KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi Dosya No 2019/1061
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Karar no
- 2020/260
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2017
- Numarası
- 2015/1272 Esas- 2017/972 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
01/11/2015 günü müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde müvekkilinin desteği ... vefat ettiğini, müvekkilinin eşinin vefatı nedeniyle oldukça zor duruma düştüğünü beyan ederek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılaması neticesinde “2918 Sayılı Kanunda maddi tazminatı düzenleyen 90. maddede, maddi tazminatın Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine göre belirleneceğinin hüküm altına alındığı,yasada sigorta genel şartlarına atıf yapılmadığı,
her ne kadar sigorta genel şartları poliçenin eki olarak kabul edilse de, kaza, dava ve poliçe tarihi itibariyle kanunda yer almayan bir konuda genel şartlarla sınırlama getirilmesinin ve sözleşmeye taraf olmayan hak sahibi üçüncü kişilerin haklarının kısıtlanmasının hukuken mümkün olmadığı” gerekçesiyle davacının,
destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle 60.293,58 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde sair istinaf itiraz nedenleri ile birlikte rizikonun yeni genel şartlar gereğince teminat dışı bırakıldığını ifade ederek istinafen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.Dava, davalı ... şirketi tarafından teminat altına alınan araçın sürücüsü olan destek şahsının vefatı nedeniyle kusuruna isabet eden destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkindir.Yargıtay 17 H.D.nin 2017/3610E.
2018/4373 K. sayılı kararında 1.6.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına ilişkin hükümlerin, 6704 sayılı yasa ile KTK'da yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği 26.04.2016 tarihinden itibaren değil, genel şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanacağına hükmetmiş bulunmaktadır.
Gerçekten de KTK'nın 90 maddesinde, tazminatın biçim ve kapsamının Borçlar Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümleri doğrultusunda belirleneceği öngörülmüş iken; bu maddede, 6704 sayılı yasa ile değişikliğe gidilerek tazminatların bu kanun ve bu kanuna göre hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu düzenlenmiştir. Bu madde hükmü esasen aynı zamanda zımni bir yürürlük hükmüdür.
Zira, atıf yapılan genel şartlar, işbu yasal düzenlemeden önce yürürlüğe girdiğine göre, madde hükmünün yürürlüğü, genel şartların yürürlük tarihine uzanacak şekilde, bir başka deyişle, madde hükmü, geriye etkili hüküm doğuracak biçimde düzenlenmiş olmaktadır.İşbu değerlendirmeler doğrultusunda somut olay ele alındığında, kazaya sebebiyet veren araca ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin tanzim tarihi 03.07.2015 olup;
bu tarih 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından sonradır.Bu durumda davalının sorumluluğunun kapsamı davaya konu trafik kazasından önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmesi gerekirken 2918 sayılı Yasanın 92. maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih esas alınarak önceki yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatları uyarınca karar verilmiş olması doğru değildir.Buna yönelik istinaf itirazı yerindedir.Yukarıda açıklandığı üzere somut olaya uygulanacak genel şartların A.6.
maddesinin (d) bendinde "...destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin" teminat dışı kaldığı açıklanmıştır.Yine genel şartların A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak ''üçüncü kişinin ölümü'' dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır.
Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir.Somut olayda, destek şahsı olan ... plaka sayılı aracın işleteni ve sürücüsü olan ... yakınlarının üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi davada destek şahsının kusuruna isabet eden destek tazminatı talebinde bulunulduğuna göre riziko trafik sigortası kapsamında bulunmamaktadır.O halde davanın reddine karar verilecek yerde aksine gerekçelerle yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi isabetli değil ise de,
bu hal yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ötürü, HMK. nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkındaki kararla ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/1061, K. 2020/260, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama