KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
- Dosya no
- 2020/1195
- Karar no
- 2020/954
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/09/2019
- Numarası
- 2018/229 Esas, 2019/586 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının teyzesi olduğunu, davalının kendi adına olan restoranta ortak olması için teklifte bulunması üzerine müvekkilinin ortaklık için 10.000,00 TL elden davalıya verdiğini, yine bankadan kredi çekerek davalının kardeşinin hesabına 52.000,00 TL yatırdığını, kısa bir süre birlikte çalıştıktan sonra davalının, müvekkilini ortaklıktan çıkarmak istediğini, borcunu da ödeyeceğini söylediğini, ancak sadece borca mahsuben 5.000,00 TL kredi borcunun ödendiğini,
bakiye kısmın ödenmediğini ve yapılan takibe de itiraz edildiği belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmitşir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; restorantın kurulmasında hiç kimseden yardım veya borç almadığını, davacıdan ortaklık için para almadığını, hesabı yatıralan paranın ise işletmenin aylık kazancı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.İstanbul Anadolu 30.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.11.2018 Tarih, 2015/149 Esas, 2018/453 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacının ..., davalının ..., davanın itirazın iptali davası olduğu,
15.11.2018 tarihli karar ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın 20.12.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır .İlk derece mahkemesince; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davanın nisbi ticari dava sayılamayacağı, ayrıca mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması sebebiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
TTK nın m.4/1-a ve TTK m.96 uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, davalının işlettiği restoranta ortak olmak için verilen bir miktar paranın, ortaklıktan çıkarıldığı iddiasıyla iadesi talepli başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davasıdır.Uyuşmazlık, görevli mahkemenin tespiti hususunda toplanmıştır.
Tarafların sıfatı ve alacak ilişkisi birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davalı tacir ise de, davacının tacir vasfı bulunmamaktadır. Her iki tarafta tacir olmadığından nispi ticari davadan bahsedilemez. Ortaklık iddiasıyla ödünç verme ilişkisi mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. 6102 sy. TTK m.4 ve 5 kapsamında kalmayan uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilmiştir.
Mahkemesince verilen görevsizlik kararında bir isabetsizlik yoktur.Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK m.353/1-b-1 gereği esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2020/1195, K. 2020/954, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama