KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Temmuz 2019
- Esas no
- 2019/1406
- Karar no
- 2019/1259
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/02/2019
- Numarası
- 2019/482 E
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile İstanbul, Maltepe, ...parsellerde bulunan arsalar üzerine, arsa payı karşılığı inşaat yapılmak üzere "adi ortaklık" sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin Kartal ...
Noterliğinin 23/03/2016 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmesiyle noter onayından geçtiğini, sözleşmeye konu parseller ile ilgili olarak "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Mal Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" yapıldığını, müvekkili şirketin resmi kurum işlemlerini, şantiyenin yürütümünü, kendi finansman kaynağını kullanarak inşaatı tamamlayıp, iskanı aldığını, davalının sermaye koyma yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi sözleşme hükümlerine göre pay edilen bağımsız bölümleri muvazaalı olarak,
sözleşme tarafı davalı şirket yetkilisi olan babası ...'ye devrettiğini, eksik kalan imalat bedelinin ödenmesi için davalıya ihtarlar keşide edildiğini beyanla, davalı şirket adına 1/2'si kayıtlı İstanbul ili, Maltepe ilçesi, Altayçeşme, ... nolu bağımsız bölümdeki taşınmazların 3. kişilere devir ve satışının önlenmesi ve ayrıca 3. kişiler lehine ayni ve şahsi hak tesisinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasını,
adi ortaklık sözleşme hükümleri gereğince davalı tarafça karşılanması gereken 2.110.066,00 TL imalat bedelinin şimdilik 10.000,00 TL'sinin keşide tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece.
12/02/2019 tarihli ara kararla; "davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiş olup, istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki Adi Ortaklık Sözleşmesinin "Sermaye ve Hisse Devri" başlıklı maddesinde; ortaklardan herhangi biri sermaye koyma yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde, diğer ortak yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağın hissesinin koyamadığı miktarı kadarını devir alacaktır" hükmüne yer verildiğini, davalının kötü niyetli olarak ödeme yapmadığını ve hisselerin devrine yanaşmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı tarafından, davalı şirketin adi ortaklığa konulması gereken sermayenin istenilmesi aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsayacağından, mahkemece adi ortaklığın feshine karar verilmesi halinde, bunun zorunlu sonucu olarak tasfiyenin de mahkemece yapılması gerekeceğinden, tasfiyenin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak,
642. madde ve devamı hükümlerine göre yasal düzenleme çerçevesinde yapılabilmesi için fesih davası sırasında adi ortaklık malvarlığının muhafazası yönünden gerekli tedbirlerin alınması zorunludur.
Taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu iddiası ileri sürülmekle, adi ortaklığın malvarlığının korunması için adi ortaklık konusu taşınmazlar üzerine HMK 389/1. madde gereği ihtiyati tedbir konulabileceği gibi aynı zamanda dava konusu taşınmazların bu anlamda uyuşmazlık konusu olması sebebiyle HMK 389/1. madde gereğince de ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğinden, davacının istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilmesi ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin HMK 389. maddesi gereğince kabulüne, tedbir konusu taşınmazların tapu kayıtlarına (ihtiyati tedbir konulması istenilen taşınmazlar davalı adına kayıtlı ise) dava sonuna kadar başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi için HMK 392/1. maddesi ve HMK 87. maddesi uyarınca taşınmaz sayısı ve muhtemel değerleri dikkate alınarak takdiren 211.000,00 TL teminat yatırılması kaydıyla ihtiyati tedbir konulmasına,
teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına dair düzeltilerek karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1406, K. 2019/1259, 24 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama