KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2020
- Dosya no
- 2019/1118
- Karar no
- 2020/515
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2017
- Numarası
- 2014/806 Esas- 2017/663 Karar
- Davanın konusu
- Tasarrufun İptali (İİK 277 ve Devamı
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...
Sanayi Limited Şirketine kredi kullandırdıklarını, davalılar ... ve ...'in kredi sözleşmesinin kefili olduklarını, diğer davalıların borçlulardan gayrimenkullerini devralan davalılar olduğunu, davalıların icra takibindeki borcun tahsilini engellemek amacıyla muvazalı olarak tasarrufları gerçekleştirildiğini, tasarrufların iptaline tabi olduğunu, davalılar arasında yapılan tasarrufların iptali ile alacağın tahsil yetkisi verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi; dosyanın 23/11/2011 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve 22/02/2012 tarihinde yenilendikten sonra 22/06/2016 tarihinde dosyanın yeniden işlemden kaldırıldığı, HMK 320/4 maddesi gereği "basit yargılama usulüne tabi davalarda dosya yenilendikten sonra takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği" hükmü gereği, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davaya vekil oldukları günden itibaren davayı takip ettiklerini, dosyanın karar aşamasında olduğunu, mazeretlerinin gerçek ve yasal olduğunu, dosyanın ek rapor için bilirkişi de olması sebebi ile UYAP'tan yapılan kontrolde de dosyanın gelmemiş olduğunu gördükleri için mazeret sunduklarını, mahkemenin mazereti belgelendirmek için süre vermesi gerektiğini, duruşmaya iştirak etmemiş olmalarının yargılamada bir gecikmeye sebebiyet vermediğini, bu aşamaya kadar geçirilen safahat ve verilen emeğin açılmamış sayılma kararı ile hakkaniyet ve adalete aykırı şekilde olacağını,
usul kurallarının kanunun amacına uygun olarak kullanılması, davanın reddi için bir araç sayılmaması gerektiğini beyan etmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 22/06/2017 tarihli mazeret dilekçesi incelendiğinde; mesleki mazereti sebebi ile duruşmaya katılmayacağı ve dosyanın bilirkişiden dönüşünün beklenmesine karar verilmesini talep ettiği, aynı tarihli duruşma zaptında dosyanın bilirkişiden geldiğine yönelik mahkeme tespiti bulunmadığı, UYAP'tan yapılan kontrolde de duruşma öncesinde ek raporun dosyaya girmiş olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin mazeretini istinaf dilekçesi ekinde belgelendirdiği, bilirkişi ek raporunun dönüşü beklenilirken davacı vekilince bildirilen mazeretin kabul edilebilir olduğu ve yargılamayı uzatma amacı taşımadığı anlaşıldığından,
salt mazeret belgelendirilmediğinden mazeretin reddine ve giderek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/5. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/1118, K. 2020/515, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama