KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.HUKUK Dairesi Başkanlığı Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2018
- Esas no
- 2018/1789
- Karar no
- 2018/1181
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/03/2018
- Numarası
- 2017/851 Esas, 2018/269 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; Kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine yönelik verilen Karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; Davacı şirket ile davalı arasında imzalanmış olan Alarm Sistemi - Abonelik Hizmeti Sözleşmesi gereğince elektronik güvenlik sisteminin çalışır bir şekilde kullanılmak üzere davalıya teslim edildiği halde kısmı ödeme yapıldığını, takibe konu faturalardan itibaren ödemenin durduğunu, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, sadece 764,57TL'lik itirazın kabulü ile kalan kısma yapılan haksız itirazın iptaline, icranın devamına, asgari %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmede şirket temsilcisinin imzasının bulunmadığını, kendileri yönünden de imza inkarında bulunduklarını, sözleşmenin geçerli olmadığını, bu nedenle davacının hiçbir hak ve hak talebi bulunmadığını, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan dava mevcut olmadığından reddine karar verilmesini, aksi halde kesilen faturaların yasal dayanağı bulunmadığını, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; Davalının tüketici olduğu, taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olduğundan bahisle 6502 sayılı Kanun'un 3. Ve 73/1 ve 83/2. Maddeleri gereğince görev yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili karara karşı süresinde istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığını, usul ve yasaya aykırı olan kararın kaldırılmasını ve taleplerine uygun olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı istinaf dilekçesine cevabında; Davalının hizmet aldığını aşikar olduğunu, hizmet sözleşmesinin yazılı olmasının zorunlu olmadığını, faturaların hizmete ilişkin olarak kesildiğini, zaten davalının kısmi ödeme yaptığını, kötü niyetli davranarak itirazda bulunduğunu, istinaf dilekçesindeki sebeplerin yerinde olmadığını, bu nedenle istinaf talebinin reddi ile kararın onanmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle; taraflar arasında alarm sistemi kurulmasına ilişkin hizmet sözleşmesi bulunduğu, hizmet bedelinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasının açıldığı, davalının tüketici niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin tüketici işlemi olduğu anlaşılmakla, 6502 sayılı Kanun'un 3 ve 73. Maddeleri gereğince mahkeme kararının usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2018/1789, K. 2018/1181, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama