KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/2497
- Karar no
- 2025/2846
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/09/2025
- Numarası
- 2025/515 2025/515
- Davanın konusu
- Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; mahkeme başkanının BAM kaldırma kararına karşı ikinci kez direndiği, direnme kararını hatalı bulduğuna dair beyanları ve karar içeriğinin gereksiz olduğuna dair görüleri sonrasında çekilme talebinde bulunduğu, direnme kararı ve tensipte diğer üye hakimlerinde bulunduğu ve oy birliği ile karar verildiği,
mahkeme başkanının çekilmesini gerektiren sebeplerin üye hakimler içinde oluştuğunu belirtilerek reddi hakim talep edilmiş Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması,
dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.HMK 41.maddesi red sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemiş ise red talebinin, reddi istenen hakim tarafından geri çevrileceğini düzenlemiş olup,
hakimin reddini talep eden tarafın red sebebine ilişkin mutlak bir ispat vasıtası olarak delil göstermesi zorunlu olmayıp, red sebebine ilişkin emareler de yeterlidir.Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. (Anayasa m.9) Hakimler görevlerinde bağımsızdır. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle hakimler önüne gelen uyuşmazlıkları kanuni çerçevesinde çözmek zorundadırlar.
Bu işlemi yaparken hakim bir olay ile ilgili kuracağı hükümle tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp hedefleyerek çalışmalı, kanunlardan aldığı güçle hareket etmelidir.
Hakim tarafların geçerli ve kanuni delillere dayanmayan soyut iddiaları karşısında başkalarına ve kendisine yabancı kalarak hukukun ne dediğini söyleme yetkisini kullanıp, yargılama işlemi ile yargı kararlarının kişisel görüş, inanç ve duyguların aracı olamayacağını, aksine hakimlerin yansız ve kanunlardan aldığı güçle adaleti sağlamaya çalıştığını davanın taraflarına inandırmalıdır.
Yargılama sırasında, taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması veya mahkeme hakiminin davanın taraflarından biri hakkında şikayette bulunması (suç duyurusunda bulunması) ...nın 36/1-d maddesindeki "davalı olmak" anlamında yorumlanamaz.
Suç duyurusunda bulunulması hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep olarak da düşünülemez.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, davalı vekili tarafından mahkeme başkanının BAM kaldırma kararına karşı ikinci kez direndiği, direnme kararını hatalı bulduğuna dair beyanları ve karar içeriğinin gereksiz olduğuna dair görüleri sonrasında çekilme talebinde bulunduğu, direnme kararı ve tensipte diğer üye hakimlerinde bulunduğu ve oy birliği ile karar verildiği,
mahkeme başkanının çekilmesini gerektiren sebeplerin üye hakimler içinde oluştuğunu belirtilerek reddi hakim talep edilmiş ve mahkeme başkanı 16.07.2025 tarihli çekilme talepli mütala yazısında, Bam dairesinin kaldırma karar içeriğinin hatalı olduğu, hukuk dünyasında karşılığı olmadığı ve gereksiz olduğu,
objektif çözüm sergileyemeyeceği bu nedenle çekilme talep etmişse de, istinaf mahkemesinin delil eksikliği nedeni ile verdiği kaldırma kararlarının kanun gereği kesin nitelikte olmasının yanında mahkeme başkan ve hakimlerinin yasada BAM kararlarına karşı direnme yolu öngörülmemiş olmasına rağmen kanuna aykırı olarak yapılan fiili direnmeler bakımından mahkeme başkan ve hakimlerince yasaya uygun olmayan ve kanuni yol olmayan bu aşamadaki beyanların ihsası rey niteliği taşımadığı, doğal hakim ilkesine aykırı olacak kanuna aykırı değerlendirmelerin yerinde olmadığı,
somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, mahkeme başkanı yukarıda beyan edilen gerekçelerle dosyadan çekilmişse de somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi- çekilme sebeplerinin bulunmadığı, ihsası rey gerekçesi ile çekilme talebinin kabulü isabetli olmamıştır.
Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2025/2497, K. 2025/2846, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama