KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Dosya no
- 2024/63
- Karar no
- 2024/246
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/12/2019
- Numarası
- 2018/144 Esas - 2019/1096 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/01/2024
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 29.02.2016 tarihinde ... Mah. ... Sok. No:..
Önü Kadıköy-İstanbul adresinde, davalı şirket tarafından yapılan inşaat kazı çalışmaları esnasında müvekkil şirkete ait altyapı tesislerinin hasara uğratılmış olduğunu, söz konusu hasar sebebi ile müvekkil şirketin 6.461,32 TL maddi zarara uğradığını, zarara ilişkin delillerin ve olay yeri fotoğraflarının dosyaya sunulduğunu, hasarın müvekkil şirket taşeron firması tarafından giderildiğini, alacağın rızaen tahsili mümkün olmaması sebebi ile işbu davanın açıldığını beyan ettiğini, delillerini sunduğu ve belirtilen zararın avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Müvekkil firmanın 14.03.2016 tarih ve ... hasar nolu dosya kapsamında dava dışı ... TV ve ... AŞ.' ye 2.133,40 TL' lik hasar ödemesini yapmış olduğunu, davacının aynı hasar için daha sonra hasar raporu düzenleyerek farklı bir hasarmış izlenimi yaratmaya çalıştığını ve daha yüksek meblağda mükerrer ödeme talebinde bulunduğunu, gerçekte tek bir hasar olduğunu ve hasar tarihinin ne ...
AŞ' nin belirttiği gibi 02.02.2016 ne de davacı firmanın belirttiği gibi 13.03.2016 olmadığını, iddia edilen hasar tarihinin 01.02.2016 olduğunu, davacının mükerrer tazminat talebinin haksız ve yersiz olduğunu, davacının hasar miktarının son derece fahiş olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan faturaya göre özellikle bazı miktarların son derece dikkat çekici olduğunu, 1.002,59 TL' lik nakliye ücretinin nasıl hesaplandığının belli olmadığını, 1.393,65 TL' lik 90 metre kablo bedelinin belirtilen hasar tutarı ile orantısız olduğunu,
yine 249 metrelik ve 847,18 TL tutarındaki kablo muhafaza borusunun 90 metrelik kablo için kullanılmasına imkan olmadığını, faturada belirtilen 3.000,00 TL işçilik ücretinin 2016 yılı için 2 işçinin 1 aylık toplam asgari ücretinden bile fazla olduğunu ve kabul edilemeyeceğini beyan ettiklerini, davacının dosyaya sunmuş olduğu fatura kapsamındaki tüm bedellere itiraz ettikleri, kendilerine ödeme talebi içeren herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacının kendilerine göndermiş olduğu 30 Mart 2017 tarihli maildeki hasar adresi ile herhangi bir ilişiklerinin bulunmadığını kendilerine bildirdiklerini, açılan bu davanın temelsiz olduğunu,
tamir edildiği iddia edilen hasara ilişkin açıklanması gereken bir çok husus olduğunu, bu kapsamda davanın usulden ve esastan reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Davanın KABULÜ ile. 6.461,32 TL hasar bedelinin olay tarihi olan 29.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan alınarak davacı tarafa verilmesine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde. Talebin mükerrer olduğunu, miktarın fahiş hesaplandığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı zararının gerçek zarar ilkesine göre hesaplanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu,
mükerrer ödeme iddiasının dava dışı firma zararı ile ilgili ödeme olup talebin mükerrer olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
24/01/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/63, K. 2024/246, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama