KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Dosya no
- 2019/1592
- Karar no
- 2020/4352
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/02/2018
- Numarası
- 2015/219 (E) - 2018/118 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.779 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dilekçesinde özetle; davacılardan ... eşi, küçük ... babası, ... ve ... oğlu ve ... kardeşi olan ...
25/05/2013 tarihinde sevk ve idaresi altında bulunan ... plakalı motosiklet ile davalılardan ... maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini belirterek müteveffanın eşi çocuğu ve anne babası olan davacılar bakımından destekten yoksun kalma tazminatı ile eşi ... için 100.000,00 TL, oğlu ... için 25.000,00 TL, baba ... için 25.000,00 TL, anne ... için 25.000,00 TL, kardeşi ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 195.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;
davacı ... için 96.594,99 TL (sigorta şirketi bakımından poliçe limitinde bakiye kalan 45.353,92 TL ile sorumlu olacak şekilde) destekten yoksun kalma tazminatı; davacı ... için 24.114,89 TL (sigorta şirketi bakımından poliçe limitinde bakiye kalan 11.322,58 TL ile sorumlu olacak şekilde) destekten yoksun kalma tazminatının kararda belirtilen tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline.
1.000,00 TL cenaze ve defin giderinin (sigorta şirketi bakımından poliçe limitinde bakiye kalan 411,06 TL ile sorumlu olacak şekilde) davalılardan tahsiline; davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile müteveffanın eşi olan davacı ...
30.000,00 TL, oğlu olan davacı ... için 20.000,00 TL, müteveffanın annesi olan ... için 20.000,00 TL, müteveffanın babası olan ... için 20.000,00 TL, müteveffanın kardeşi olan ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte gerçek kişi davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından takdir edilen tazminat miktarlarının hakkaniyetli olmadığı, düşük kaldığı belirtilerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili yargılama giderleri bakımından sorumluluk miktarıyla orantılı bir şeklide karar verilmiş iken vekalet ücretine hükmedilirken bu hususun gözetilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Karara karşı davalı ... vekili tarafından tebligatların usulsüz olması nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, ancak bilirkişi raporlarının tebliği üzerine davadan haberdar olduğunu, müvekkilinin aracına arkadan çarpıldığı halde bu hususunun göz ardı edildiğini, motosiklet sürücüsünün kati ölüm nedeninin araştırılmadığını,
trafikçe karartılan mobese kayıtları ile saklanan kask kamerası kayıtlarının dosyaya girmediğini, motosiklet sürücüsünün sürücülük becerilerinin araştırılmadığını, sürücünün geçmişi ve trafik cezaları yönünden inceleme yapılmadığını, kasko sigortası olduğu halde buna ilişkin araştırma yapılmadığını, ceza dosyasının kesinleşmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi.
İstinaf aşamasında Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/7499 E - 2019/6893 K sayılı kararıyla kesinleşen Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/121 E - 2015/216 K sayılı kararı gereği davalı araç sürücüsünün taksirle ölüme sebebiyet vermekten ötürü teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği,
ceza mahkemesince kusur raporları arasındaki çelişki giderilmek suretiyle alınan ve benimsenen Adli Tıp Kurumu ve İTÜ Öğretim Üyelerinden alınan bilirkişi raporları doğrultusunda araç sürücüsünün sola manevra yapmadan önce gerisinden gelmekte olan ve sol şeritte seyir halinde olan araçları yeterince kontrol etmeden sola manevra yaparak şerit değiştirmesi neticesinde gerisinden gelmekte olan müteveffaya ait motosikletin istikamet şeridini kapatarak kazanın meydana geldiği, giderek araç sürücüsünün tamamen, müteveffanın ise kusursuz olduğu kabul edilmek suretiyle sanığın cezalandırılması cihetine gidildiği,
eldeki dava dosyası üzerinden alınan kusur raporunda da kabul edilen vakıa ve bildirilen kusur durumunun aynı yönde olduğu karşısında kusura ilişkin itirazların yerinde olmadığı, davalının yargılama sürecine etkin bir şekilde katılmasına imkan tanındığı, hukuki dinlenilme hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı,
sair eksik araştırmaya dayalı itirazların davanın halline etki eden hususlar teşkil etmediği karşısında istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilimştir.2-Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi Tarafların tespit edilen mali sosyal durumuna göre müteveffanın kaza tarihinde 36 yaşında olduğu, eşi ve bir oğlunun bulunduğu, kaza tarihinden yaklaşık 5 yıl kadar önce evlendiği, davacı ... muhasebeci olup geçimini bu şekilde sağladığı, davacı ... firma sahibi olup 5.000,00 - 6.000,00 TL arası kazancının bulunduğu,
bilgisayar programcısı olan müteveffanın bordrosuna göre 1.088,00 TL net ücret aldığı, davalının TAKBİS kaydına göre arsa, işyeri ve meskenlerden oluşan taşınmaz malvarlığı bulunduğu, kazada müteveffanın kusurunun bulunmadığı, davalının ise tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, genç yaşta eşini kaybeden davacının ve çok küçük yaşta yetim kalan davacı ... ile yine genç yaşta çocuklarını kaybeden anne baba davacılar ile davacı kardeşin bir ömür boyunca bu acıyı çekecekleri gerçeği karşısında kusur durumu, tarafların mali ve sosyal durumu,
paranın alım gücü ve hak ve nesafet ilkesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerindedir.
3-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: Davalı için hükmedilen yargılama giderleri bakımından sigorta bedelinin tazminata olan oranı dahilinde düzenleme yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketinin vekalet ücretinden tamamen sorumlu olacak şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerindedir.4-HMK'nın 353/1-b/2. maddesinde yargılamada eksiklik olmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilmesi durumunda düzeltilerek yeniden karar verileceği düzenlenmiştir.O halde gerekçeli kararın 3 nolu bendinde açıklanan ilke ve esaslar nazara alınarak davacı eş için 60.000,00 TL, davacı çocuk ... için 25.000,00 TL, davacı anne baba için 25.000,00'er TL, davacı kardeş için 20.000,00 TL manevi tazminat takdir edierek, vekalet ücreti bakımından da hükmedilen miktarların oranı doğrultusunda karar verilerek ve kesinleşen hususlar aynen tekrar edilerek hüküm kurmak gerekmiştir.
Son olarak, davacılar ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davasının, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme nedeniyle borcun sona ermiş olması nedeniyle bu davacılar tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının ayrı ayrı reddine karar verilecek yerde bu talepler bakımından olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması doğru değil ise de, bu davacılar bakımından dava reddedilmiş gibi hükümde vekalet ücretine hükmedildiğine göre, hüküm kurulması unutulan bu talepler bakımından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/1592, K. 2020/4352, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama