinin ve konusunun tamamen farklı olduğunu, bu nedenle davacının ileri sürdüğü sebebin yargılamanın iadesi sabebi olmadığını, tüm yargılamalar sonucunda müvekkili bankanın müflis şirketten alacağı olduğunun ortaya çıktığını savunarak yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Davacı müflis şirket, kesinleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/581 Esas sayılı dosyasında görülen kayıt kabul davası ile kesinleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1394 Esas sayılı dosyasında görülen takibin iptali ve ipoteğin fekki davasında, müflis bankanın alacağının çelişkili belirlendiğini ileri sürerek yargılamanın iadesini talep etmiştir.
HMK'nın 375/1.ı bendi uyarınca, bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmünde kesinleşmiş olması halinde yargılamanın iadesi talep edilebilir. Tarafları, dava sebebi ve dava konusu aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı kesinleşmiş iki hüküm bulunması halinde birinci hüküm lehine olan taraf, kesin hükümden yararlanır.
Bu nedenle yargılamının iadesi talebi üzerine, ikinci hükmün iptaline karar verilir ( m. 380/1) Fakat, bunun için (ikinci hükmün yargılamanın iadesi yolu ile iptal edilebilmesi için), ikinci hükmü veren mahkemenin, ikinci hükmü verirken, birinci hükümden haberdar olmaması gerekir.
Eğer, ikinci davanın görüldüğü sırada, birinci hükme dayanılarak kesin hüküm itirazında bulunulmuş, yani gerek mahkeme, gerek Yargıtay, birinci hükmün varlığını öğrenmişler ve bu hükmü ikinci davaya etkili saymayarak, kesin hüküm itirazını reddetmişlerse, artık m. 375/1.ı hükmüne dayanarak yargılamanın iadesi istenemez. (B. Kuru, R.
Arslan, E. Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 22. Baskı, sh 719, 720) Somut davada, takibin iptali ve ipoteğin fekki davası ile kayıt kabul davasının talep sonuçları ve sebepleri farklı olduğundan, ortada tarafları ve sebebi aynı olan iki dava bulunduğundan söz edilemeyecektir.
Kaldı ki kayıt kabule ilişkin açılan davada, önce açılan takibin iptali ve ipoteğin fekki davası getirtilerek incelenmiş, yani gerek mahkeme, gerekse de Yargıtay birinci davanın varlığını öğrenmiştir. Buna rağmen kayıt kabul davası esastan sonuçlandırılmıştır.
Şu halde davacının ileri sürdüğü yargılamanın iadesi sebebinin HMK'nın 375/1.ı bendine uygun düşmediği anlaşıldığından, HMK'nın 379 maddesi uyarınca yargılamanın iadesi davasının esasa girilmeden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/299, K. 2024/666, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama