KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Dosya no
- 2023/284
- Karar no
- 2024/2128
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/12/2022
- Numarası
- 2018/637 Esas - 2022/1131 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/06/2024
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 30/09/2015 ödeme tarihli, 21.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından çekin bedelsiz ve hakkında ödemeden men kararı olduğunu bildiği halde bu çeke dayanarak Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1417 D.iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, haciz kararının Samsun ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile hemen uygulandığını, müvekkilinin işbu haciz sebebiyle bir çok icra takibine maruz kaldığını, tüm ticari hayatının sona erdiğini, aile düzenin dağıldığını, haciz olayının duyulması üzerine kredi kullandığı tüm bankaların kredi sözleşmelerini kat ettiğini, müvekkili aleyhine icra takipleri başlandığını, müvekkilinin haksız ihtiyati haciz ve işbu ihtiyati haczin sebep olduğu icra takipleri sebebi ile uğradığı ve halen devam eden müspet zararları için şimdilik 10.000,00 TL'nin, menfi zararlar için şimdilik 10.000,00 TL'nin,
müvekkilinin maneviyatının ve aile düzeninin bozulmuş olması sebebiyle 30.000,00 TL manevi zararlarının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "...Davaya dayanak olan Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1417 D.iş sayılı dosyasında verilen 14/12/2015 tarihli ihtiyati haciz kararına davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine 13/01/2016 tarihinde mahkemece itirazın reddine karar verildiği, temyiz masrafları yatırılmadığı için de 11/03/2016 tarihinde temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği..., davanın müspet zarar, menfi zarar ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, tazminat koşullarının bulunduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 818 sayılı BK’nın 49. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 58.maddesi) koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır.
Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d), (Emsal Yargıtay 4. HD nin 24.10.2018 gün ve 2016/9599 E - 2018/6494 K. Sayılı ilamı).
Somut olayda davaya sebep ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, icra takibinin dava tarihinde iptal edilmediği ve derdest olduğu, ihtiyati hacze yönelik itirazın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, davacı tarafından söz konusu takip hakkında davalı alacaklıya karşı menfi tespit kararı alınmadığı, anlaşılmaktadır. Bu durumda haczin haksızlığı sabit olmadığına göre davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir.
Bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
05/06/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/284, K. 2024/2128, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama