KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1012 E. Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/594 E.
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2019
- Dosya no
- 2019/258
- Karar no
- 2019/825
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/07/2017
- Numarası
- 2015/545 Esas - 2017/570 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
- Dava
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan
- Dava
- Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.869 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
11/05/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile seyir halindeyken sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefatı sebebiyle davacı eş ... için 400,00 TL, Davacı ... için 250,00 TL Davacı ... için 250,00 TL toplam 900,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri talebi ile davalı sürücü işleten ile müteveffanın idaresindeki ... ve ... plakalı araçların ZMS sigortacılarından maddi tazminat talebinde bulunmuş, bilirkişi raporundan sonra talebini ıslah etmiştir.
Birleşen 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1002 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, davacı anne ..., oğlunun vefatı sebebiyle 20.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline kadar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/594 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; murisin eşi için 60.000,00 TL ve çocukları için ayrı ayrı 45.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı işleten ve davalı ...
Sigorta vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince; her iki sürücünün de % 50 kusurlu olduğunu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne davacı eş için 236.287,25 TL, davacı ... için 38.973,18 TL, davacı ... için 52.697,28 TL destekten yoksun kalma tazminatı, birleşen dosya davacısı anne ... için 11.892,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, (sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), manevi tazminat bakımından davacı eş için 20.000,00 TL, çocuklar için 15.000'er TL, davacı anne için 7.500,00 TL'nin davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; tüm davaların, davacıların ihtiyari dava arkadaşlığı nazara alınarak birleştirildiğini, davada ihtiyari dava arkadaşı olmaları sebebiyle her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemenin tek bir vekalet ücretine hükmettiğini ve manevi tazminat bakımından hükmedilen vekalet ücretinin ise maktu vekalet ücretinin altında hükmedilmemesi gerektiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunda murisin gelirinin asgari ücretin oranlanması ve asgari geçim indiriminin eklenmesi yönünden hatalı hesaplandığını,
tazminat hesabındaki bu hata nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının çok düşük olması sebebiyle acıyı dindirmek konusunda yetersiz olması sebebiyle manevi tazminat miktarlarının artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava ve birleşen davalar, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve maddi tazminat taleplerine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 11/05/2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacılar murisinin sevk ve idaresindeki araçla ... plakalı aracın çarpışması neticesi vefat ettiği anlaşılmaktadır.
1-Davacılar vekilinin murisin gelirinin hesaplanma yöntemine ilişkin istinaf itirazları inelendiğinde; murisin gelirinin asgari ücretin üç katı olarak kabul edilip değerlendirildiği, aktüer bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle uygulanan net asgari ücrete göre oranlamanın yapıldıktan sonra asgari geçim indiriminin eklenmesi gerektiği, davacının iddia ettiği gibi asgari ücrete AGİ eklendikten sonra oranlama yapılması talebinin usul yasa ve uygulamaya uygun olmadığı, yargılama sırasında da bu itirazın çözüme kavuşturulduğu;
diğer yandan davacılar tarafından bu şekilde yapılan hesaplamaya göre düzenlenen rapordaki miktara göre davanın ıslah edilip ıslah edilen miktara da hükmedildiğine göre davacıların bu hususta istinaf başvurusunda bulunmakta hukuki yararları da bulunmayıp davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının isabetli olmadığı sonucuna varılmıştır. 2-Davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf talepleri değerlendirildiğinde.
Davacı destek alacaklıları arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu tartışmasızdır. Davacılar vekili asıl davada eş ve çocuklar için destekten yoksun kalma tazminatı, birleşen davanın birinde bu davacılar için manevi tazminat, diğerinde de desteğin annesi için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedir. Davacılar vekilinin, vekalet ücretinin ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar için ayrı ayrı hesaplanması gerektiği yönündeki açıklaması yerindedir.
Ancak; asıl davada davacılar murisinin sürücüsü olduğu aracın ZMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. ile karşı aracın ZMS sigortacısı ...
Sigorta AŞ'den karşı araç sürücüsü ve işleteni ile birlikte müteselsil sorumluluklarına göre talepte bulunulmasına, davalı sigorta şirketleri için hüküm fıkrasında ayrı ayrı hüküm kurulmuş ise de kaza tarihindeki Hazine Müsteşarlığınca belirlenen poliçe limitine göre davalı sigorta şirketlerinin toplamda limitle sınırlı (290.000-TL) olarak müteselsil sorumlu olmalarına, mahkemece her bir davacı için hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına göre davacılar vekilinin mahkemenin bu konudaki uygulamasında hata olduğuna ilişkin itirazının dayanağı bulunmayıp reddine karar verilmiş,
davacı ... hakkında maddi tazminata ilişkin karar verilirken reddedilen dava değerine göre yapılan uygulamada AAÜT'nin 13/2 maddesindeki: "... Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmüne aykırılık tespit edilmiş, bu yönden istinaf itirazının kabulüne karar verilmiş ve ilgili hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmiştir.
3-Manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf talepleri değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasında sürücülerin eşit kusurlu olması vefat eden sürücünün ve geride kalan eş ve çocuklarının yaşları gözetildiğinde, takdir edilen manevi tazminatın olayın oluşuna ve kişilerin durumuna uygun olmadığı,
davacılarda oluşan üzüntü ve elemi hafifletmede yeterli olmadığı değerlendirilmiş, bunun yanında manevi tazminatın zenginleşme amacı da olmaması gerektiği göz önünde bulundurularak bu ilkeler doğrultusunda davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile davacı eş için takdir edilen manevi tazminatın 35.000,00 TL, çocuklar için 25.000,00'er TL, davacı anne ... için 20.000,00 TL takdir edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Kabule göre; dava kısmen kabul kısmen reddedildiğine göre mahkemece, kendisini vekille temsil ettiren davalılar için AAÜT uyarınca, reddedilen kısım üzerinden maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamakla birlikte davalılarca bu konuda istinaf başvurusunda bulunulmadığından Dairemizce davacılar vekilinin istinaf itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararda bu husus İlk Derece Mahkemesi kararında olduğu gibi hükme bağlanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/258, K. 2019/825, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama