KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/841
- Karar no
- 2024/1123
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2024
- Numarası
- 2023/331 Esas, 2024/249 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
972 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında makine kiralama sözleşmesi akdedilmesinin akabinde müvekkili şirketin, dava dışı ...
Sanayi ve Ticaret AŞ ile alt kira sözleşmesi akdederek işbu makinaların kullanımını dava dışı şirkete bıraktığını, makinelere ilişkin servis hizmetinin müvekkili şirket tarafından sağlanması gerekirken dava dışı şirket ile davalı şirket arasında müvekkilinin bilgisi dışında servis hizmetlerini konu alan bir sözleşme yapıldığını, servis hizmetine ilişkin faturaların ise tarafı olmadığı halde hukuka aykırı biçimde müvekkili adına kesildiğini ve icra takibine konu edildiğini, icra takibi kapsamında kiralama ve servis hizmet bedeli ile faizinden kaynaklı toplam 257.611,81 TL'nin tahsilinin talep edildiğini,
oysa servis hizmet bedeli alacağı olan 139.766,60TL ile müvekkili usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden kiralama ve servis hizmet bedeli faizine ilişkin 15.229,22 TL'nin toplamından oluşan 154.995,82 TL'nin icra takibine konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ödeme emrine itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleştiğini belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına konu alacağın 154.995,82 TL'lik kısmı bakımından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile bu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın kira ilişkisine dayalı olması sebebiyle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı ile akdedilen kiralama sözleşmesi uyarınca 8 adet makinenin davacıya teslim edildiğini, davacının, müvekkili ile arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olarak kiraya konu makineleri 3. kişiye kiralayıp kullandırdığını, kira ilişkisi devam ederken davacının makine kullanımını sonlandırdığını ve iade etmek istediğini belirterek 4 adet makinenin 30/12/2022 tarihinde müvekkili şirketin parkına getirildiğini, diğer 4 makinenin ise şantiye sahasında iş yapan dava dışı ...
Sanayi ve Ticaret AŞ'ye kiralanarak davacıdan alınıp bu şirkete teslim edildiğini, bu makineler için herhangi bir hasar tespiti yapılmadığından fatura düzenlenmesinin de söz konusu olmadığını, davacının kabul etmediği servis hizmet bedeline ilişkin faturaların, davacı tarafından iade edilen makinelerin iade sonrası tespit edilen hasar, onarım ve bakım giderlerine ilişkin olduğunu ve kiralama sözleşmesi uyarınca davacının bu giderlerden sorumlu olduğunu, hasarların dava dışı ...
Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından verilmesi halinde ise bu hususun davacı ile adı geçen şirketin iç ilişkileri kapsamında çözüm bulacağını, faturaların tebliği ile davacı temerrüde düşürüldüğünden fatura tarihinden itibaren kiralama sözleşmesinde yer alan faiz oranın uygulanması gerektiğini belirterek davanın görevsizlik sebebiyle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; somut olayda, uyuşmazlığın davalı ile davacı arasında düzenlenen makina kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın çözümünde kira hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı, bu nedenle kanuni düzenlemeler gereğince işbu davada Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçelerine istinaden HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin bilgisi dışında dava dışı şirkete bir takım servis hizmetleri sağlanması sebebiyle artık dava dışı şirket ile davalı şirket arasında yeni bir sözleşme zühur ettiğini, uyuşmazlığın da bu yeni servis hizmeti konulu sözleşmeden doğan borcun hukuka aykırı biçimde müvekkil şirkete fatura edilmesinden kaynaklandığını, bu şekilde davalı şirketin, müvekkili şirket aleyhine maddi gerçeğe ve hukuka aykırı biçimde fatura düzenlendiğini, faturaya dayalı alacak davasında görevli mahkemenin,
dava konusunun değerine ve tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinde Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalının, davacı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 257.611 ,81 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrine süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleştiği ve akabinde işbu menfi tespit talebine ilişkin davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olayda, dava konusu icra takibi ile talep edilen bedel, kiralama ve servis hizmeti fatura bedelleri ve bunların faizinden kaynaklanmaktadır.
Davacı ise işbu dava ile, servis hizmet bedeli alacağı 139.766,60 TL ile kiralama ve servis hizmet bedeli faizine ilişkin 15.229,22 TL'nin toplamından oluşan 154.995,82 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, davalı tarafından kendisine kiralanan makineleri alt kira sözleşmesi kapsamında dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye devrettiğini kabul etmektedir.
Davacı vekili, makinelere yönelik servis hizmetinin müvekkili tarafından sağlanması gerekirken davalı ve dava dışı şirket arasında servis hizmetlerini konu alan bir sözleşme yapıldığını ve icra takibine konu servis hizmetine ilişkin faturaların ise müvekkili adına kesildiğini iddia etmiş ise de dosya kapsamına göre böyle bir sözleşmenin varlığı sabit değildir.
Davacının bu yöndeki iddiaları dikkate alındığında dahi davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca kiraya verenin yazılı onayı olmadan yapılan alt kira sözleşmesinin geçersiz olduğuna yönelik düzenleme karşısında makinelere verilen servis hizmetinden kaynaklı bedelin davalı tarafından, kendi akidi olan davacıdan talep edilmesi kira sözleşmesinden kaynaklı bir uyuşmazlık doğurmakta olup öte yandan davalı ise zaten uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığını kabul etmektedir.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olup Mahkemece tesis edilen karar isabetli olmuştur. Ayrıca davacının istinafında ileri sürdüğünün aksine uyuşmazlığın fatura alacağından kaynaklanması görevli Mahkemenin tayininde esas alınamaz.
Zira burada fatura alacağının dayandığı hukuki ilişkinin tespiti gerekir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/841, K. 2024/1123, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama