KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Dosya no
- 2023/3779
- Karar no
- 2025/2231
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/07/2023
- Numarası
- 2023/184 Esas - 2023/622 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 03/06/2025
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Davalının davacı şirketten 01/05/2017 tarihinde bir kıyafet aldığını, hemen aynı anda isteği üzerine elbise üzerinde istediği rütuşlar için tadilat fişi düzenlendiğini, 08/05/2017 tarihinde de yeniden daraltma için başvuran müşterinin bu talebinin bedel istenmeden yerine getirildiğini, davalının kıyafeti aldığını ve kullandığını, kıyafeti kullandıktan sonra düzgün tadilat yapılmadığı iddiasıyla davacı şirkete iade etmeye çalıştığını, müşteri memnuniyetini önde tutan davacı şirketin elbiseyi üretici firmaya gönderdiğini, üretici firmanın müşteri hatası cevabı iletildiğini ve istenilen paranın iadesi talebinin reddedildiğini,
davalının Gaziosmanpaşa İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, 16/08/2018 tarihli karara göre davalının haksız bulunduğunu, davalının şikayet sitelerine başvurduğunu, asılsız ithamlarla davacı şirketi karaladığını ve sosyal medya üzerinden firmanın dolandırıcı ve sahtekar bir firma olduğu yönünde hakaretler ve tacizlerde bulunduğunu belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde.
Öncelikle yetki itirazının olduğunu, dosyaya bakmakla görevli mahkemenin Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı şirketten kardeşinin 13/05/2017 tarihindeki Tarsus'daki nikahına ve 14/05/2017 tarihinde Malatya'da annesi için okunacak mevlütte giyinmek üzere 01/05/2017 tarihinde aldığı abiye kıyafette kolların bol olması, göğüs kısmındaki ten rengi tülün kaldırılarak siyah kumaş geçirilmesi ve kollarda daraltmanın yapılması gerektiği için tadilata alındığı, talebi olmadığı halde bedenin 2 cm genişletilmesi, kolların daraltılmaması,
göğüs kısmındaki sarı tül çıkartılmadan siyah kumaş geçirilerek iğrenç bir hale getirildiğini, 11 Mayıs sabahı yola çıkacak olması sebebiyle yapılan hatanın hemen düzeltileceğinin iletilerek 10/05/2017 tarihinde ürün teslimatı için davet edildiğini, yeniden denediği kıyafette bu sefer bedenin 3 cm daraltıldığını, göğüs dekoltesindeki siyah tülde fazlalık olduğunu, ... hanımın göğüsteki fazlalığı el dikişiyle telleyerek düzelttiğini, bedende yapılan 3 cm daraltmadan kaynaklı fermuarı tek başına kapatamayınca 2 kişi desteğiyle zorla kapatıldığını,
Tarsus'ta abiyeyi kullanmayacağını söylediğinde ... hanımın bir sıkıntı olmayacağı ve bir kişinin yapdımıyla kapatabileceğini, problem yaşadığı takdirde İstanbul'a döndüğünde yardımcı olacaklarını söylediğini, ürünü aldığını, düğün günü fermuarı 3 kişinin yardımı ile kapatamadıklarını, terziye giderek destek almak istediklerini ancak terzinin de çözüm bulamadığını, bu durumdan babasını da aşırı strese soktuğunu, kalp ve şeker hastası olan babasının stresten şekerinin yükseldiğini, İstanbul'a dönüşte firmaya durumu ilettiğini, yardımcı olunmayınca şikayetvar ve BİMER üzerinden şikayetlerde bulunduğunu,
bu şikayetler üzerine firma sahibinin irtibata geçerek davet ettiğini ve durumu anlatınca mağaza müdürüne abiyeyi faturasıyla ve belgelerle teslim almasını ücretin de hesabına iade edilmesini söylediğini, abiyeyi, faturayı ve tadilat fişlerini bir sonraki gün teslim etmesine rağmen net cevap vermeyen firmaya sosyal mecradan yazdıkları doğrultusunda 29/06/2019 sonrasında whatshapp üzerinden imzasız haliyle fabrikadan gelen elbisenin kullanıldığını, pudra lekelerinin olduğunu, yırtıkların oluştuğuna dair imzasız kaşesiz bir yazı iletildiğini, ücret iadesi yapılmadığı gibi ürünün de iade edilmediğini,
tüketici hakem heyetine babası tarafından tüm dokümanlar ve dilekçesiyle şikayetini ilettiğini, 04/06/2017 tarihinde firma sahibi ...'in bedeli ödeyeceklerini söylemesine rağmen bedelin tarafına iade edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince.
"Her ne kadar davacı tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; sosyal medya paylaşımlarının incelenmesinde müşteri deneyimi olarak müşteri penceresinden yapılan paylaşımlar mahiyetinde olduğu, paylaşımlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde eleştiriyi aşan kaba sözlerin bulunduğu ancak bu sözlerin davacının şirketin onur ve saygınlığına bir saldırı olarak değerlendirilemeyeceği, paylaşımların davacının ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından davanın reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karar karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Müvekkilinin köklü bir şirket olduğunu, davalının müvekkilini dolandırıcılıkla itham ederek hakaret ettiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir.
Dava konusu olayda, davalının satın aldığı kıyafetle ilgili karşılaştığı sorunlar sebebiyle sosyal medyada paylaşımda bulunarak eleştirilerini gündeme getirdiği, davacının kişilik hakları v eticari itibarının ihlal edilmediği ve kullanılan ifadelerin düşünceyi açıklama özgürlüğü sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3779, K. 2025/2231, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama