İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2342 K.2025/166

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

Esas2023/2342Karar2025/166Tarih15 Ocak 2025Okuma11 dk · 2.200 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Ocak 2025
Dosya no
2023/2342
Karar no
2025/166
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/01/2023
Numarası
2015/315 Esas - 2023/25 Karar
Davanın konusu
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
15/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.200 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili banka... Şubesi müşterisi...'un hesabından bilgisi dışında internet bankacılığı aracılığıyla başka hesaba para aktarılması sonucu doğan 20.000,00 TL 'lik banka zararının müvekkili bankadan tahsili için... tarafından Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/355 esas sayılı doyası üzerinden Banka ve ...

AŞ aleyhine açılan davada tesis edilen 2011/151 Karar sayılı kararda davanın davacı banka bakımından kabulüne hükmedildiği ve Yargıtay kararı ile ... yararına bozulduğunu, bozma üzerine Aksaray 1 AHM 2013/295 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yeniden yargılama sonucunda davanın müvekkili banka yönünden kabulüne,...AŞ yönünden ise husumetten reddine hükmedildiğini, müvekkili aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılması üzerine icra dosyasına 44.407,41 TL ödeme yapıldığını, diğer taraftan,

konuya ilişkin olarak ... sayılı dosyası üzerinedn açılan davada tesis edilen 2011/645 karar sayılı kararda ...,...'a karşı hırsızlık suçundan cezalandırılmasına hükmedildiği, işbu sebeplerle müvekkili banka tarafından müşteriye ödenen 44.407,41 TL'nin icra dosyasına ödendiği tarihten tahsil edileceği tarihe kadar geçecek süreye ilişkin 3095 sayılı kanunun 2/2 md uyarınca hesaplanacak faiz,... ve diğer ferileriyle birlikte tahsilini talep ettikleri görülmüştür.Davalı ...

Şirketi vekili cevap dilekçesinde. Dava konusu bankacılık işlemi ile ilgili olarak Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki yargılama da bankanın tam kusurlu olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş bir hüküm söz konusu olduğu, işbu davada yeni bir iddia da ileri sürülmüş olmadığı,

bu nedenle davanın kesin hüküm itirazında bulunduklarını, işbu sebeple davanın reddini talep ettiklerini, söz konusu davada müvekkilinin davalı olma sıfatının olmadığını, zira müvekkilinin internet bankacılığı işlemlerinde güvenlik sağlama yükümlülüğü olmadığını, sebepsiz zenginleşen ve donadırıcılı, resmi evrakta sahtecilik eylemini gerçekleştiren kişi de tespit edilip diğer davalı olarak gösterildiğini, dava konusu, 44.407,41 TL lik ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebiyle işbu davanın davalılarından ...

Şirketi aleyhine açılmış önceki dava nedeniyle derdestlik itirazlarını sunduklarını, davalılardan ...şirketi aleyhine mahkemeniz ...

Esas sayılı dosyası açıldığı bu sebeple aynı konuda açılmış işbu davanın reddinin gerektiğini, aynı zamanda zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, bankacılık işlemlerinin güvenliğini sağlamak konusunda kendi yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı bankanın bu konuda yasal ve sözleşmesel hiçbir yükümlülüğü ve zenginleşmesi de olmayan müvekkili şirketten talepte bulunmasının mümkün olmayacağını, açıklanan nedenlerden dolayı kesin hüküm itirazları nedeniyle, müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı,

zamanaşımı itirazlarının kabulü, derdestlik itirazların nedeniyle ve haksız ve mesnetsiz davanın esas bakımından reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde.

Dava sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden açıldığını, müvekkili şirketin söz konusu olay nedeniyle zenginleşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu sebeple husumet itirazlarının bulunduğunu, bahse konu zenginleşme 2008 yılında gerçekleştiği işbu sebeple zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı banka bankacılık kanunu gereği müşterisinin mevduatını saklamakla ve akdin sonunda ödünç verilen parayı iadeye mecbur olduğundan gerekli önlemleri bizzat almakla sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını,

söz konusu olayda müvekkili şirketin eylemi ile zarar arasında illiyet bağının olduğu kabul edilmiş olsa dahi dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren 3. Şahsın fiili müvekkili şirketin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiğini, meydana gelen dolandırıcılık olayının faili ceza yargılaması ile de sabit olduğu üzere diğer davalı... iken huzurdaki davanın müvekkili şirkete yöneltilmesi hakkaniyet ve iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını, simkart başvuru işlemine konu sözleşmenin ... den celbi ile söz konusu sözleşme ekinde mevcut kimliğin incelenerek,

aldatma kabiliyeti üzerinde durulması gerektiğini, davacı bankanın talep ettiği rakam son derece fahiş olduğu, müvekkili şirketin söz konusu zararın tamamından sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, iddia olunan zararın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığından ve zararla müvekkili şirketin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın müvekkili açısından reddinin gerektiğini,

hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin eyleminin zarara sebebiyet verdiğine kanaat getirilmesi durumunda dahi 3. Kişinin ağır kusuru zarar ile fiil arasındaki illiyet bağını kestiğinden yine müvekkili şirketin herhangi bir kusurundan söz edilmeyeceğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı bankanın ... Şubesinin ... numaralı dava dışı...'un vadesiz hesabında bulunan 20.000,00 TL.'nın, 09.09.2008 tarihinde, 3.ncü kişilerce ... Bankası ...Şubesine virman edilmek suretiyle, iradesi dışında çekildiği, para çekme işleminin, ...'un .... numaralı cep telefonunun ... A.Ş.nin İstanbul'da bulunan ...

Bayisi tarafından iptal edilmek ve 3.ncü bir kişiye bu hatta bağlı yeni bir SİM kartının verilmesi suretiyle gerçekleştiğinin tespit edildiği, dava dışı... söz konusu paranın iadesi amacıyla, Aksaray l.nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/355 esas sayılı dosyası ile davacı banka aleyhinde alacak davası açıldığı, (Yargıtay Bozma ilamı sonrası) 2013/295 esas sayısı ile yeniden yapılan yargılama sonucunda, Sayın Mahkemenin verdiği kararla 20.000,00 TL.nin davacı bankadan tahsiline karar verildiği ve Mahkeme kararının temyiz incelemesi neticesinde kesinleşmesinin ardından, davacı bankanın, dava dışı...'a, Aksaray 2. nci ...

Sayılı ilamlı takibinde 44.407,11 TL. ödeme yapıldığı dosya kapsamında anlaşılmaktadır.

Alınan bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere; davacı bankanın kimlik doğrulama yöntemi olarak uygulamış olduğu tek kullanımlık SMS’le onay şifresi uygulamasının risklerini bilerek uygulamaya devam ettiği, daha güvenli olan e-imza veya mobil imza gibi güvenli yöntemlerin uygulanmamış olması sebebiyle gerekli tedbirlerin alınmasında özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebiyle ağır kusurlu olduğu,

davalı bayinin kimlik doğrulama hususunda gerekli özeni göstermediğine dair bir tespitte bulunulmamış ise de, söz konusu hattın sim kart değişikliği esnasında çalışır vaziyette olduğu görülmekte olup bayi tarafından bu kontrolün sağlanmadığı, sim kartı ile ilgili işlemler açısından gereken özeni göstermediği ve ...

A.Ş’ nin bayisini yeterince eğitmemek, bayisini iyi seçmemek ve olası kimlik sahteciliğine karşı ikincil doğrulama yöntemleri gibi gerekli teknolojik önlemleri almamakla abonesinin zarara uğramasına sebep olduğu, bu davalıların tali kusurlu olduğu,

sonuç olarak davacı bankanın %60, davalı ...in %20, davalı bayiin %20 kusurlu olduğu kanaatine varılmış, davalı ...'ın haksız fiili gerçekleştiren kişi olması ve hakkında verilen cezanın kesinleşmesi nedeniyle bu davalı yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden ise kusur oranları dikkate alınarak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davanın davalı...yönünden KABULÜ ile.

44.407,44 TL’nin11.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,Davanın ... A.Ş. yönünden KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, 8.881,48 TL’nin 11.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...

A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davanın ... A.Ş. yönünden KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, 8.881,48 TL’nin 11.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...

A.Ş. ‘den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde.

Mevcut bilirkişi heyet raporunun hatalı ve hukuka aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, kusur oranlarının tespiti yapılırken Davalı... yönünden değerlendirme yapılmadığını, emsal teşkil edecek hem İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin2014/1183 Es. ve 2019/709 K. Sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/4652 E. ve 2019/1536 K. sayılı ilamı bulunduğunu,davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması gerektiği sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde. Bayisini iyi seçmemek ve yeterince eğitmemek gerekçesiyle kusurlu bulması hukuka aykırı olduğunu, sorumluluğu bulunmadığı sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde.

Bahse konu dolandırıcılık eylemi 2008 yılında gerçekleştiği nedeniyle 2 yıllık zamanaşımı süresi 2010 yılı itibariyle dolduğundan davacı bankanın talebinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... istinaf dilekçesinde. Haksız yere ceza aldığını, kamera kayıtları olduğunu bu sebepten kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Haksız fiil iddiasına dayalı rucuan tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”.

Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları. Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre taraf vekillerinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2008/878 Esas, 2011/645K.

Sayılı dosyada sanık...'ın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu sebeple işbu davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Dosya kapsamından, dava konusu haksız eylemin aynı zamanda hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Bu suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesine göre ceza zamanaşımı süresi haksız eylem tarihinden dava tarihine kadar dolmamıştır... sayılı dosyasına 44.407,41 TL yapılan ödeme tarihinden dava tarihine kadar rucua tabi alacağın diğer davalılara karşı da zaman aşımı süresi dolmamıştır. Bu sebeple davalı ...

A.Ş. vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 13.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı bankanın %60, davalı ...'in % 20, davalı Bayiin %20 kusurlu olduğu tespit edildiği, haksız fiilden sorumlu ...'ın tam kusurlu olmasına göre gerekçeli kararın hükümle çelişik olması ve kararının infazında tereddüt yaratacak olması sebebiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin usulen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı ... Şirketi vekilinin, davalı ... ve ...

A.Ş. vekilinin ve davalı...'ın istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin usulen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yenidenyargılamayı gerektirmediğinden, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın Kabulü ile 44.407,44 TL tazminatın (davalı ...

Şirketi 8.881,48 TL'sinden ve davalı ... ve ... A.Ş. 8.881,48 TL'sinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 11/06/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı... Şirketi vekilinin, davalı ... A.Ş. vekilinin ve davalı ...' ın istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile.

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/315 Esas 2023/25 Karar sayılı 12/01/2023 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda. 3- Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın KABULÜ ile 44.407,41 TL tazminatın (davalı ... Şirketi 8.881,48 TL'sinden ve davalı... A.Ş.

8.881,48 TL'sinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 11/06/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin. 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL başvurma ve 3.033,47 TL karar harcı olmak toplam 3.648,87 TL harcın (davalı ...

Şirketi 729,77 TL'sinden ve davalı... A.Ş. 729,77 TL'sinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan toplam 4.280,00 TL (uyapta kayıtlı) yargılama giderinin (davalı ... A.Ş.

856,00 TL'sinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3) ve 13/(1). maddelerine göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin (davalı ... Şirketi 6.000,00 TL'sinden ve davalı ... A.Ş.

6.000,00 TL'sinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.033,47 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 758,36 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.275,11 TL harcın davalı ...' dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 606,69 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 426,79 TL harcın davalı ...

Şirketi'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,5/d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 606,69 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 758,40 TL'den mahsubuyla fazla alınan 151,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde...

A.Ş.'ye iadesine, 5/e-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5/f-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 206,60 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 698,60 TL yargılama giderinin (davalı ... Şirketi 139,72 TL'sinden ve davalı ... A.Ş.

139,72 TL'sinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5/g-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi,

harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

15/01/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2342, K. 2025/166, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2342
Karar No
2025/166
Tarih
15 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2023/2365 K.2025/10
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/2410 K.2025/155
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2410 K.2025/168
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2412 K.2025/169
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2883 K.2025/121
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2924 K.2025/125

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.