KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2024/2820
- Karar no
- 2025/1634
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/09/2024
- Numarası
- 2024/366 2024/589
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın Acentelik sözleşmesinde kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesince, taraflar arasında Acentelik ilişkisinin bulunmadığı, uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca görülmesi gerektiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
TTK Madde 102- (1) Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.(2) Bu Kısımda hüküm bulunmayan hâllerde aracılık eden acentelere Türk Borçlar Kanununun simsarlık sözleşmesi hükümleri,
sözleşme yapan acentelere komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan hâllerde vekâlet hükümleri uygulanır." şeklindedir.TBK madde 129- Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir.Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler.
Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez";TBK madde 128/1"Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen,bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." hükümlerini amirdir.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın buKanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Somut olayda davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan takipten dolayı menfi tespit talebinde bulunmuş olup davacının dava dışı ...
A.Ş. ile arasında satış temsilciliğine ilişkin Sözleşme bulunduğu, ...AŞ. tarafından alacağın davalıya temlik edildiği, davalı tarafından davacı hakkında takibe geçildiği, davacı ile dava dışı ...
AŞ. arasındaki satış temsilciliği kayıt formu sözleşmesinin sözleşmenin Acentelik sözleşmesi olarak nitelendirilenmeyeceği, davacının dava dışı şirket lehine sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığı, sadece ürünlerinin pazarlandığı, ayrıca davacının tacir olduğuna dair dosyaya yansıyan bir bilginin bulunmadığı anlaşıldığından davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırması gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/2820, K. 2025/1634, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama