KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1013
- Karar no
- 2024/3116
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/01/2024
- Numarası
- 2023/583 2024/38
- Davanın konusu
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki davada mahkemelerce ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete borcu bulunmadığını, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... e syaılı dosyasında müvekkilinin eşi ... borçlu olduğundan dolayı müvekkilinin borçlunun eşi olmasından kaynaklı üçüncü şahıs olarak taraf gösterilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, dosya incelendiği taktirde müvekkilinin davalı şirkete borcu bulunmadığını, borçlunun eşi olma durumuna binaen dosyada taraf olarak gösterildiği tespit edileceğini, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile müvekkilinin aleyhine yapılan haciz ihbarnameleri, usulsüz tebligat nedeni ile ıttıla tarihinin 05.10.2022 tarihi olarak kabulünü ve bu tarih itibari ile tüm itiraz ve şikâyetlerinin kabul edilmesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin malvarlığına konulan hacizlerin de tebdiren kaldırılmasını talep ettiklerini, yine davalı şirket müvekkiline takibe ilişkin gönderilen haciz ihbarnameleri usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin haciz ihbarnameleri içeriğinden 05.10.2022 tarihinde haberdar olduğunu, bu nedenle ıttıla tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini,
dosyada müvekkiline veya yetkili kişiye tebliğ yapılmadığını, tebliğlerin müvekkilinin eski yerleşim yerine yapılmış olduğunu, müvekkilinin haberi olmadığını, yine müvekkilinin yokluğunda tebliğ muhtara yapıldığını, kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeden usulsüz bir şekilde tebliğ gerçekleştiğini, müvekkili 25.07.2022 tarihinden önce yerleşim yerinden taşındığını, adres değiştirme ve tescil işlemini resmi olarak 25.07.2022 tarihinde gerçekleştirdiğini, yapılan haciz ihbar tebliğatları eski yerleşim adresine yapıldığını, dolayısı ile yapılan tebligatlardan müvekkilinin haberdar olmadığını,
müvekkilinin eşinin kendi e-devletine girip dosyayı incelediğinde haberdar olduğunu, usul ve yasaya aykırı olarak yapılan tebligat neticesinde takip içeriğinden 05.10.2022 tarihinde haberdar olan müvekkilinin şirket ıttıla tarihinin 05.10.2022 tarihi olması sebebi ile ıttıla tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne ve yasal itiraz sürelerinin bu tarih itibari ile işlemesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalı şirkete borcunun bulunmadığını, eş olma durumundan kaynaklı taraf olarak gösterildiğini, yine icra dosyasındaki borçlu ...'nın eşi olan müvekkilinin herhangi bir alacağı bulunmadığını,
daha öncesinde ise söz konusu haciz ihbarnameleriyle ilgili olarak müvekkilinin hiçbir şekilde haberi bulunmadığını, eşlerin birbirlerinden alacağının bulunması da hayatın olağan akışına ters düştüğünü, müvekkilinin hiçbir şekilde bir yere borcu olmadığının müvekkilinin adına kayıtlı mal varlığından da anlaşılacağını, müvekkilinin mağduriyetinin bir an önce giderilebilmesi gerektiğini, malvarlığına konulan hacizlerin kaldırılması gerektiğini,
müvekkilinin daha fazla mağduriyetine yol açmaması için iş bu menfi tespit davasını açma zarureti hasıl olduğunu belirterek usulsüz tebligata ilişkin dava açılmış olduğunu ve istanbul 30. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/404 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davaya bakan İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesince, dava İ.İ.K.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. İhbarnamenin gönderildiği takip, davalı alacaklı tarafından, takip borçlusuna karşı kambiyo senedine istinaden yapılmış bir takiptir.
Bu itibarla ticari iş niteliğindeki takip dosyasından gönderilen ihbarnameye karşı açılan menfi tespit davasında Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Davaya bakan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istenmektedir.
01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı vermiştir. Dava, İİK 89/3. maddesi gereği davacıya gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar sayılı BAM Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin içtihadında, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin;
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiş ve kararlar arasındaki farklılık bu şekilde giderilmiştir.
Her ne kadar daha önceki kararlarda Dairemizce farklı yönde değerlendirme yapılmış ve aksi yönde kararlar verilmiş olsa da, güncel Yargıtay kararı Dairemizce de uygun bulunarak yapılan değerlendirmede, İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına ve görevli mahkemenin,
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, asliye hukuk mahkemesi olduğuna göre, davaya bakmak görevi İstanbul 46.Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/1013, K. 2024/3116, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama