İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/257 K.2025/449

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2025/257Karar2025/449Tarih20 Mart 2025Okuma11 dk · 2.247 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Mart 2025
Dosya no
2025/257 Esas
Karar no
2025/449
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
09/10/2024
Numarası
2022/771 Esas, 2024/768 Karar
Davanın konusu
Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.247 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, müflis ... Tic. AŞ'den iflas tarihi itibariyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 453.694,36 TL ve İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 242.500,97 TL kesinleşmiş alacağının bulunduğunu, toplamda 696.195,33 TL'nin iflas masasına kaydı için yapılan başvuru neticesinde iflas müdürlüğünün alacağın 204.500,00 TL'lik kısmını kabul ederek 4. sıraya kaydettiğini, kalan kısmını ise yargılamayı gerektirmesi sebebiyle reddettiğini, ancak icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabı yerine müflis kayıtlarını esas almanın geçersiz ve hukuka aykırı bir işlem ve karar olduğunu belirterek 491.695,33 TL alacağın daha müflis şirket iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ 06/02/2019 TARİH VE 2017/914 ESAS 2019/93 KARAR SAYILI KARARI İLE: Davanın kısmen kabulüne, davacının benimsenen bilirkişi raporuyla belirlenen 442.508,42 TL alacağının müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, aşan istemin reddine dair karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 20/09/2022 TARİH VE 2019/1025 ESAS 2022/964 KARAR SAYILI KARARI İLE: Mahkemece, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmeden karar verilmesi doğru olmadığından bu sebeple tarafların ticari defter ve belgeleri incelenerek ve davalının istinaf dilekçesinde belirttiği ödeme iddiasında bulunduğu çeklerle ilgili usulüne uygun araştırma yapılıp denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetli olmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ 09/10/2024 TARİH VE 2022/771 ESAS 2024/768 KARAR SAYILI KARARI İLE: Banka yazı cevaplarına göre, 39.000,00 TL, 50.000,00 TL ve 30.000,00 TL bedelli çeklerin davacı tarafından ibraz edildiği ve bedelinin tahsil edildiği, bu durumda müflis tarafından davacıya ciro yoluyla verilen işbu çeklerin davacı tarafından davalıya iade edilen 85.500,00 TL bedelli çeklere karşılık verildiği,

davacının defter kayıtlarında görülen 373.152,79 TL alacak ve 85.500,00 TL iade edilen çek bedeli olmak üzere toplam 458.652,79 TL'den müflis tarafından verilen toplam 119.000,00 TL çek bedelinin mahsubu ile davacının iflas tarihi itibariyle bakiye 339.652,79 TL asıl alacağı ve 205.435,05 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 597.408,39 TL alacağı olduğu, iflas idaresince alacağın 204.500,00 TL'sinin kabul edilmesi sebebiyle davacının bakiye 392.908,39 TL alacağı bulunduğu gerekçelerine istinaden bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; istinaf ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, müvekkilinin, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden müflis tarafından keşide edilen çeklere dayalı başlattığı icra takipleri itirazsız kesinleştiği gibi icra takibine dayanak belge kambiyo senedi vasfında olduğundan TTK hükümleri gereği kayıtsız şartsız borç ikrarı ihtiva ettiğini,

davalı tarafından ödendiğinden bahisle mahsup edilmesi gerektiği beyan edilen çekler 2012-2013 yıllarına ait olup müflis defterlerinde mahsuba ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı gibi bu dönemde müflis şirketin iflas ertelemesine başvurması nedeniyle kayyum tarafından yönetildiğini, bu çeklerin dava konusu alacakla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müflis şirketin 2010, 2011, 2013 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin olmadığını ve müflis şirket kayıtlarının müvekkilinin alacağının hesaplanmasına elverişli bulunmadığını, ...

AŞ Ümraniye Şubesi'nin 30.01.2010 tarihli 85.500,00 TL tutarlı çekin müflis şirket tarafından müvekkiline ödenmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde;

hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan miktarların fahiş olduğunu, davacının iflas masasına kabul edilen 204.500,00 TL dışında herhangi bir alacağının bulunmadığını, bilirkişi raporunda da, davalı şirketin kendi defterlerine göre iflas tarihi itibariyle davacının 140.537,99 TL alacaklı gözüktüğü tespitinin yapıldığını, Mahkemenin çeklerle ilgili müflis şirket aleyhine yaptığı değerlendirmelerin hatalı olduğunu,

alacağa ilişkin iflas masası kararının hukuka uygun olması sebebiyle dava açılmasına iflas masası sebebiyet vermediğinden aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hukuken hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. ... İnş. Turizm ve Tic. AŞ'nin İstanbul Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/850 Esas sayılı dosyasında 06/11/2013 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği ve iflas tasfiyesinin İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesinin ... flas sayılı dosyasından yürütüldüğü anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.

İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md).

Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İflas dosyasından verilen cevaba göre, davacının tebliğ masrafı olarak avans yatırdığı ve sıra cetvelinin davacıya 03.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği gözetildiğinde davanın 18.08.2017 tarihinde yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili iflas masasına 90 kayıt sıra numarası ile alacak kayıt başvurusunda bulunmuş olup iflas tarihi itibariyle toplamda 696.195,33 TL alacağın iflas masasına kaydını talep etmiştir.

İflas masası tarafından, talep edilen alacak ile ilgili müflis şirket kayıtlarında görülen 204.500,00 TL'nin kabul edilerek sıra cetvelinde 4. sıraya kaydedilmesine karar verildiği, bakiye 491.695,33 TL'ye yönelik kayıt talebinin ise yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verilmiştir. Davacının alacak kayıt talebinin dayanağını icra takibine dayalı çeklerden kaynaklı alacak oluşturmaktadır. Buna göre İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile, .../Taksim şubesine ait ... nolu, 30.01.2010 keşide tarihli 16.214,80 TL bedelli, .../Ümraniye şubesine ait ... nolu, 30.01.2010 keşide tarihli 159.437,99 TL bedelli, .../Ümraniye şubesine ait, ... nolu, 30.01.2010 keşide tarihli 85.500,00 TL bedelli çeklerden kaynaklı başlatılan icra takibinin itirazsız kesinleştiği ve iflas tarihi itibariyle kapak hesabının 453.694,36 TL olduğu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile, ... ait ... nolu, 10.02.2010 keşide tarihli, 112.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı başlatılan icra takibinin itirazsız kesinleştiği ve iflas tarihi itibariyle kapak hesabının 242.500,97 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından, davacı şirketin alacağına karşılık tahsil ettiği belirtilen ... Bankası/Derince Şubesi, 30.04.2010 tarih, ... no'lu 50.000,00 TL bedelli, .../Körfez Şubesi 28.02.2012 tarih, ... no'lu, 39.000,00 TL bedelli ve ...

Bankası/Körfez Şubesi 30.07.2011 tarih, ... no'lu 30.000,00 TL bedelli çeklerin ibraz bilgileri bankalardan sorulmuş olup gelen cevabi yazılarda çeklerin davacı şirket tarafından ibraz edilip bedellerinin tahsil edildiği bildirilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra taraflara ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı görülmüştür. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması 6100 sayılı HMK'nun 222. maddesinde düzenlenmiştir.

Buna göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (222/2).

İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (222/4).

6102 sayılı TTK'nun 64. maddesinin 1. fıkrasında, her tacirin, ticarî defterleri tutmak ve defterlerinde, ticarî işlemleriyle ticarî işletmesinin iktisadi ve malî durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun'a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiş olup aynı maddenin 3. fıkrasında ise, aynı Kanun'un 64/3. maddesinde de, tacirlerin tuttuğu yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin açılış onaylarının, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce yapılacağı, yevmiye defterinin kapanış onayının ise,

izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar noterde yaptırılması gerektiği belirtilmiştir.

Somut olayda, Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu ile davacı şirket tarafından ibraz edilen 2011, 2012 ve 2013 yılına ait yevmiye, kebir ve envanter defterinden 2011 yılına ait yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığı, 2011 ve 2013 yıllarına ait envanter defterinin ibraz edilmediği, diğer defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davalı tarafından ibraz edilen 2011, 2012 ve 2013 yılına ait müflis şirketin yevmiye, kebir ve envanter defterinden 2010, 2011 ve 2013 yılına ait yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığı,

diğer defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı tespit edilmiştir.

Ayrıca bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinde 4 adet çek bedelinden kaynaklı 373.152,79 TL alacak bakiyesi bulunduğu tespit edilmiş olup bu bedelden, müflis şirket tarafından davacıya cirolanan banka cevabi yazıları ile ödendiği anlaşılan 30.000,00 TL, 39.000,00 TL ve 50.000,00 TL bedelli çeklerin mahsup edildiği ve bulunan tutara, 4 çekten biri olan 85.500,00 TL bedelli çekin davacı tarafından davalıya iade edilmesinden sonra cari hesap ekstresinde davacı alacağı olarak gösterilmesi sebebiyle bu tutarın eklenmesi neticesinde davacının iflas tarihi itibariyle 339.652,79 TL alacağının olduğunun tespit edildiği,

yine iflas tarihi itibariyle 205.435,05 TL faiz alacağının hesaplandığı anlaşılmakla Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.

Ticari davalarda, ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şart olduğu gibi aynı zamanda diğer tarafın da aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.

Ancak somut olayda hem davacı hem de müflis şirkete ait ticari defterler usulüne uygun tutulmadığından HMK'nun 220/3 maddesi uyarınca, ibraz edilen taraflara ait ticari defterlerin delil olarak kabul edilmesi ve buna göre alacağın tespiti mümkün değildir.

Somut olayda davacının alacak talebi çeke dayalı olup kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığından bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen davacı, alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir.

Dava konusu çeklerin hangi alacak ve hukuki ilişki nedeniyle verildiği hususu davacı tarafından kanıtlanmalıdır (Yargıtay 6 HD'nin 2023/2297 Esas 2024/2382 Karar sayılı ilamı). Ancak dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle davacı belirtilen ilkelere göre ispat yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

Dava konusu çeklere dayalı müflise karşı yapılan icra takiplerinin itirazsız kesinleşmesi de müflisin bu çeklerden kaynaklı sorumlu olduğunu göstermez. "...Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır.

Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir.

Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.." (Yargıtay 6. HD'nin 2021/3447 Esas 2022/3634 Karar sayılı ilamı).

Yukarıda bahsedildiği üzere hem davacı hem de müflis şirkete ait ticari defterler usulüne uygun tutulmamış olup Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda, davacının, müflis şirketin kendi defterlerine göre iflas tarihi itibariyle 140.537,99 TL alacaklı olarak gözüktüğü tespit edildiğinden bu durumda davalının ticari defterlerinde kendi aleyhinde olan kayıtlarda davacıya 140.537,99 TL borçlu olduğu dikkate alındığında davacının iflas tarihi itibariyle davalıdan bu miktar kadar alacaklı olduğunu kabul etmek gerekir.

Bu durumda iflas müdürlüğü tarafından 204.500,00 TL'nin masaya kayıt ve kabulüne karar verildiğinden davacının masaya kaydını talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, bu miktardan daha fazla alacağı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/771 Esas, 2024/768 Karar sayılı ve 09/10/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Davanın REDDİNE,

b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 584,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)Davalı tarafından yapılan 39,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 30,000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden.

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,7-Davalı tarafından yatırılan 2.298,50 TL istinaf harçları ile yapılan 320,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.618,50 TL'nin davacıdan

alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/03/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/257, K. 2025/449, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İstinaf Nedenleri
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/257
Karar No
2025/449
Tarih
20 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/257 K.2025/402
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/258 K.2025/225
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/258 K.2025/356
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/258 K.2025/298
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/259 K.2025/264
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/259 K.2025/442

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.