KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/435
- Karar no
- 2025/453
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/10/2024
- Numarası
- 2024/485 D.İŞ - 2024/485 K
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
1.554 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin son kaynak tedarikçisi olduğunu, yönetmelik uyarınca bağlantı kurulduğunu, borçlunun başkaca bir kurumdan "... Merkez Mah.... Cad.Bina No:... -B Büyükçekmece /İST " adresinde aboneliği bulunmakta iken aboneliğine son verildiğinin tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin kapsamında, yasa kapsamında İstanbul ilinde ...
Satış A.Ş olduğunu, müvekkilinni son Kaynak Tedarikçisi olması sebebiyle re'sen elektrik enerjisi bağlandığını, borçlu adına 435.135.010 TL bedelli 13.08.2024 son ödeme tarihli, 73.305,36 TL bedelli 2 3.08.2024son ödeme tarihli, faturalar olmak üzere toplamda 508.440,26 TL fatura düzenlendiğini, Karşı tarafça son ödeme tarihleri içerisinde ödeme olmaması sebebiyle, ...
Sayılı dosyada takip başlatıldığını, bu halde vadesi gelmiş olan borç için ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından. "Talep incelenmekle.
Davacı tarafından dosyaya sunulan fatura ve diğer belgeler dikkate alındığında, İİK 258 kapsamında kanaat verici delil niteliğinde olduğunun kabulü ile beliren durum karşısında, İİK.md.257 de öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu" gerekçeleriyle 1-İhtiyati haciz talebinin 508.440,26 TL bedel üzerinden % 15 (76.266,03 TL) oranındaki teminatla KABULÜ ile borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarından borcu karşılayacak miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına,
2-Takdir olunun orandaki teminat nakdi ya da banka teminat mektubu-ile karşılandığında/yatırıldığında, Karar suretinin infazı için İcra Müdürlüğü’ne tevdiine, 3-İİK.md.261/1 uyarınca kararın 10 gün içinde infaz edilmemesi durumunda, ihtiyati haciz kararının kalkmış sayılmasına, karar verilmiştir. Karara karşı karşı tarafça itiraz edilmesi üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda.
"İİK'nun 50. maddesi ile yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur.
Karara dayanak teşkil eden husus kaçak elektrik kullanım iddiasından kaynaklanmakta olup haksız fiil hükümleri uygulanması gerektiği, bu nedenle talep edenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu anlaşılmakla yetkiye yönelik itirazların reddine karar vermek gerekmiştir, yine karşı taraf borcu bulunmadığına, uyuşmazlığa konu fatura bedelinin tek taraflı hukuksuz işlem ile kesildiğine yönelik itiraz nedenlerinin ihtiyati hacze itiraz sebeplerinde sayılmadığı ve işin esasına yönelik olduğu, menfi tespit ya da istirdat davasının konusunu teşkil edebileceği ve dava aşamasında dinlenebileceği, İİK.
265. maddesinde sayılan itiraz nedenlerinden olmadığı, ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilemeyeceği istikrarlı Yargıtay kararlarında da vurgulandığı, yine sun ulan itiraz sebeplerinin şu aşamada verilen kararı kaldıracak nitelikte olmadığı, teminatın 6100 sayılı HMK 87. Maddesi, İİK 259.
Madde hükümleri vd maddeleri göz önüne alındığında talep edilen alacak miktarı da göz önüne alındığında herhangi bir usule aykırılık saptanmadığından bu nedenle ihtiyati hazce itirazların tümden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı aleyhine ihtiyati haciz verilen tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Aleyhine ihtiyati haciz verilen vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; talep edenin, aynı faturaya dayanarak önce ...
İcra Dairesi'nde ilamsız icra takibi başlattığını, takibin itirazları ile durdurulması üzerine itirazın iptali yoluna gitmek yerine hiç takip başlatmadığı gibi İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'nde mükerrer takip başlattığını, aynı alacağa yönelik mükerrer takip yapılmasının mümkün olmadığını, ... sayılı değişik iş dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararının ... İcra Dairesi'nde başlattığı takip dosyası üzerinden infaz ettirmek için karar ile müracaat ettiğini, ...
İcra Dairesi'nin bu talebi kabul etmemesi üzerine alacaklı vekili bu kez hukuku dolanmak sureti ile ihtiyati haciz kararına dayalı olarak Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'ne müracaat ettiğini ve sanki daha önce ilamsız takip başlatmamış ilk kez takip yapıyormuş gibi davranarak ihtiyati haciz kararını oradan icra ettiğini, alacağın ihtilaflı olup, ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirdiğini, müvekkili şirket hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/912 Esas sayılı dosyasında alınan mühlet kararı gereğince konkordato sürecinin devam etmekte olduğunu,
bu sebeple söz konusu faturaların icra takibi ve ihtiyati hacze konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 287'nci maddesi uyarınca, konkordato talebi üzerine mahkemece derhal 3 aylık geçici mühlet verileceği, İİK'nin 288'inci maddesi uyarınca ise geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağının düzenlendiğini, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK m. 294/1 uyarınca, kesin mühlet içerisinde hiçbir takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin duracağını, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmayacağını,
ihtiyati haczin dayandığı sebeplere açıkça itiraz edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, elektrik faturalarına dayalı olarak ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Aleyhine ihtiyati haciz verilen ihtiyati haczin dayanağı olan 31.07.2024 tarihli fatura ile ...'nin ... esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takibin dayanağı aynı fatura olduğunu, aynı faturaya dayalı olarak alacaklı vekili ilamsız icra takibi başlattığını, bu takibe 17/10/2024 tarihinde itiraz edilmesi üzerine alacaklı vekilinin bu kez İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/485 değişik iş sayıl dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarakı İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haczin kesin hacze dönüştürülmesi ve infazı için icra takibi yapıldığını, takibin mükerrer olduğunu,
şirketin konkordato sürecinde olduğunu ileri sürmektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.
Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.
İhtiyati haciz talep eden, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmaktadır. Aleyhine ihtiyati haciz istenen hakkında verilen konkordato geçici ve kesin mühlet kararlarının takibe etkisine gelince.
Konkordatoya ilişkin hükümler İİK'nun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nun "Geçici mühletin sonuçları, ilanı ve bildirimi" başlıklı 288. Maddesinde. "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." "Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları" başlıklı İİK'nun 294. Maddesinde.
"Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Eldeki davada; borçlu şirket aleyhine başlattığı takip tarihi ...olup, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/912 Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu şirket hakkında "Borçlular tarafından İİK'nın 286'ncı maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edildiğinden, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı davacı(borçlu) ... LİMİTED ŞİRKETİ , davacı (borçlu) ...T.C. NO : ...) ve ...
(T.C,NO : ...) hakkında 29/09/2023 TARİHİNDEN İTİBAREN ÜÇ AY SÜRE İLE GEÇİCİ MÜHLET VERİLMESİNE" karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre takip tarihinin mahkemece verilen mühlet kararından daha sonra olduğu, takibin konkordato geçici mühlet süresi içinde başlatıldığı, takip alacağının İİK 206. Maddesinde düzenlenen alacak türlerinden olmadığı gözetildiğinde takibin İİK 294 md hükmüne aykırı ve hukuken geçersiz bir takip olduğu anlaşılmaktadır.
İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açıla- maz. Bu husus dava ön şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir.
(Yargıtay kapanan 19. HD'nin 2016/ 19481 E. 2018/700 K. Nolu 15/02/2018 tari. ve 2015/12669 E- 2016/2334 K. Nolu 15.02.2016 tarihli ilamları) Bu tespitlere göre, geçici mühlet süresi içinde başlatılan takibin geçersiz olup olmadığının, geçerli ise mükerrer olup olmadığının yargılamada belirleneceği anlaşılmakla ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
Açıklanan nedenlerle, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 md gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yeniden itiraz hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARA R
Yukarıda açıklanan nedenlerle. Aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince 10/12/2024 tarihli ara karar kaldırılarak yeniden.
1-İhtiyati hacze itirazın kabulü ile, 15/10/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, 2-Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 7.500,00 TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak karşı tarafla verilmesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/435, K. 2025/453, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama