KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Dosya no
- 2023/3481
- Karar no
- 2026/59
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/02/2021
- Numarası
- 2018/840 Esas, 2021/180 Karar
- Davanın konusu
- Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında kira ilişkisi olduğunu, kira süresi bitiminde sözleşme konusu iş makinesinin park alanına çekildiğini ancak davalı çalışanlarının müvekkilinin bilgisi olmaksızın iş makinesi bulunduğu yerden alarak izinsiz şekilde 15-20 gün kullandığını tespit ettiklerini, bu sürede makinede ortaya çıkan arızalar için 22.337,92 TL faturalı gider yapıldığını, makinenin tamir için ... iline götürülmesi için 5.900,00 TL nakliye bedeli ödendiğini, makinenin izin alınmadan kullanıldığı süre için de şimdilik 10.000,00 TL ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 37.237,92 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş makinesinin sözleşme sona erdiğinde belirlenen alana park edildiğini, davacının iddialarının gerçek olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; nakliye ücretinin sözleşmeden kaynaklanmadığını, iş makinesinin izinsiz kullanılması sonucu oluşan gider olduğunu, davalı şirket yetkilisi ile yapılan yazışmalarda iddiaların doğruluğunun anlaşılmasına karşın verilen kararın hatalı olduğunu, mevcut arızaların aracın davalı kullanımında iken oluştuğunun belli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, haksız fiil tazminatı talepli bir davadır. Yasal dayanağı TBK'nin 49 vd. maddeleridir.
HMK'nin 355/1. maddesi gereğince istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılması, kamu düzenine aykırılığın bulunması halinde de bu aykırılığın resen gözetilmesi gerekir. Kararın incelemesi, istinaf edenin sıfatı, istinaf sebepleri ve kamu düzeni çerçevesinde yapılmıştır.
Dosyada bir örneği bulunan ve taraflarca çekişme konusu olmayan 04.09.2015 tarihli taşeron sözleşmesinin konusunun ... isale hattı inşaatı kapsamında hafriyat işleri ve kazı- dolgu işlerinin yapılması olduğu, ödemelerin hakediş karşılığı yapıldığının anlaşıldığı, davacının iş makinesine ilişkin on iki adet faturayı zarara dayanak olarak gösterdiği, davacı vekilinin 30.06.2020 tarihli dilekçesinde kira sözleşmesi ifadesinin sehven yazıldığını, aralarında sadece alt yüklenicilik sözleşmesi olduğunu, 23.07.2020 tarihli beyan dilekçesinde de iş makinelerinin 2016 Kasım sonlarına kadar kullanılarak şantiye alanına yakın bir bölgeye park edildiğini, daha sonra ise davalı tarafından izinsiz olarak park yerinden alınarak kullanıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dosyada yer alan 22.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda hak ediş özetlerine göre kiralamanın 24.10.2016 tarihinde sona erdiği, faturaların 2017 Mayıs ayına ait olup pompa kiti haricindekilerin bakım ve sarf malzemelerinden ibaret olduğu, dava dilekçesine ekli fotoğraflardaki piston keçesi, yürüyüş takımı onarımı ile alt ve yan sac panel onarımına ilişkin olmadığı, bu onarımları doğrular fatura ibraz edilmediği, makinenin nakliyesine ilişkin fatura da bulunmadığı,
hidrolik pompa hasarının olağan kullanım veya hidrolik sistemlerdeki bakımsızlıktan kaynaklanacak olup iş makinesinin kullanılıp kullanmadığının çalışma saati göstergesinin kayıt altına alınması ile mümkün olması ile dosyada 2016 Kasım -2017 Mayıs aylarına ilişkin saat göstergesi de bulunmadığından tespit yapılamayacağı; hasarların davalı tarafından yapıldığının tespit edilemediği, hidrolik pompa iç aksamının da 15-20 günlük kullanımda hasarlanmasının teknik olarak mümkün olmadığı kanaati bildirilmiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça iş makinesinin alt yüklenici sözleşmesinin sona erdiği 24.10.2016 tarihinden sonra davalı tarafından kullanıldığının ispat yükü kendisine ait olmasına karşın tanık beyanında bahsi geçen davalı şirket çalışanı tarafından söylendiği ifade edilen sözlerin kullanım şekli ve kullanım süresi yönünden kanaat oluşturmaya yeterli nitelikte olmadığı, bu iddianın ispat edilememesi sebebiyle kullanım bedeline ilişkin talebin yerinde olmadığı,
iş makinesine ait nakliye giderinin faturalandırılarak ispat edilmesi gerekirken ispat külfetinin yerine getirilmemesi sebebiyle talebin reddi gerektiği, ibraz edilen fatura içeriklerine konu hasarların davalı kullanımında meydana gelip gelmediğinin ispata muhtaç olduğu ve hasarların olağan kullanım neticesinde mi bakım eksikliğinden mi yoksa davalının kusuruyla mı meydana geldiğinin de ispat edilemediği,
tanığın kendisinin çektiğini belirttiği dava dilekçesine ekli fotoğraflardaki hasarların bilirkişi raporunda belirtildiği üzere hasarlarla uyumlu olmadığı ve davalı tarafından kullanım sona erdirilerek ilk park yerine iş makinesi bırakıldığında mevcut durumunun da fotoğraflanmadığı anlaşılmakla hasar talebine yönelik bilirkişi raporundaki tespitlerin hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olduğu, mahkemece rapor doğrultusunda karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/3481, K. 2026/59, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama