KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2018
- Esas no
- 2018/2648
- Karar no
- 2018/1936
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 19/09/2018
- Numarası
- 2018/870 Esas
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın iş yerinde kurulu 3214722 nolu abonelik ile ilgili 07/08/2018 tarihli ve H/141886 seri nolu zabıt gereğince R Fazının ucunun kopuk olduğu gerekçesiyle tahakkuk edilen 9.962,00 TL kaçak elektrik ve 82.848,90 TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplamda 92.810,90 TL borcun tamamından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ile müvekkili firmanın ticari faaliyetine devam edebilmesi için dava konusu faturalarla ilgili hiçbir bildirim yapılmadan derhal enerji kesme işlemi yapılması nedeniyle öncelikle söz konusu faturanın tahsilat sürecinin devam ettiğini belirterek,
müvekkili firmanın ticari faaliyetine devam edebilmesi için dava konusu faturalara dayalı olarak yapılacak elektriğin kesme işleminin dava sonucuna kadar durdurulması hakkında teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince tensip tarihinde verilen ek kararla; davanın menfi tespit davası olup istenilen tedbirin yargılama sonucunu elde etmeye yönelik olduğu, esas hakkındaki karara müteallik ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiğinden yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle olarak; müvekkilinin borçlu olup olmadığının veya varsa miktarının yargılama sonucunda netlik kazanacağını, ancak davalı şirketin, dava konusu borç nedeniyle yargılama sonucunu beklemeden derhal enerji kesme işlemi yaptığını, müvekkilinin enerjisi, yargılama sonucunda netlik kazanacak borç nedeniyle kesilme tehdidi altında olup, enerjinin kesilmesi durumunda ticari faaliyetine devam edemeyeceğini ve enerjinin kesilmesi durumudan kesilen elektriği başka bir yerden alma imkanı bulunmadığını, tedbir kararının HMK m. 389’de öngörülmüş tüm şartlarının gerçekleştiğini,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarının da bu yönde olduğunu, tedbir kararının davalı şirketin alacağına geç kavuşmasına engel oluşturmayacağını, dava konusu fatura ile ilgili yasal tahsilat sürecinin devam ettiğin ve tedbir kararının, tahsilat sürecinin devamı ile ilgili hiçbir şekilde engel oluşturmayacağını ileri sürerek İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/870 E. sayılı dosyasından verilen 19/09/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulune karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık, davacı şirket hakkında davalı tarafından tahakkuk ettirilen 9.962,00TL kaçak elektrik ve 82.848,90 TL kaçak ek tahakkuk toplamı 92.810,00 TL borcun tamamından borçlu olunmadığının tespiti, ödenen 27.000,00 TL'nin reeskont faiziyle beraber istirdatı ve enerjinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararın verilmesi talebine ilişkindir.
Dosya kasamından mahkemece tensip kararıyla aynı tarihte verilen ek kararla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafça ek kararın tebliğinden önce ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmesi istemiyle 24.09.2018 tarihinde dilekçe verildiği, mahkemesince verilen dilekçenin istinaf başvurusu olarak kabulüyle eksik harcın ikmalinin istendiği, davacı tarafça 01.10.2018 tarihinde harcın yatırıldığı, ek kararın tebliğ edilmemesi ve dilekçenin istinaf başvurusu olarak kabulü üzerine davacının 01.10.2018 tarihli dilekçesi ile ek kararı istinaf ettiği, karar davacıya tebliğ edilmese de davacının gerekçeli karardan haberdar olduğu ve bu şekilde istinaf başvurusunu süresinde yapmış olduğu kabul edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. "
Dosya kapsamından, işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği,
bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir.
Bu nedenle, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, dava dilekçesine ekli delillere göre davalı kurum menfaati de gözetilmek suretiyle % 15 oranında teminat karşılığında HMK.’nun 391/3 gereğince davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2648, K. 2018/1936, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama