KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2018
- Esas no
- 2017/1887
- Karar no
- 2018/112
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/05/2017
- Numarası
- 2016/164 E - 2017/130 K
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.198 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan elektrik abone sözleşmesi gereğince elektrik satın aldığını, davacıya kesilen faturalardan kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış bedeli, sayaç okuma bedeli ile bu bedellerden TRT payı ve KDV tutarlarının hesaplanarak, hukuka aykırı olarak tahsilat yapıldığını beyanla, haksız ve hukuka aykırı yapılan bu tahsilatlardan şimdilik 100,00 TL'nin fatura ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davanın 12/12/2016 tarihinde açıldığı, mahkeme bilirkişi incelemesi yapılmadığı görülmüştür.
Mahkemece; davadan önce 17/06/2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 21.maddesiyle 6446 sayılı Kanun'un 17.maddesinin 1, 3 ve 4.fıkraları ile 6.fıkrasının (a,ç,d,f) bendleri değiştirilmiş, aynı maddeye eklenen 10.bend ile "kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi,
bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır."hükmü ve 6719 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 6446 sayılı Yasaya eklenen geçici 20.maddesinde ise "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır."hükmü gereğince Tüketici Hakem Heyetlerinin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkisi sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti,
iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin kurumun bu konuda düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlandığından, bu yasa yürürlüğünden önce açılan davada davacı tarafça tahsilatların EPDK'nın düzenleyici işlemlerine aykırı olduğu yönünde bir iddiası bulunmayıp yapılan tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek bedelin tahsili istendiğinden, davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Yasa ile 6446 sayılı Yasaya getirilen yeni düzenlemeler gerekçe gösterilerek,
"Davanın reddine" ayrıca davacının yaptığı yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına , davalı lehine 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemenin kararına karşı davacı vekili tarafından süresinde ve harcı yatırılarak istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde eksik inceleme sonucu kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmadığını, Anayasa Mahkemesindeki iptal davası sonucunun beklenmeksizin davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırıı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleriyle sınırlı olarak ilk derece mahkemesinin kararının incelemesiyle. 6719 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen.
6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır" hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca, dava tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişiklikleri, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalarda) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. geçici 19. ile 20. maddeleri, iptal edilmedikleri veya yürürlükten kaldırılmadıkları sürece uygulanacaktır.
O halde, davalı dağıtıcı şirket, mevcut yasal düzenleme ile dava konusu bedellerin tahsilini talep edebilecektir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özellikle 05/05/2017 tarihli celsede "Bizim iddiamız bu kesilen bedellerin hiçbir şekilde alınmamasına yöneliktir" beyanı karşısında alınan bedellerin EPDK tarifelerine aykırı olduğu davada ileri sürmediğinden, kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğu yönünden bilirkişi incelemesi yapılmamasının somut olaya etkisi olmadığı kanaatiyle, davacının bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine dair istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
6719 sayılı Kanunun yürürlük tarihi 17.06.2016 tarihinden önce kayıp-kaçak bedeline dayalı açılan davalarda, çok sayıda mahkeme, 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa, 04.06.2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 20. maddenin Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 5., 10., 35. ve 36. maddelerine aykırılık iddialarını ciddi bularak, 14.3.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 04.06.2016 tarihli ve 6719 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 20. maddenin (1) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın 04.06.2016 yürürlük tarihi gözetildiğinde çok sayıda mahkemenin Anayasaya aykırılık başvurularının, istinafa konu kararın karar tarihi itibariyle yasal karara bağlama süresinin geçtiği ve henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine noksansız olarak gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar (Anayasa m. 152,III. An. Mah. m. 28,IV c,2). Aksi halde, Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve onun kararını beklemekte olan mahkeme, beklemeye son vererek, davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırabilir. Dolayısıyla, mahkemenin, Anayasanın m. 152, III; Any.
Mah. Kuruluş Kn m. 28,IV c,2 gereğince, Anayasa Mahkemesine başvurunun esastan incelenmesini beklemeksizin, yürürlükteki 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 4.6.2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun hükümlerine göre somut olayı sonuçlandırılması ve Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruları bekletici mesele yapmaması hukuka aykırı bulunmamıştır.
Ancak, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin benzer davalarda, eldeki davalara yönelik, yürürlüğe giren bu yasa nedeniyle davanın konusunun kalmadığına dair karar verilmesi gerektiği yolundaki emsal 2017/13140 E -2017/16544 K. sayılı ve 2017/13142 E - 2017/16545 K. sayılı kararlarındaki gibi davanın konusunun kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve davacı, yasa değişikliği nedeniyle davada haklı iken haksız duruma düştüğünden, emsal kararlar da gözetilerek davacı yararına maktu vekalet ücreti takdiri ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, aynı gerekçeyle,
davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği halde davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunulmamış ve karar bu nedenle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1887, K. 2018/112, 31 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama