İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1918 K.2026/443

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2025/1918Karar2026/443Tarih17 Şubat 2026Okuma10 dk · 1.950 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Şubat 2026
Esas no
2025/1918
Karar no
2026/443
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/10/2020
Numarası
2018/143 E - 2020/594 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.950 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme ile davalıya elektrik kullandırıldığını, davalının sözleşmeye aykırı olarak ödemelerini tam ve zamanında yapmadığını, davalının aynı zamanda kaçak elektrik kullandığını, davalının hem kaçak elektrik kulla- nımı hem de zamanında ödenmeyen borcu nedeniyle borçlu olduğunu, taraflarınca İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, dava- lının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar veril- mesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı işbu davayı hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, esas icra dosyasının İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası olduğunu, davacının hukuki hilelerle mükerrer icra takipleri yaptığını, bu uygulamanın hukuki ve ahlaki olmadığını, davacının ilk icra takibini 26.01.2012 tarihinde başlattığını, söz konusu icra dosyasının takipsiz bırakıldığından takibin düştüğünü, davacının icra takibini 10.01.2014 tarihinde yenilediğini, takip yenilendikten sonra icra dosya numarasının İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile işleme devam edildiğini, her iki dosyadan da gönderilen ödeme emirlerinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, taraflarınca İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/522 Esas sayılı dosyasında yapılan usulsüz tebligatın iptaline ilişkin davalarının kabul edildiğini, aynı tarihte borca itiraz edildiğini, davacının atfettiği kaçak elektrik kullanma iddiasının iftira ve haksız bir iddia olduğunu beyanla davanın reddine, davacının %20 den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nce: "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptaline, takibin 18.466,25 TL asıl alacak, 14.322,95 TL işlemiş faiz, 2.578,13 TL faiz KDV'si toplam 35.367,33 TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,80 oranında akdi faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Davalı tarafa tahakkuk ettirilen toplam 6 tane elektrik ve kaçak elektrik faturalarının ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibindeki alacak tutarlarının 24.420,75 TL asıl alacak, 17.792,80 TL gecikme faizi ve 3.202,70 TL faizin KDV’si olmak üzere toplam 44.416,25 TL olduğunu, hükme esas alınan 23.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda 2012/01 dönemli 4.945,50 TL tutarlı kaçak elektrik tahakkukunun hesaplamaya dahil edilmemesi dışında yapılmış olan hesaplamanın talepleri ile uyuştuğunu, Bilirkişinin 23.12.2019 tarihli raporunda "Dosyaya konu olan olayla ilgili Yargıtay karar- ları incelendiğinde,

abonelik feshedilmediği zaman abonenin tesisattaki sorumluluğunun devam edeceğini, bu süre içinde kaçak kullanım gerçekleşirse aboneliği feshedilmeyen abone kaçak elektrik kullanan ile birlikte davaya konu borçtan sorumlu olacağını,

bu durumda icra takibi itibariyle kesme tarihi ile birlikte meydana gelmiş borçtan davalı ...firmasının kesme işleminden sonra meydana gelen kaçak elektrik fatura- sından ise o dönemde tesisatı kullanan firmanın sorumlu olacağını" belirttiğini raporda yer alan "kaçak elektrik tahakkukunun davalı tarafın sorumluluğunda olmadığına" ilişkin değerlendirmelerin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde;

Davacının dava konusu alacak ile ilgili olarak daha önce İstanbul 32. İcra Müdürlü- ğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, itirazları üzerine takibin durduğunu, bu takibe itirazın iptali için dava açmak yerine davacının hukuka aykırı olarak aynı alacak ile ilgili olarak İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer takibe geçtiğini, ikinci takibe de itiraz ettiklerini, takibin durduğunu, itirazın iptali talebi ile iş bu dava açıl- mış ise de, davanın İİK 67 maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içinde açılmadığını,Müvekkili şirkete tahakkuk ettirilen tüketim bedellerinin 2011 yılı ve sonrasına ait olduğunu, Nurosmaniye Vergi Dairesi'nin resmi yazılarına göre müvekkilinin faaliyet döneminin 04.05.2006 - 15.11.2010 ve 15.03.2007 - 15.11.2010 tarihleri arasında olduğunu,

müvekkilinin faali- yette bulunmadığı ve tüketmediği enerji bedelinden sorumlu tutulamayacağını,Bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını,Davalı bu adresten taşındıktan sonra söz konusu işyeri kapalı halde olduğunu halde aboneliğini iptal etmeyen idarinin, son fatura ödenmemesine rağmen elektrik enerjisini kesmeyen davalının müterafik kusurlu olduğunu, olayda 6183 Sayılı Yasanın uygulama olanağının bulunma- dığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.

İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, İİK 67. maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı CK ... tarafından, davalı borçlu aleyhine ... no'lu abonelik kapsamında sarf olunan 02.12.2010 tarih 3.437,63 TL bedelli, 31.10.2012 tarih 5.024,80 TL bedelli, 01.12.2011 tarih 4.950,60 TL bedelli,

29.12.2011 tarih 5.134,10 TL bedelli normal tüketim faturası,25.01.2012 tarih 19,12 TL bedelli açma/kapama bedeli ve 09.02.2012 tarihli 4.954,50 TL bedelli kaçak tüketim bedelinden kaynaklanan 23.420,75 TL asıl alacak + 17.792,80 TL geçmiş gün faizi + 3.202,70 TL KDV'den ibaret toplam 44.416,25 TL alacağın tahsili talebi ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibine giriştiği, borçlunun itirazı nedeniyle takip durduğundan itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Hak düşürücü süre ile ilgili olarak;2004 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, "Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir." hükmünü, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası ise "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak,

genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü haizdir. Anılan hükümlere göre takibe itirazın alacaklıya tebliğ edilmesi zorunlu olduğu gibi itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden işlemeye başlamaz. Anılan hükümlerde itirazın alacaklıya tebliğinden bahsedilmişse de burada kastedilen itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmesidir.

Zira itirazın iptali davasının takibe itirazı hükümden düşürmek için açıldığı gözetildiğinde alacaklının takibe hangi gerekçelerle itiraz edildiğini bilmesi gerekmektedir. Bu nedenle somut olay- daki gibi itiraz dilekçesi tebliğ edilmeksizin sadece takibin durdurulmasına ilişkin kararın alacaklıya tebliğ edilmesi bir yıllık hak düşürücüyü başlatmayacaktır. Aksi yorum, belirtilen hükümlerin amacına ve itirazın iptali davasının amacına ve niteliğine aykırıdır.

(Yargıtay 11. HD'nin 2022/617E.- 2023/ 3521K. Nolu 06.06.2023 tarihli ilamı)Somut olayda davalının itirazlarını içerir dilekçesinin davacıya tebliğ edildiğine dair bilgi ,belge bulunmadığından davanın hak düşürücü süre içinde açıldığının kabulü gerekir.2. Mükerrer takip:Davalı cevap ve istinaf dilekçesinde "davacının dava konusu alacak ile ilgili olarak daha önce İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, itirazları üzerine takibin durduğunu, bu takibe itirazın iptali için dava açmak yerine davacının hukuka aykırı olarak aynı alacak ile ilgili olarak İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dos- yası üzerinden mükerrer takibe geçtiğini" beyan etmiş ise de, tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek üzere aynı alacak için birden fazla takip yapılmasında hukuki engel bulunmamaktadır.

Daha önce ödeme yapıldığı ,mükerrer tahsilat talebinin bulunduğu yönünde de bir savunma ileri sürülmediğine göre davalının bu yöndeki istinaf savunması yerinde görülmemiştir.3.) Davacının borçtan sorumluluğu; davalı vekili yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde "Nurosmaniye Vergi Dairesi'nin resmi yazılarına göre müvekkilinin faaliyet döneminin 04.05.

2006 - 15.11.2010 ve 15.03.2007 - 15.11.2010 tarihleri arasında olduğunu, dava konusu borcun ise 2011 yılı ve sonrasına ait olduğunu, müvekkilinin faaliyette bulunmadığı ve tüketmediği enerji bedelinden sorumlu tutulamayacağını" beyanla ileri sürmüş ise de,Somut olayda, davalının dava konusu mahal ile ilgili olarak 26.05.2006 tarihinde elek- trik aboneliği sözleşmesi akdettiği,

aboneliğinin 18.07.2014 tarihinde davacı şirket tarafından tek taraflı olarak sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.Takip ve dava konusu faturalar 02.12.2010 -09.12.2012 dönemindeki tüketime ilişkin olup davalının aboneliği bu dönemde devam ettiğinden davalı bu abonelik üzerinden tüketilen normal ve kaçak elektrik bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte müteselsilen sorumludurBu durumda, bilirkişi tarafından hesaplanan 02.12.2010 tarih 3.437,63 TL bedelli, 31.10.2012 tarih 5.024,80 TL bedelli, 01.12.2011 tarih 4.950,60 TL bedelli,

29.12.2011 tarih 5.134,10 TL bedelli normal tüketim faturası,25.01.2012 tarih 19,12 TL bedelli açma/kapama bedeli ve 09.02.2012 tarihli 4.954,50 TL bedelli kaçak tüketim bedelinden kaynaklanan 23.420,75 TL asıl alacağın davalıdan talep edilebileceği açıktır.

Hal böyle iken bilirkişi raporunda "vergi dairesi kayıtları vs göre kaçak tüketim döneminde davalının bu adreste fiili kullanıcı olmaması nedeniyle kaçak tüketim bedelinden sorumlu olmadığı " yönündeki görüş benimsenmek suretiyle eksik miktarda alacağa hükme- dilmiş olması hatalıdır. Davacının buna dair istinaf başvurusu yerindedir.2.) Müterafik kusur yönünden.

Davalı " bu adresten taşındıktan sonra, işyeri kapalı halde olduğunu halde aboneliğini iptal etmeyen idarenin ,ayrıca son fatura ödenmemesine rağmen elektrik enerjisini kesmeyen davalının müterafik kusurlu olduğunu" iddia etmiş ise de, adreste çalışmanın sona ermesi ha- linde aboneliğin davacı tarafça kendiliğinden sona erdirilmeyeceği, aboneliğin iptaline ilişkin yüküm- lülüğün davalı tarafın sorumluluğunda olduğu açıktır.Dosya kapsamından davacının ödenmeyen normal tüketim faturaları nedeniyle elektrik enerjisi kesme yükümlülüğünü yerine getirdiği de anlaşılmakla aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.3.) Gecikme zammı: ,

6183 sayılı kanunun 51.md gereğince gecikme zammı talep edilebilmesi için taraflar arasında abonelik sözleşmesinin varlığı, alacağın normal tüketim bedelinden kaynaklanması ve sözleşmede gecikme zammı alınacağına dair (oran vs yönünden) açık düzenleme yapılmış olması gerekmektedir.Normal tüketim faturaları ile ilgili olarak , taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde süresinde ödenmeyen fatura bedeline AATUHK gereğince gecikme zammı alınacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığı ,

ayrıca kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan alacağa gecikme zammı uygulanamayacağı gözetildiğinde takip konusu asıl alacak için AATUHK gereğince gecikme zamının uygulanması doğru olmayıp tarafların sıfatına göre avans faizi işletilmesi gerekmektedir.Hal böyle olunca,

dairemizce davalının ödemekle yükümlü olduğu toplam 23.420,75 TL tutarındaki 6 adet faturanın her birinin son ödeme tarihinden takip tarihi olan 12.04.2016 tarihine kadar ayrı ayrı avans faizi ve bu faize % 18 oranında KDV hesabı yapılmış neticede,23.420,75 TL asıl alacak + 13.477,23TL işlemiş faiz+ 2.425,90 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 39.323,88 TL alacağın tahsilinin gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması,

tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Tarafların istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;

1- Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden takibine girişilen 44.416,25 TL 'lik borcun 23.420,75 TL asıl alacak + 13.477,23TL işlemiş faiz+ 2.425,90 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 39.323,88 TL'lik kısmına vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,

Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

Normal tüketimden kaynaklanan 18.466,25 TL alacak likit olduğundan , bu miktar üzerinden takdir olunan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ,

2- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.686,21 -TL'den davacı tarafından yatırılan 758,52-TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 1.927,69 TL davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

3- Davacı tarafından yatırılan 758,52TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4- Davacının yaptığı 2.301,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranında hesaplanarak 2.037,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5- Davalının yaptığı 600,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranında hesaplanarak 687,79 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6- Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki A.A.Ü.T göre hesaplanan ve takdir edilen 39.323,88 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7- Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden,karar tarihindeki A.A.Ü.T.göre hesaplanan ve takdir edilen 5.092,37 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8- Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa ödenmesine,

Sair istinaf taleplerinin reddine,

İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;

Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edenlere isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 315,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/02/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1918, K. 2026/443, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1918
Karar No
2026/443
Tarih
17 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1925 K.2026/255
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1927 K.2026/142
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1945 K.2026/556
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/1948 K.2026/232
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2025/1952 K.2026/159
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/1954 K.2026/407

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.