KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2021
- Dosya no
- 2019/2581
- Karar no
- 2021/1188
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/04/2018
- Numarası
- 2014/1308 Esas - 2018/345 Karar
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Birleşen davada
- (İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/474 Esas
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. maddesi kapsamında ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince. "Asıl davada ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 28.513,46 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, asıl davada davalı ...
Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, birleşen davada davalı ... Sigorta aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi (Eski Ünvanı: ... Sigorta A.Ş.) vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat hesaplamasında %15'lik kusur oranının baz alınmasının hatalı olduğunu, müteveffa ...'nın kusurunun müvekkiline yansıtılamayacağını, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı ...
Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava öncesinde müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı bulunan aracın sürücüsü ...'a % 15 kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın %100 kusurlu olduğunu;
müteveffanın gelirinin kesin olarak ispatlamaya yeter düzeyde dosyada hiçbir delil ve belge bulunmadığını, bu nedenle asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, SGK'dan rücüya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığını, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen miktar bakımından, faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması gerektiğini belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından. 16/03/2014 tarihinde, asıl davanın davalısı ... Sigorta Anonim Şirketi ( Eski Ünvanı: ... Sigorta A.Ş.)'nin ZMS sigortacısı, ... Sigorta A.Ş.'nin İMS sigortacısı ve davacının desteği ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile birleşen davanın davalısı ...
Sigorta A.Ş.'nin ZMS sigortacısı olduğu, aracın kaza yapması neticesinde, davacının desteği ...'nın vefat ettiği; işbu davada, davacı tarafça destekten yoksun kalma talebinde bulunulduğu ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmamıştır.
Davalı Sigorta Şirketi'nin ZMSS poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlıdır.Mahkemece de, davalı ... Sigorta A.Ş.' nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %15'lik oranındaki kusuru dikkate alınarak karar verilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazlar yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 10/08/2015 tarihli raporunda; kazanın meydana gelmesinde, davacının desteği müteveffa sürücü ...'nın %85, asıl davanın davalısı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı aracın sürücüsü ...'ın %15 oranında kusurlu oldukları mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde, raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosyadaki bilgi ve belgelere uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Bu durumda davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %15'lik kusur oranı dikkate alınarak, tazminat hesaplanmasında herhangi bir hata bulunmamaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere, dava konusu kaza, 16/03/2014 tarihinde gerçekleşmiş, asıl davadaki belirsiz alacak davası 24/10/2014 tarihinde açılmış ve talep artırım dilekçesi ise 05/03/2018 tarihinde verilmiştir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı, davanın açılmasıyla kesildiğinden. 05/03/2018 tarihli dilekçe ile artırılan miktara karşı yapılan zamanaşımı itirazının dikkate alınması mümkün değildir.
Mahkemece de, bu minvalde karar verilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin iddia ve itirazları yerinde değildir. Dava dilekçesinde, dava, HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından, tüm maddi tazminat bakımından davalı Sigorta Şirketi'nin dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru olduğundan, bu yöndeki itirazda da isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca, tazminat hesaplamasında müteveffa ...'nın resmi maaş bordrosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığına, davanın açıldığı 24/10/2014 tarihinde, dava öncesinde davalı Sigorta Şirketi'ne başvuru koşulunu getiren 6704 saylı kanunun yürürlükte olmadığına göre, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf iddia ve itirazlarında da isabet bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/2581, K. 2021/1188, 10 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama