KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/932
- Karar no
- 2024/1047
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/01/2024
- Numarası
- 2024/18 Esas - 2024/28 Karar
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- İstinaf karar tarihi
- 20/03/2024
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili şirket ortağı ...'ın, ...
Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin münferiden temsil yetkisine haiz olduğunu, aynı zamanda Şirket Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, 03/01/2024 günü 10:00 - 12:00 saatleri arasında faili meçhul şüphelilerin müvekkili şirket adına kayıtlı sabit telefonlar üzerinden müvekkil şirketi arayarak şirket yetkilisi ... ile görüştüğünü ve kendilerini banka personeli olarak tanıttıktan sonra, bankada alt yapı çalışmaları yapıldığını, bazı sistemlerinin değiştiği ve bazı bilgilerin güncellenmesi gerektiği konularında müvekkil şirket yetkilisi ...'ı aldattıklarını, şüphelilerin; kendilerinin ...
Bankası A.Ş.'de görevli sıfatıyla müvekkilini aradıklarını, banka alt yapısının değiştiğini bu sebeple müvekkilinin bazı bilgileri onaylaması gerektiğini söylediklerini, sistem üzerinden birkaç işlem yapıldığını ve işlemin başarılı olduğunun söylenmesi üzerine telefon görüşmesinin bittiğini, aynı gün ilk telefon aramasından dakikalar sonra, bir diğer Faili Meçhul şüphelinin; ...
Bankası A.Ş.'den aradığını, yine önceki Faili Meçhul Şüphelinin beyanlarına birebir olarak alt yapının değiştiğini ve gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini beyan edip müvekkilin bazı bilgileri doğrulaması gerektiğini söylediğini, yine aynı gün bir diğer Faili Meçhul şüphelinin ...'dan aradığını ve bir takım güncellemeler yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkilin çalıştığı başka bankaların da güncellenebileceğini, bu sebeple hangi bankalarla çalıştığının sorulması üzerine müvekkilinin ... ile çalıştığını da beyan ettiğini, son konuşma anında, müvekkili ...'ın ardı ardına farklı şüpheliler tarafından arandığını,
hepsinin aynı cümleleri kurması üzerine bir de çalıştığı varsa diğer bankaların da sorulmasıyla şüphelenerek telefonu kapattığını, sonrasında ... Bankası A.Ş. Müşteri hizmetleri ile görüştüğünde ... Bankasında bulunan; ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olarak şirket adına, ... Caddesi Şubesinde, ... Müşteri Numaralı, Beyoğlu Vergi Dairesine ... vergi numarası ile kayıtlı, ... IBAN numaralı dolar hesabı İle yine, ...
Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olarak şirket adına, Karaköy Şubesinde, Beyoğlu Vergi Dairesine ... vergi numarası ile kayıtlı, ... BAN numaralı TL hesabından çeşitli referans numaralarıyla, olay günü 10:19 ila 11:36 saatleri arasında, faili meçhul şüphelilerin müvekkil şirket hesabındaki parayı peyderpey Karşı Taraf ... İletişim İmal. İhr. San. Ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı, ... IBAN numaralı TL hesabı ile ...
IBAN numaralı dolar hesabına TL ve Dolar olarak aktardıklarını, bu suretle şüphelilerin müvekkili şirkete ait paraları hukuka aykırı şekilde Karşı Taraf hesabına geçirerek hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerini, dekontları sunduklarını, söz konusu hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin olarak T.C.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu bildirmiş, müvekkiline ait 1.639.999 TL değerinde TL ve Amerikan Dolarının müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında Karşı Taraf hesabına aktarılması neticesinde Karşı Taraf ... İletişim İmal. İhr. San. Ve Tic.
A.Ş.'nin taşınır ve taşınmaz her türlü malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması için Mahkememize müracaat etmek gerektiğini bildirmiş, talebin kabulüyle tebligat ve duruşma yapılmaksızın borçlunun taşınır ve taşınmaz her türlü malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya mahkemenizin takdir edeceği teminat mukabili ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...İhtiyati hacze konu alacağın varlığı ve miktarı yapılacak yargılama sonucun da belirlenecek olup, tek taraflı olarak düzenlenen para transferlerini gösterir dekontlar yaklaşık ispata elverişli olmadığından İİK 258 maddesi uyarınca koşulları bulunmayan ihtiyacı haciz talebinin reddine ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İhtiyati haciz koşullarının bulunduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız eylemden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK 257 maddesi; ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya 3. şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu takiplerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.'' hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/5074 Soruşturma Numaralı dosya ile Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/254 Soruşturma numaralı dosyalarının derdest olmasına göre İİK.m.257 vd. maddesinde belirtilen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı, bu nedenle mahkemece ihtiyati haciz istemin reddine karar verilmesi doğru olduğundan istinaf istemi yerinde değildir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
20/03/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/932, K. 2024/1047, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama