İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2357 K.2024/2247

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/2357Karar2024/2247Tarih17 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.131 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Eylül 2024
Esas no
2024/2357
Karar no
2024/2247
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ara karar tarihi
02/07/2024
Numarası
2024/375 E
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.131 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalının kullanımında bulunan ... hizmet numaralı, "... Mahallesi, ... Sokak, No:... K:...

Bağcılar/İstanbul" adresinde bulunan tüketim noktasında 30.03.2022 tarihinde, müvekkil şirket saha ekiplerince kontrol gerçekleştirildiğini, işbu kontrol neticesinde önceden enerjisi kesilen sayacı kullanıma açmak suretiyle elektrik enerjisi kullan- dığı tespit edilmekle, davalı adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini,

davalı hakkında 03.03.2022 tarihinde de ... seri numaralı kaçak elektrik kul- lanım tespit tutanağı düzenlenmiş olup tüm bu hususlar gözetilerek Elektrik Piyasası Tüketici Hiz- metleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 24.02.2022-30.03.2022 tarihleri arası 32.174,4 kwh karşılığı 176.278,61 TL kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiğini, fatura bedeli son ödeme tarihinde ödenmediğinden, kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 177.498,93 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişildiğini, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına,

yargılama sonunda itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin örme ve tekstil işiyle uğraştığını ,uzun yıllardır birçok firmaya hizmet verdiğini , hizmet kalitesiyle tanındığını, yaklaşık 13 yıldır aynı adreste ve aynı tesisat numaralarıyla üretim yaptığını, faturalarını her ay düzenli olarak ödediğini, Müvekkilinin yetkilisi olduğu işletmesinde ...

Tic Ltd Şti adına kayıtlı olan 2 adet (...- ...) numaralı elektrik tesisatı bulunduğunu, şirket adına kayıtlı ... numaralı tesisattaki kurulu gücü 40 kw iken, davacı tarafça 65 KW güç kullanıldığı ve güç artırımı yapılması gerektiğinden bahisle ihbarname düzenlediğini, bu ihbarnameyi elektrik panosunun içerisine bıraktığını, davalı tarafça verilen sürenin bitmesine son 4 gün kala komşunun ihbarname kağıdını tesadüfen bulup getirmesi üzerine müvekkilinin durumdan haberdar olduğunu, aynı gün şirket elektrik işlerini yapan ve davalı ile bağlantılı mühendis ...'a evrak teslim edilmek sureti ile hızlı bir şekilde işlemlere başlandığını,

acilen projenin çizdirilip kuruma verildiğini, proje tesliminden sonra kurumdan ... nolu tesisat için onay beklenirken,18.02.2022 tarihinde, ... numaralı ve 110 kw sözleşme gücü olan diğer tesisatta güç aşımı iddiasıyla ve kesinti yap- mak üzere gelindiğini, müvekkilinin enerjiyi kesmek için pano açıldığında 2 adet güç aşımı bilgi kağı- dını gördüğünü ve olaydan bu şekilde haberdar olduğunu, müvekkilinin gelen kesme ekibine "ihracatçı firmalara üretim yaptığını ve elektrik kesintisi olursa ürünler yetişmeyeceğini ve ihracat malı olması sebebiyle çok büyük reklamasyonlar kesileceğini" belirtmesine rağmen enerjinin kesildiğini,

bu nedenle ... numaralı sayaca güç arttırımı çalışmalarına acilen başlandığını, iyiniyetli olarak çözüm arandığını kurum ... numaralı tesisattaki 65 kw artırılmasını istemişken müvekkilinin 100 kw güç artırımına gittiğini, sayaçta takılı 37 kw kompresörü ... nolu sayaçtan alıp ... numa- ralı sayaca aktardığını, bu aktarım esnasında sayacın 185 Kw enerji çektiğini, ancak hepsinin kayıtlara geçtiğini , sayaç dışı ve kaçak enerji kullanılmadığını anlaşmalı firma mühendisinin bu şekilde kulla- nımın birim fiyatının çok pahalı olacağını belirtmesi üzerine ... numaralı ve 110 kw gücü olan sayacın tamamen devre dışı bırakıldığını,

