KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2020
- Dosya no
- 2019/1167
- Karar no
- 2020/3788
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2017
- Numarası
- 2015/220 Esas - 2017/1091 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 03.11.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili motosiklet sürücüsü ...'nın yaralandığını, kaza tutanağında motosiklet ile çarpışan ... plakalı traktörün ZMS sigortası bulunmadığını, bu sebeple meydana gelen zararın ... tarafından karşılanması gerektiğini,
kaza sonucunda %97 oranında malul hale gelen müvekkilinin uğradığı maddi zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğiini belirtilerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...'nın sürekli iş göremezliği dolayısıyla 500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava açılması için iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ehliyetsiz araç kullandığını ve asli tam kusurlu olduğunu, kask kullanmadığını, sorumluluğun kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine, avukatlık ücreti dâhil her türlü yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi; davacının davasının reddine karar vermiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hatalı ve eksik olduğunu, yapılacak yeni yargılama ile olaya bizzat tanık olan çoban ...'ın dinlenilerek gerçek kusur durumlarının tespit edilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklı maluliyet nedeniyle tazminat taleplidir.
Davaya konu 03/11/2011 tarihli trafik kazası ile ilgili ceza yargılamasında karşı araç (... plakalı traktör) sürücüsü sanığın (dava dışı traktör sürücüsünün) kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ceza Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu ile eldeki davada yargılama yapan Mahkemece aldırılan rapor arasında çelişki bulunması sebebiyle İTÜ Makine Mühendisliği Bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulan bilirkişi heyeti raporu ile kusur belirlenmesi yapılmıştır.
Hükme esas alınan bu bilirkişiler kurulu raporunda olaya ait fotoğraflar, krokiler ve tüm önceki raporlar değerlendirilmiş, tartışılmış, raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Öte yandan, davacı tarafça dava dilekçesinde tanıktan söz edilmediği gibi delil olarak bildirilmemiş, bilirkişi raporuna itirazda, "ceza soruşturması dosyasında jandarmaya ifade veren tanık çobanın beyanlarının ceza dosyasındaki kusur belirlenmesinde dikkate alınmadığı" ifade edilmiş, katılan sıfatıyla temyiz başvurusunda bulunulurken kusura itiraz edilmiş ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesince dava dışı traktör sürücüsünün kusursuz olduğu kabul edilerek temyiz başvurusunun reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Bu itibarla, tanık dinlenilmesi talebinde bulunulan yargılama aşamasına, hükme dayanak yapılan bilirkişiler kurulunca düzenlenen raporun içeriğine, raporda dosyadaki ve ceza yargılamasındaki tespitler ve raporlar ile davacı tarafın kusura ilişkin itirazları etraflıca irdelenerek dosya içeriğine uygun olduğu değerlendirilen sonuca ulaşılmış olunmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/1167, K. 2020/3788, 15 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama