İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1487 K.2025/1662

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2025/1487Karar2025/1662Tarih11 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.964 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Aralık 2025
Dosya no
2025/1487 Esas
Karar no
2025/1662
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
27/05/2025
Numarası
2025/93 Esas, 2025/409 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.964 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili sigorta şirketi nezdinde 27.02.2023-27.02.2024 tarihlerini ... Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... ... İşletmeleri Limited Şirketinin sigortalı olduğunu, 23.03.2023 tarihinde, İstanbul İli, Maltepe İlçesi, Feyzullah Mahallesi... adresinde yer alan, sigortalıya ait ve rizikoya konu gayrimenkul içerisinde, borçlu ... ... Adi Ortaklığı İşletmesi’ne ait olan ... ...

Avm bünyesinde birinci bodrum katında sol arka kısımda tavandan geçen binaya ait ortak atık su hattından akan pis suların zeminde bulunan kaplamalara, duvar kaplamalarına ve top havuzundaki toplara zarar vermesiyle ve pis su teması ile zarar gören ürünlerin çocukların oyun alanı olması ve buna bağlı olarak hijyen kalitesini bozmasıyla kullanılamayacak hale gelmesi sonucu zarar meydana geldiğini, müvekkili nezdinde sigortalı şirket tarafından bina yönetiminin zarara sebep olan hasarlı borunun onarımı için defalarca ikaz edilmesine karşın davalının,

hasarı onarmaması ve bununla birlikte hasarın büyümesine neden olması sebebiyle kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının hasar durumunu bildirmesi üzerine müvekkili şirketin sigortalı konutta ekspertiz çalışması yaptırdığını, söz konusu hasarın binaya ait ortak atık su hattından pis suların akması sonucu meydana geldiğinin belirlendiğini, eksper raporu sonucunda hasarın teminat kapsamında kaldığı ve hasar miktarının da dekorasyon için 158.160,00-TL, eşya için 17.100,40-TL olmak üzere toplam 175.260,00-TL olarak tespit edildiğini,

tespit edilen zararın müvekkili tarafından ödendiğini ve TTK m.1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, zararın tahsili amacı ile İstanbul Anadolu 6 İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası vasıtasıyla icra takibi başlatıldığını itiraz nedeni ile takibin durduğunu belirterek davalının itirazın iptaline, icra takiplerinin kaldığı yerden devamına; davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket aleyhine açılan davada dosya kapsamında davacının taleplerine ilişkin olarak usul kazanılmış hak doğmaması açısından dava şartı yokluğu, yetki, görev, husumet ve zamanaşımı defi itirazında bulunduklarını ve davanın reddini talep ettiklerini, davanın husumet nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından işbu davanın yöneltildiği ...

TBK 620. maddesinde düzenlendiği şekliyle bir adi ortaklık olup ekte sunulan ortaklık sözleşmesine göre müvekkili şirketlerin ... Yapı ve Ticaret A.Ş, ... İnş. Enerji Tur.San. ve Tic. A.Ş. ile ...

Mesken Sanayii A.Ş adi ortaklığının tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu sebeple taraf ehliyetinin olmadığını, bu nedenle tek başına davalı olarak gösterilemeyeceğini, icra takiplerinde yada davalarda adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığından ortaklığı oluşturan tüm şirketlere birlikte husumet yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafça İstanbul Anadolu 6.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından yapılan ilamsız icra takibinde borçlu olarak taraf ehliyeti bulunmayan ... gösterildiğini, ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğ edildiğini, icra takibine yapılan itirazda borçla birlikte husumete de itiraz edildiğini,

adi ortaklığın taraf olarak gösterilmesi suretiyle başlatılan takiplerde ortada usulüne uygun yapılmış bir takibin söz konusu olmadığını, davanın itirazın iptali davası olup yine taraf sıfatı bulunmayan adi ortaklığın davalı olarak gösterildiğini, davanın yasal süresinde açılmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkillerine ait İstanbul ili Maltepe ilçesi ... ada, 419 parsel, Feyzullah Mahallesi. Bağdat Caddesi, ...

Maltepe İstanbul adresinde bulunan Cadde Ticaret Merkezi/... Cadde isimli AVM nitelikli taşınmazda bulunan zemin kat 34 numaralı iş yeri 04.09.2022 tarihli kira sözleşmesinin davacının sigortalısı dava dışı ... ... İşletmeleri Ltd.

Şti 'ye kiralandığını, bu işyerinin ... adı altında bir süre faaliyet gösterdikten sonra anılan şirketten kaynaklı sebeplerle faaliyetinin durduğunu, sonraki süreçte kira sözleşmesine ilişkin kira bedeli, ortak gider vs. yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı müvekkili tarafından ... ... İşletmeleri Ltd.

Şti'ye karşı İstanbul Anadolu 42. Sulh Hukuk Mahkemesi (2024/465 Esas) nezdinde tahliye davası açıldığını, bu dönemde yaklaşık 2 yıl boyunca anılan işyerinin bu şirket tarafından sürekli kapalı olarak bulundurulduğunu, bu süre zarfında müvekkili şirketin anılan işyerine girmesi yada müdahelede bulunmasının mümkün olmadığını, temizlik ve bakımı yapılmadığından AVM içerisinde çirkin bir görüntüye neden olduğunu, bu durumun müvekkillerine ticari olarak olumsuz yansımaları olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebi haksız olduğunu, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla.

Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece.

İİK 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerektiği, (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 21/11/2013 tarihli 2013/1974 E., 2013/18597 K. sayılı emsal kararı) somut olayda, icra takibinin adi ortaklık aleyhine başlatıldığı, ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğ edildiği, adi ortaklık adına vekaletname ve itiraz dilekçesi sunulduğu. iş bu davada da dava dilekçesinin adi ortaklığa hitaben düzenlendiği, adi ortaklık adına vekaletname ve cevap dilekçesi sunulduğu,

davacı vekili tarafından 05/05/2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğu ve iradi taraf değişikliği talep edildiği, davacı vekili tarafından ıslahla dava türü alacak davası olarak değiştirilmiş ise de HMK'na göre iradi taraf değişikliği, karşı tarafın rızasıyla veya maddi hatadan veya dürüstlük kuralına aykırı olmaması halinde hakim izniyle yapılabileceği ıslah yoluyla taraf değişikliği yapılamayacağı, dosya kapsamı itibariyle de maddi hataya dayalı bir yanılma olmadığı için bu durumda iş bu dava, adi ortaklığı oluşturan şahıslar aleyhine açılması gerekirken taraf ve dava ehliyeti olmayan adi ortaklık aleyhine açıldığı,

adi ortaklığı oluşturan şahısların da cevap dilekçesi ve vekaletname sunmuş olmasının taraf ve dava ehliyetine ilişkin dava şartı eksikliğini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf nedenleri olarak. İİK m. 67 ile 6100 sayılı HMK m.176 yönünden, itirazın iptali davasının ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürülebilmesi mümkün olduğunu, mahkeme tarafından usulden red kararı verilmesinin yerinde olmadığını, davalı AVM yönetiminin ... ... Adi Ortaklığı İşletmesi’ne ait olduğu tespit edilmiş ise de, herhangi bir şekilde adi ortaklığı oluşturan şirketlerin kimler olduğuna erişilmesinin mümkün olmadığını, davalı ... ...

Adi Ortaklığı İşletmesinin bugüne kadar kendilerine gönderilen mektuba, İstanbul Anadolu 6 İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazda, arabuluculuk sürecinde adi ortaklığı oluşturan şirketleri belirtmediklerini, davalının kötü niyetle hareket etmesi sonucunda davanın ... ...

Adi Ortaklığı İşletmesine yöneltildiğini, davalının bilerek ve isteyerek gerçek sorumluyu gizlediğini ve davanın kendisine açılmasına sebebiyet verdiğini, dürüstlük kuralına aykırı olmayan iradi taraf değişikliği talebinin davalının kendisine dava açılmasına sebebiyet verdiği de gözetilerek kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 23.11.2022 tarihli 2022/2083 E. ve 2022/15312 K. Sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere davanın tamamen ıslahında dava baştan beri (dava dilekçesinden itibaren) ıslah edildiği için ıslah edilen kısım için de davanın açıldığı tarihte zamanaşımı kesilmiş olacağını,

bu nedenle alacağın zamanaşımına uğramadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.

Maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir.

Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararı, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.

Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir. Somut olayda, davacı ... şirketi, sigortalısı ... ...

İşletmeleri Ltd Şti'ne ait işyerinde, davalıya ait ve rizikoya konu gayrimenkul içerisindeki tavandan geçen binaya ait ortak atık su hattından akan pis suların zarar vermesiyle hasar meydana geldiği ve bu sebeple sigortalıya ödeme yapıldığından bahisle zarardan sorumlu olduğu ileri sürelen davalılara karşı işbu rücuen tazminat davası açılmıştır.

Dosya kapsamında dosya kapsamında taşınmazın tapu kaydı ve yönetim planına rastlanılmıştır.Somut olayda, davacı ... şirketinin davalıdan rücuen tazminat talebi, ortak atık su borusundan kaynaklı zarardan davalının gerekli bakım ve onarımı yapmadığı iddiasına dayandığından öncelikle taşınmazda kat mülkiyetine geçilip geçilmediği tespit edilmesi gerekir.

Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir.Öte yandan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/10267 Esas, 2014/14365 Karar ve 27/10/2014 tarihli kararında belirtildiği üzere, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 35. maddesi hükmünde, ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması,

bakımı ve onarımı için kat maliklerinin yararına gereken tedbirlerin alınması yöneticinin görevleri arasında sayılmıştır.Yine aynı yasanın Ek-1 maddesi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır.Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlığın ortak alandan kaynaklı zarar oluştuğu iddiası nedeniyle Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve Mahkemenin görevli olup olmadığının tartışılması gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Kabule göre de, adi ortaklığın tüzelkilişiği bulunmayıp husumet ehliyetleri de olmadığından, davanın/icra takibinin tüm ortakların ayrı ayrı tespit edilerek onlara yöneltilmesi gerekir. Somut davada, davacı tarafından icra takibi ...ne karşı başlatılmış olup, iş ortaklığını oluşturan her üç şirket tarafından tayin edilen vekilin vekaletnamesini verip icra dosyasına itirazda bulunulduğundan icra takibinde taraf teşkili sağlanmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2003 tarih 2003/574 E-564 K sayılı ve Yargıtay 3 Hukuk Dairesi 2012/11789 E-2012/16355 K sayılı 28.06.2012 tarihli kararları da bu yöndedir. Bununla birlikte davacı tarafından davalı iş ortaklığı taraf gösterilerek itiraz iptali davası açılmış ise de, dosya kapsamına da yine iş ortaklığını oluşturan her üç şirket vekili tarafından vekaletname ayrı ayrı sunulmuştur. Taraf teşkili ve husumet resen gözetilmesi gereken hususlardandır.

Mahkemece adi ortaklık sözleşmesinde yer alan her bir ortağın davaya katılım sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekir. Somut olayda, yukarıda yer verilen Yargıtay kararlarından hareketle, dosyadaki adi ortaklık sözleşmesinden, davalı olarak gösterilen adi ortaklığı oluşturan üç şirketin de dosya kapsamına vekaletnamelerinin sunulu olduğu bu nedenle taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili 05.05.2025 tarihli dilekçesi ile itirazın iptali davasını alacak davası olarak ıslah ettiğini belirterek dilekçesinde ortaklığı oluşturan üç şirketi de ayrı ayrı taraf göstermiştir. Mahkemece ıslah yoluyla taraf teşkili yapılamayacağı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından dava, davalı iş ortaklığına açıldıktan sonra 05.05.2025 tarihli dilekçesi ile iş ortaklığını oluşturan her üç şirketi de ayrı ayrı taraf göstererek iradi taraf değişikliği talebinde bulunmuş ise de, somut olayın niteliği dikkate alındığında, bu talebin iradi taraf değişikliği olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir.

Yukarıda da açıklandığı üzere, Mahkemece taraf teşkili ve husumetin resen gözetilmesi gerektiğinden, somut olayda cevap dilekçesi ve vekaletnameler sunulmasaydı dahi, Mahkemenin resen taraf teşkilini sağlamakla yükümlü olduğu ve adi ortaklık sözleşmesinde yer alan her bir ortağın davaya katılımını sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği dikkate alındığında, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Diğer taraftan davalılar tarafından ibraz edilen cevap dilekçesi ve vekaletnamelere göre taraf teşkili sağlandığından, Mahkemece karar başlığında her bir davalı iş ortaklığının ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken tüzel kişiliği bulunmayan iş ortaklığının gösterilmesi de isabetli olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

2-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/93 Esas, 2025/409 Karar sayılı ve 27/05/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/12/2025

.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1487, K. 2025/1662, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1487
Karar No
2025/1662
Tarih
11 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2025/1487 K.2025/3252
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1488 K.2025/2849
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1488 K.2025/1629
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/1489 K.2025/2239
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/1489 K.2025/1701
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1490 K.2025/2168

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.