mühendis eşliğinde bu tesisatın tüm sisteminin ... numaralı sayaca aktarıldığını, burada da usulsuz ve kaçak kullanım olmadığını, hatta oldukça yüksek birim fiyatlarla maliyet hesabı oluştuğunu, müvekkilinin yıllardır yüklü miktarda fatura ödediğini, hiç bir zaman sorun yaşamadığını, hem şirket geleceğini kurtarmak ve müşteri siparişlerini yetiştirmek, hemde bu kısa sürede -mücbir sebepler ışığında- kurum taleplerini karşılamaya çalışan müvekkilinin, elektrik kullanımını diğer sayaca aktararak ... numaralı sayaçtan enerji kullanımına başlasa da, bu tesisatın akım trafosunun yandığını,

kullanıma başladıktan sonra akım trafosunun yanması üzerine müvekkil firma mühendisinin geçici olarak akım trafosu taktığını ve duruma kuruma bildirdiğini, yine herhangi bir kaçak veya kayıp elektrik kullanılmadığını, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tahakkukun haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce 02.07.2024 tarihinde "İhtiyati hacze konu alacak fatura ala- cağına dayanmaktadır.

Talep konusu alacağın tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı olması bu nedenle kaçak kullanımın varlık ve kulanım var ise miktarının yargılama sonucu belirleneceği bu aşamada alacağın varlığına delil olacak başka bir delil sunulmadığı gibi yaklaşık ispat koşulunun varlığına da kanaat oluşturacak bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/633 E. 2022/817 K. Sayılı, 2022/223 E. 2022/273 K. Sayılı ilamları) gerekçesiyle, "davacı vekilinin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde.

Davalının kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 30.03.2022 tarihinde yapılan kontrolde, davalı/borçlunun"Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması," hususu tespit edilmiş olup davalı/borçlunun işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-ç maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle davalı/borçlu adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu kaçak elektrik kullanımına istinaden davalı/ borçlu adına.

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 24/02/2022 - 30/03/2022 tarihleri arasında 32174,4 kWh enerji tüketimi karşılığı ... numaralı fatura ile 176.278,61 TL tutarında kaçak tüketim tahakkuk ettirildiğini, işbu bor muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlandığını, işbu ihtiyati haciz talebinin kabul görmemesi halinde davalı tarafın kaçak elektrik kullanımının devam edeceğini,

kendisine bir yaptırım uygulanmadığından ve bu kamu zararlarının kendisinden tahsil edilemeyeceğinden bahisle daha fazla kaçak elektrik kullanarak daha fazla kamu zararına sebebiyet vereceğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre.

Davada asıl talep kaçak elektrik kullanım bedeline dayalı takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup alacaklı vekili alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmektedir.Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu ara karar istinafa getirilmiş olmakla bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.

2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.

2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi. “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.

Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.

6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası. “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir.

Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır.

Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir.

Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş ol- ması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir.

İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tara- fın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.

Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür.

Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.

"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.

Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.. 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu,

kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında;

somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.

Somut uyuşmazlıkta. Elektrik dağıtım şirketi olan ... kaçak tespit tutanaklarına dayanarak yaptığı hesaplama kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır.

1- Davaya dayanak ... tutanağın davacı şirket çalışanları tarafından, davalı borçlunun "önceden enerjisi kesilen sayacı kullanıma açmak suretiyle elektrik enerjisi kullandığı" gerekçesi ile düzenlendiği, tespit anında borçlunun hazır bulunduğu, ancak imzadan imtina ettiği, takip ve dava konusu faturaların bu tutanağa istinaden düzenlendiği, 2- Borçlunun ; a.) Her iki icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçelerinde " Ödeme emrinde belirtilen kaçak elektrik bedeli nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığı "ndan bahisle itirazda bulunduğu,

b.) İş bu dosyaya sunulan cevap dilekçesinde de, "kaçak elektrik kullanmadığı" yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür. c.) Dava konusu tesisattaki elektrik enerjisinin daha önce kesildiği ve mühürleme yapıldığı, daha sonra ise mührün fek edildiğine dair tutanak, soruşturma evrakı vs sunulmamıştır.

Davacı tarafından sunulan kaçak tespit tutanakları ve buna dayalı tutanak ve faturaların takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurların ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır.

Takiplere konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takip konusu alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığı açıktır. Yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetildiğinde talebin reddine karar verilmesi isabetlidir.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

KARA R

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa k karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2357, K. 2024/2247, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2357
Karar No
2024/2247
Tarih
17 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2358 K.2024/2249
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2359 K.2024/34
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2374 K.2024/114
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/2377 K.2024/1810
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/2379 K.2024/1807
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2382 K.2024/59

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.