İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2513 K.2024/2418

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/2513Karar2024/2418Tarih26 Eylül 2024Okuma14 dk · 2.768 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Esas no
2024/2513
Karar no
2024/2418
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ara karar tarihi
29/07/2024
Numarası
2023/631 Esas
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.768 kelime·14 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 26/07/2024 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesinde ; davalı şirketin "... Mah. ... Sk.No:... Esenyurt-İSTANBUL" adreste ticari iş yapmakta olduğunu, sözleşmesi bulunmasına karşılık harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığını, 19.06.2023 Tarihli, ...

Seri No'lu Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespiti Tutanağı tespit edildiğini, İlgili tutanağa bağlı olarak düzenlenen ,03.07.2023 son ödeme tarihli 171.017,58 TL. bedelli ve 03.07.2023 son ödeme tarihli 251.004,19 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının işyerinde EPHYT 42/1-b maddesi uyarınca perakende satış sözleşmesi mevcutken harici hat çekerek elektrik enerjisi kullandığına dair Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının düzenlendiğini ve yönetmeliğin 42/1-b ve devamı maddeleri uyarınca bu tutanak gereğince kaçak elektrik bedeli ve ek tüketim bedeli olmak üzere kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını,

söz konusu borcun faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğini, somut olayda sayaca müdahale edildiğine dair fotoğraf ve kayıtların mevcut olduğunu, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın muaccel olduğunu ve faturanın son ödeme tarihinde ödenmediği de gözetildiğinde ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, emsal Yargıtay kararları dikkate alınarak öncelikle 03.07.2023 son ödeme tarihli 171.017,58 TL. bedelli ve 03.07.2023 son ödeme tarihli 251.004,19 TL bedelli fatura faturaların tamamı yönünden,

mahkeme aksi kanaatte ise ölçülük ilkesi gereğince mahkemece tespit edilecek oran yönünden ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme,somut olayda, talepte bulunan, karşı tarafın kaçak elektrik kullandığından bahisle, kaçak elektrik tutanağı ve buna dayanılarak hazırlanan faturaya istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.

İstanbul BAM 3. HD'nin 2023/585 Esas ve 2023/606 Karar sayılı ilamında "Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmekle birlikte dosyanın bulunduğu aşama itibariyle mevcut deliller, kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden davacının iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir.

Bu haliyle ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Bu nedenle mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklinde karar verildiği,bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olmasına göre ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile.

"1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, 2-Ara kararın taraflara tebliğine" dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile istinafı kabil olmak üzere 29/07/2024 tarihinde karar vermiştir. Kararı davacı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde.

Yargıtay 3.HD sinin yeni bir karar vererek İstanbul BAM 3 HD nin aksi görüşünü ortadan kaldırdığını,ölçülülük ilkesine uyularak ihtiyati haciz kararı verilebileceğini,ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu,davalının dağıtım sistemine müdahale ederek kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini,olayın özelliğine göre ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek 03.07.2023 son ödeme tarihli 171.017,58 TL. bedelli ve 03.07.2023 son ödeme tarihli 251.004,19 TL bedelli fatura faturaların tamamı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinin için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre. Talep kaçak elektrik tahakkukuna dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1.

Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.

Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.

Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.

Talep eden tarafça düzenlenen 19/06/2023 tarihli sözleşmesi bulunmasına rağmen harici hat çekilerek davalının kaçak elektrik enerjisi kullandığı belirtilerek , kaçak ve ek tüketime dair 03.07.2023 son ödeme tarihli 171.017,58 TL. bedelli ve 03.07.2023 son ödeme tarihli 251.004,19 TL bedelli fatura faturalar tahakkuk ettirilmiştir. "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.

"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.

Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K..

2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.) Güncel Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu,

kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında;

somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.

Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.

Somut uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz talep eden elektrik dağıtım şirketi olan alacaklının kaçak tespit tutanaklarına dayanarak yaptığı hesaplama kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır. Sunulan kaçak tespit tutanağı, hesap bülteni gibi belgelerin takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım gerekse süre, gerekse alacağın miktarı yönünden ispat yükünün talep eden üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.

İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunun yukarıda açıklandığı, bu haliyle takibe konu alacağın miktar olarak varlığının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takip konusu alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur.

Yukarıda yer verilen Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında esasen aynı ilkeler benimsenmiş olup somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğinin belirtilmiş olduğu, talep eden tarafından alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olduğu,

uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır.

Borçlunun kaçak kullanım yaptığının kabulü halinde dahi talep edilen alacak miktarının tek taraflı düzenlenen belgelere dayalı olması nedeniyle yargılama sonunda belirlenecektir.Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmüş, talep eden delil olarak kaçak zabıt tutanağı, fatura, hesap bülteni, tanık,video kaydına dayanmıştır. Talep eden tarafından dayanılan kaçak tespit tutanağı yukarıda açıklandığı üzere aksi sabit oluncaya dek geçerli olan belgelerden değildir.

Bunun sonucu olarak sunulan mevcut deliller kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir. Alacağın varlığını " yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktar yargılamaya muhtaçtır.

Talep eden borçlunun kaçma ve borçtan mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia harici başkaca delil de sunmadığı anlaşılmaktadır.

Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin değerlendirilmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi. 26/09/2024

KARŞI OY Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden faturalara dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlan- madığı noktasındadır.

2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.

2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi. “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.

Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.

6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası. “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir.

Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır.

Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir.

Söz leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş ol- ması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir.

İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tara- fın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.

Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür.

Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.

"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.

Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.. 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu,

kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında;

somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.

Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta.

Elektrik dağıtım şirketi olan ... kaçak tespit tutanaklarına dayanarak yaptığı hesaplama kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır.

1-... ekiplerince yapılan kontroller sonucu, karşı tarafın işletmekte olduğu cafe işyerindeEPDK 42/1-b bendi uyarınca dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekilmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanarak elektrik enerjisi tükettiği tesbit edilmekle ... nolu kaçak tespit tutanaklarının düzenlendiği, 2- Borçlunun icra dosyalarına sundukları dilekçeler ile : "Alacaklı görünen tarafa bir borcumuz yoktur.

Bu nedenle takibe, borca, asıl alacağa, ödeme emrine, faize, faiz başlangıç tarihine, KDV'sine, gecikme zammına, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm ferilerine açıkça itiraz ediyoruz." şeklinde itirazda bulundukları , fiili kullanım yönünden bir itiraz ileri sürmedikleri anlaşılmaktadır. 3- Davacı tarafından sunulan kaçak tespit tutanakları borçlu veye temsilcisinin huzu runda düzenlenmiş, tutanak altına "imzadan imtina '' şerhinin yer aldığı alındığı görülmüştür.

4-Dosyada yapılan incelemede;bilirkişi raporunun alındığo,bilirkişi tarafından kaçak olgusu tekrarlanma birlikte ,toplam kaçak tutarına ilişkin mütalaada bulunduğu anlaşılmıştır. Sonuçta bu tutanağa dayalı tutanak ve faturaların, video görüntüsü ve uzman görüşünün takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurların ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.

İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmış olup takiplere konu alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği de tartışmasızdır.

Ancak, borçlu şirketin aboneliği kapsamında tesisatta bulunan sayacın korunması ile yükümlü olduğu, dosya kapsamına göre borçlu tarafın kullanımında bulunan sayaca müdahale edildiği kaçak elektrik kullanıldığına dair fotoğraf kayıtları vs hususlar gözetildiğinde eldeki davada yaklaşık ispatın sağlandığı, alacağın muaccel olup faturanın son ödeme tarihinde ödenmediği ve rehin ile temin edilmediği gözetildiğinde ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu ölçülülük ilkesi kapsamında belirlenecek olan tutar kapsamında haciz kararı verilebileceği kanaatinde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun gerekçe ve görüşüne katılmamaktayım.26/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2513, K. 2024/2418, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2513
Karar No
2024/2418
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/2536 K.2024/1920
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2538 K.2024/2489
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/2538 K.2024/1858
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2539 K.2024/2419
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2541 K.2024/2308
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2547 K.2024/2485

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.