KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2019
- Esas no
- 2019/1364
- Karar no
- 2019/1322
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/01/2017
- Numarası
- 2016/473 E - 2017/11 K
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, herhangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı ile yapılan kesintilerin EPDK mevzuatına uygun olduğunu, tahsilatlarda usulsuzlük olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm,derdestlik,zamanaşımı,hakdüşürücü süre ve husumet itirazında bulunarak davanın EPDK ya ihbar edilmesini,davanın usulden,husumetten ve esastan reddi gerektiğini,yapılan kesintilerin EPDK işlemlerine uygun olduğunu bildirmiştir.
Davanın 23/05/2016 tarihinde açıldığı, deliller toplanmakla bilirkişi incelemesi yapıldığı, alınan 12/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıdan kayıp kaçak dağıtım-iletim, sayaç okuma, perakende satış bedeli olarak 88.239,68 TL alacaklı olduğu, ancak 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 15. maddesinin ise, elektrik faturalarına dava konusu kayıp kaçak dağıtım-iletim,sayaç okuma, perakende satış bedeli yansıtılmasına dayanak oluşturduğu,
işbu kanun kapsamında davalı şirketçe davacı adına tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin EPDK tebliğine uygun olduğu belirlenmiştir.
Mahkeme tarafından davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasaya getirilen yeni düzenlemeler gerekçesiyle "Davanın reddine" karar verilerek ayrıca davacı giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.Mahkemenin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasanın değişikliğinin ve mevcut davaya uygulanmasının kanunların geriye yürümezliği kuralına aykırı olduğunu,mevcut yasa değişikliğinin Anayasaya aykırı olduğunu, buna ilişkin Anayasa mahkemesindeki dava sonuçlanmadan karar verildiğini,
ayrıca dava tarihi itibarıyla dava açmakta haklı olduklarını ve bu nedenle davacı lehine masraf ve vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden aksine davalı lehine vekalet ücretine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf incelemesi sonrasında dairemizin 2017/614 E - 2017/582 K. sayılı ilamı ile "Davacı tarafın "davanın reddine" yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
davacı tarafın kendi lehine masraf ve vekalet ücretine karar verilmesi talepli istinaf başvurusu ile davalı lehine verilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararı HMK 353/1b-2.madde gereği düzeltilerek yeniden esas hakkında.
"Davanın reddi" ile davacı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmiş isede,bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.Temyiz incelemesi sırasında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/689 E. - 2019/5430 K sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle, davacının dava açmakta haksız sayılamayacağı cihetle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yargılama sırasında Dairemizce usul ve hukuka uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkeme kararının düzeltilmesi ile yeniden esas hakkında.
"Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine maktu vekalet ücreti ve yargılama giderleri takdiri ile bunların davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kararın 3. fıkrasındaki ilk derece mahkemesince takdir edilen davalı lehine vekalet ücretinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına dair istinaf daire kararının bu kısmı temyiz dışı kalmakla ve kesinleşmekle, bu kısım hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1364, K. 2019/1322, 12 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama