KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/336 Esas
- Karar no
- 2025/468
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/10/2024
- Numarası
- 2024/129 Esas, 2024/820 Karar
- Davanın konusu
- İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)
Karar Metni
1.355 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirketin tarafı olduğu Bursa BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/1793 Esas, 2023/1984 Karar sayılı dosyada 40.155,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte, 104,40 TL yargılama gideri, 78,00 TL istinaf gideri ve 6.020,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönünde hüküm kurulduğunu, Mahkemece verilen kararın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, icra dosyasında öncelikle ilamların icrası yolu denenmişse de herhangi bir sonuç alınamadığını, İİK m.43/2 uyarınca takibin iflas yolu ile yapılması talep edildiğini, bu nedenle davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından takip yolunun 2.kez değiştirildiğini, müvekkiline yeni ödeme emri gönderilmesi gerekmekteyken bunun yapılmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin adresinin Şişli İstanbul olduğu, yetki itirazları bulunduğunu, bu kabul edilmediği takdirde ayrıca hak düşürücü süre itirazları olduğunu, iflas isteme hakkının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde talep edilmesi gerekirken ilk gönderilen ödeme emrinin üzerinden bir yıl geçmiş olması sebebiyle süresi içerisinde yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece.
25/09/2024 tarihli celsesinde verilen ara karar doğrultusunda icra müdürlüğü tarafından 27/09/2024 tarihli yazısı ile kapak hesabının gönderildiği, 03/10/2024 tarihli ara kararı ile İİK 158.maddesi gereği icra müdürlüğü tarafından gönderilen güncel kapak hesabı nazara alınarak davalı şirkete depo emri düzenlenmesine karar verildiği ve 03/10/2024 tarihli muhtıra düzenlenerek davalıya ve davalı vekiline 08/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğden sonra 15/10/2024 tarihinde borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı,
davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinin, davanın açıldığı andaki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, davalının takip borcunu icra emrinin tebliğinden ve davadan sonra ödemiş olduğu görüldüğü, davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesi ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin merkez adresinin ... Mah. ... Sk. ... Mer. ... Blok No:... İç Kapı No:...
Şişli/İstanbul olması sebebiyle takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığı gibi işbu davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu icra takibinde müvekkiline icra emri tebliğ edilmiş ise de icra dosyasında haciz ve başkaca işlem yapılmadan borca batık olduğundan bahisle müvekkilinin iflasının istenmesinin ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari itibarını da zedelediğini, davacı tarafından yüzlerce icra ve iflas dosyası aynı anda açılarak müvekkilinin ödeme sistemi ve ticari hayatının sekteye uğramasına neden olunduğunu,
yani hem müvekkili şirketin borçlarını ödemeyecek hale getirildiğini hem de borçlarını ödemediği gerekçesiyle iflasının talep edildiğini, müvekkilinin depo emrine konu borcu ödemesine rağmen aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılamaya sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine ve sırf iflas takibini ve davasını tahsilat için zorlayıcı bir yol olarak benimseyen davacı lehine bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ilama dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra emri uyarınca alacağın ödenmemesi üzerine, takibin İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile takibe çevrilmesi sonucunda iflas istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından içlerinde davalının da bulunduğu dört takip borçlusuna karşı başlatılan icra takibinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2022 / 1793 (Hukuk Dava Dosyası) Esas ve 2023/1984 Karar sayılı 08/11/2023 karar tarihli ilamına dayalı 40.155,00 TL asıl alacak, 104,40 TL yargılama gideri, 6.020,15 TL ilam vekalet ücreti, 78.00 TL istinaf yargılama gideri ve 12.898,55 TL faiz olmak üzere toplam 59.256,10 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı,
icra emrinin davalı borçluya tebliğinden sonra davacı vekilinin talebi üzerine İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca takibin iflas yoluyla adi takibe çevrildiği, ödeme emrinin davalıya 16/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe itiraz etmediği,
davacının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde 02/02/2024 tarihinde işbu dava ile davalının iflasını talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, depo emrine konu borcun ödendiği ve davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçeleri ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.2004 sayılı İİK uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırıldığı gibi Mahkemece iflas ilanlarının yaptırıldığı anlaşılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin merkezinin dava tarihi itibariyle Ataşehir/İstanbul olması nedeniyle davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.2004 sayılı İcra İflas Kanununun 43/2 maddesi hükmüne göre,
iflas veya haciz yoluyla takip talebinde bulunan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir. "...Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37. 177/4). Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir..." (Prof.
Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1110). Somut olayda, ilama dayalı başlatılan haciz yolu ile icra takibinin, İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile adi takibe dönüştürülmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır. Diğer taraftan davalı borçlu iflas ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmediğinden ödeme emri ve iflas takibi kesinleşmiştir. Bu durumda davacı alacaklının İİK'nun 156/1 fıkrası gereği borçlunun iflasını istemesi mümkündür.
Davacı vekilinin başka alacaklılar için birçok dosya için de davalı aleyhine takip başlatması ya da davacının iflas yoluyla takibe çevirmeden önceki haciz yoluyla takibinde herhangi bir haciz işlemi yapmaması, davacının İİK'nın 156/1 fıkrasına göre iflas istemesine engel olmaz. Diğer taraftan İİK'nun 156/1 maddesi uyarınca borçlunun iflasının istenmesi için borçlunun borca batık olmasına da gerek yoktur.
Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Borçlu, yedi günlük süre içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. baskı syf. 4429).
Somut olayda, depo emrine esas tutarın tebliğden itibaren 7 günlük süre içinde ödendiği anlaşılmakla iflas talebinin reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/9096 Esas 2020/580 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Ayrıca davalı, dava tarihinde dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 23. HD'nin 2015/4842 Esas 2016/3663 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/336, K. 2025/468, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama