KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.HUKUK Dairesi Başkanlığı Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2019
- Esas no
- 2019/2779
- Karar no
- 2019/2328
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/04/2018
- Numarası
- 2015/851 Esas, 2018/239 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili ile davalı arasında 19.02.2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin aylık brüt 11.562,00 TL ücret aldığını, sözleşmenin yenilenmesinden 4 ay sonra davalının fesih bildiriminde bulunarak haksız ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, 01.01.2015 tarihinden itibaren 3 maaş ödediğini, Nisan, Mayıs, Haziran maaşlarını ödemediğini, alacağın tahsili için icra takibin başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davacının 01.12.2014 tarihli sözleşmeye dayandığını, sözleşmenin sadece 2014 dönemini kapsadığını, 2015 yılına ilişkin bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin küçülmeye gittiğini, davacının iddia ettiği gibi bir fesih bulunmadığını, davacının çalışmadığı dönemlere ilişkin ücret talep edemeyeceğini ve müvekkili şirkette yaptığı bir iş de bulunmadığını, muhasebe işlerini personel vasıtasıyla gördürdüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince;
tarafların muhasebecilik hizmeti vermek üzere anlaştıklarını, muhasebe hizmeti veren davacının yaptığı işin ticari mahiyette olmadığını, mutlak ticari davalardan da olmadığından mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar süresinde davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesiyle; davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davanın taraflarının TTK hükümlerine göre tacir olup ticari işletme ile ilgili olduğundan mahkemenin verdiği görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İstinaf talebine karşı davacının beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle haksız fesihten kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptal talebine ilişkindir.Taraflar arasında imzalanan 01.12.2014 tarihli sözleşmenin konusu muhasebe kayıtlarının tutulması,
KDV beyannamelerinin, muhtasar beyannamenin, geçici vergi beyannamelerinin, SGK ile ilgili belge ve bordroların, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin düzenlenmesi hususu olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği hizmet sözleşmesi olup dava TTK m. 4 kapsamında mutlak ticari dava kapsamında değildir.
Ayrıca davacı da tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir ihtilaf da olmadığından görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Mahkemesince asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygundur.
Davalı istinaf talebinde haklı değildir.Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda,tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre; davalının istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2019/2779, K. 2019/2328, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama