KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/1108
- Karar no
- 2025/1269
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/03/2025
- Numarası
- 2024/1044 E - 2025/312 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.452 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili ... San. ve Tic.Ltd.
Şti.'nin İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde otomotiv tamirat ve bakım sektöründe faaliyette bulunduğunu, davalı borçlu ...'in de aracındaki arızalar nedeniyle müvekkili şirketin hizmetinden yarar- landığını, davacı tarafça ekte sunulan fatura içeriği tamir işleminin yapıldığını,ancak davalının söz konusu fatura bedelini ödemediğini, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen bu hususta ileşitim kurula- madığını, bu nedenle davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dos- yası üzerinden ilamsız takibe girişildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu,
davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, davalının borcunu ödememesi nedeniyle müvekkilinin oldukça mağdur olduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkilinin alacağı olan 47.419,97 TL'nin kendilerine ödenmesine, davalının % 40'tan aşağı ol- mamak üzere icra inkar - kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine ,yargılama gideri ile vekalet ücre- tinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinin tebliği hususunda davalıya çıkarılan davetiye bila tebliğ iade edilmiş, henüz taraf teşkili sağlanmamış, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi'nce: "eldeki davanın mutlak ticari dava niteliği arz etmediği, davalı tarafın tacir olmadığı, HMK 2 uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu " gerekçesi ile "HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı istinaf dilekçesinde. Huzurdaki dosyada mahkeme tarafından verilmiş olan kararın hatalı ve eksik olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Tic. Mahkemesi, yetkili mahkemenin Küçükçekmece Mahkemeleri olduğunu, yetkiye de itiraz ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre.
Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamından davacı tarafça , davalının aracının tamir bedelinden kaynaklanan faturalara dayalı olarak, Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden 40.740,00 TL asıl alacak + 679,97 Tl işlemiş gün faizinden ibaret toplam 47.419,97 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız takibe girişildiği, davalının takibe ,borca ve fer'ilerine itirazı nedeniyle takibin durduğu ,eldeki davada takip tutarı olan 47.419,97 TL üzerinden itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur.
Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı- İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323).
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır.
Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,
ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi gere- ğince kamu düzenine ilişkin olduğundan, ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz aşamasında re'sen incelenir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde.
1.)Talep, araç tamir bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup dava TTK 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan değildir 2.)Davacı ticaret şirketi, davalı ise gerçek kişidir. a.) İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 84329644/287- nolu 02.02.2025 tarihli cevabi yazısında;" Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristinde yapılan incelemede kimlik bilgisi verilen ...'in gerçek kişi işletme kaydı bulunamamıştır."b.) Küçükçekmece Vergi Dairesi'nin E-76645448-250.01 - 52336 sayılı 10.01.2025 tarihli yazısında; " ...'in (T.C.
NO. ...) vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, Polatlı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden alınmış potansiyel vergi kimlik numarasına (...) sahip olduğu bilgisayar kayıtlarından anlaşılmıştır." şeklinde cevap verilmiştir. c.) Davalının esnaf kaydı ve tamire konu aracın sicil bilgileri celp edilmemiştir.
Dosya kapsamından davalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın mutlak ve nispi ticari dava niteliği arz etmediği anlaşılmakta ise de, davalının esnaf olup olmadığı,ayrıca aracın hususi veya ticari olup olmadığı ile ilgili bilgi/belge bulunmamaktadır.
Aracın hususi olması ve uyuşmazlığın davalının mesleki faaliyeti ile ilgili olmaması halinde , davanın 6502 sayılı TKHK kapsamında Tüketici Mahkemesi'nde ,aksi takdirde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesinin gerekeceği gözetilerek mahkemece.
Öncelikle , dava dilekçesinin usulen davalıya tebliği sağlanarak davalıya davaya ilişkin cevap ve delillerini sunması için süre ve imkan verilmesi, dilekçeler aşamasının tamamlanması, Daha sonra;dava konusu araç sicil bilgilerinin,davalının esnaf ve meslek odası kayıt- larının celbi, bundan sonra hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle,davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalının vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1108, K. 2025/1269, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama