KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2025
- Dosya no
- 2024/1918
- Karar no
- 2025/851
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/02/2024
- Numarası
- 2024/113 2024/111
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince, "...Davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik itirazını süresinde sunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığına dair yetki şartının belirlendiği dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı yazılı yetki sözleşmesi olduğu görülmekle, HMK 17. Maddesi gereğince ...kesin yetki kuralının mevcut olduğu buna göre davanın sözleşmeyle belirlenen yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekeceği..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...davada kesin yetki halinin bulunmadığı, sözleşmedeki yetki şartının HMK 17. maddesi uyarınca geçerli olmadığı anlaşılmış olup bu durumda genel yetki kuralı gereği inceleme yapıldığında davalının yerleşim yerinin Başakşehir/ İstanbul olduğu,
TBK 89. maddesi gereği yetkili mahkeme değerlendirmesi yapıldığında ise davacının yerleşim yerinin Esenler/İstanbul olduğu görülmekle her iki durumda da yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu..." gerekçesiyle yetkisizlik yönünde karar vermiştir.Bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir.
Bir kişinin esnaf sayılabilmesi için vergiye esas hasılat/satış unsuru yanında, iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Dosya kapsamından davacının ticari faaliyetinin esnaflık düzeyini aşar mahiyette olup olmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Ancak yetki sözleşmesi geçerli olmasa dahi, yetki mahkemenin tayini konusunda sonuç değişmemektedir. Şöyle ki.
6100 sayılı HMK'nın 19. maddesine göre, yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Davalı, süresi içinde ve usûlüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. Somut olayda ise davalı tarafca süresinde usulüne uygun bir şekilde yetki sözleşmesinde yazılı mahkemeyi yetkili mahkeme olarak göstermek suretiyle itirazda bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda, davalı tarafça süresi içerisinde usulüne uygun bir şekildre yetki itirazında bulunulduğu, mahkemece itiraz kabul edilerek yetki şartında yazılı mahkemeye yetkisizlik yönünde karar verildiği, taraflarca bu kararın istinaf edilmeyerek kesinleştiği ve davacı tarafın da kesinleşen yetkisizlik kararı ile yetkili mahkemenin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu benimsediği, kesin yetkinin bulunmadığı hallerde yetkisi kesinleşen adı geçen mahkemece resen yetkisizlik kararı verilemeyeceği anlaşılmakla yetkili mahkeme adı geçen mahkemedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/1918, K. 2025/851, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama