KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.HUKUK Dairesi Başkanlığı Birleşen Davada(istanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/488 Es.) Birleşen Davada(istanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/603 E) Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Esas no
- 2020/364
- Karar no
- 2020/340
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/10/2019
- Numarası
- 2015/429 Esas, 2019/856 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava
- İstirdat (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkillerinden .... Tic. A.Ş., ülke çapında kargo ve taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren şirket yetkilisi ise diğer müvekkili ... olduğunu, müvekkilleri hakkında dava konusu 20.02.2015 tanzim tarihli 30.04.2015 vadeli ve 26.000,00-TL bedelli bir adet senet düzenlendiği davalı banka tarafından müvekkiline gönderilen ihbarname ile öğrenildiğini, dava konusu senetin incelendiğinde son hamil davalı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından diğer davalı ... Bank A.Ş.’ ye ciro edilerek tahsile konulduğunu, senet hamili davalılar olduğu için iş bu dava da davalılar aleyhine açıldığını, müvekkillerine gönderilen ihbarname ve senet metni incelendiğinde müvekkili şirket ...
A.Ş. keşideci, diğer müvekkili ... ise kefil olarak gösterildiğini ve senet tedavüle konularak davalıların eline geçtiğini, ancak müvekkillerinin böyle bir senet düzenlemediğini, senet üzerinde yer alan yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, senedi tanzim eden tedavüle sokan ve işleme koyan kişi ve kişiler hakkında gerekli yasal yollara müracaat edildiğini, müvekkili şirket ülke çapında faaliyet gösteren ve bankalarla yoğun kredi ilişkileri bulunan saygın bir şirket olduğunu, işbu nedenle söz konusu senedin protesto edilmesinin bile müvekkillerinin bankalarla ve kredi kuruluşları ile olan ilişkilerinin,
kredi notunu ve ticari itibarını ciddi derecede olumsuz etkileyeceğini, bu nedenle söz konusu senedin icraya konulması halinde müvekkilinin borçlu olmadığı bir parayı ödemeye zorlanacağını, haciz ve muhafaza baskısı altında kalacağını, bütün ticari itibarı ve bankalarla girdiği kredi ilişkilerinin sona ereceğini, açıklanan nedenlerle öncelikle ve ivedilikle müvekkili tarafından düzenlenmeyen ve imzalanmayan dava konusu 20.02.2015 tanzim tarihli 30.04.2015 vadeli ve 26.000,00 TL bedelli senet hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini, senedin üçüncü kişilere devir ve cirosunun önlenmesi,
protesto edilmemesi ve icraya konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu senedin protesto edilmesi ve icraya konulması halinde müvekkilinin telafisi imkânsız zararlara uğrayacağını, bankalarla olan kredi ilişkilerinin son bulacağını, ticari hayatının ciddi derecede olumsuz etkileneceğini, senetteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığı ve senedin müvekkili tarafından düzenlenmediğinin tespit edileceğini, dava konusu senetten dolayı davalılara borçlu olmadıklarını tespiti ile senedine iptaline,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava, tacirler arası kambiyo senedine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup, Hakimler ve Savcılar Kurulunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri İş bölümü ile ilgili 21/06/2019 tarihli ve 678 sayılı Kararı ile 02.09.2019 tarihinden itibaren geçerli İş bölümü Kararı uyarınca, 18.Hukuk Dairesinin görevine giren dava ve uyuşmazlıkların 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 6098 s.TBK'nın 2.Kısmında düzenlenen ve diğer dairelerin görev alanında kalmayan dava ve işlere bakmakla görevli olması nedeniyle,
dava konusu uyuşmazlıkta HSK'nın İş Bölümü Kararı hükümleri uyarınca, istinaf inceleme görevi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16 Hukuk Dairesine aittir.Bu itibarla, HMK. m. 352 uyarınca Dairemizin görevsizliğine ve dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2020/364, K. 2020/340, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama