KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2021
- Dosya no
- 2019/2697
- Karar no
- 2021/1710
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2017
- Numarası
- 2014/1247 Esas - 2017/480 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. ve 56/2. maddeleri kapsamında ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince.
"Tüm dosya kapsamı itibariyle olay tarihinde davacıların oğlu Müteveffa ...'in karşıdan karşıya geçmek istediği sırada davalı ...'ın kullandığı aracın önüne çıkmak suretiyle kazanın oluşması itibariyle meydana gelen olayda Davalı ... kusursuz olması sebebiyle davalı ..., ...'un kullandığı araç maliki davalı ...
Ltd. ile saraç sigortasını yapan davalı ... sigorta hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmesi gerektiği, davalı ...'ın olayda yüzde onbeş oranında kusur oranı itibariyle Aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun tazminatı itibariyle Davacı ... için 5.712,24 TL, davacı ... için 5.323,42 TL'nin davalılar ... ve araç sigortasını yapan davalı ...
Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesi gerektiği kanaati gelmiştir. Meydana gelen olay sebebiyle müteveffa ...'in anne ve babası olan davacıların olay sebebiyle oğullarının vefat etmesinden dolayı büyük bir üzüntü içerisene düşmüş olmaları, olayın oluş şekli tarafların kusur durumu dikkate alınarak her bir davacı için ayrı ayrı 7500 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesi," karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffaya %85, davalı sürücü ...'a %15 kusur verilmesine itiraz ettiklerini, ancak bu itirazlarının Mahkemece dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın anne ve babası olan davacılar için Mahkemece, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça az olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: İlk Derece Mahkemecesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 21/10/2016 tarihli raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %15, müteveffa yaya ...'in %85 oranında kusurlu oldukları, davalı sürücü ...'un kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.
ATK raporunun yapılan incelemesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, trafik kazası tespit tutanağı ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile örtüştüğü, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varıldığından, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazı uygun görülmemiştir.
Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik itirazına gelince; kazanın oluş şekli, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Mahkemece davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, TBK'nın 56/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesi ile hakkaniyet ilkesine uygun ve makul olduğu kanısına varılmıştır.
Bu nedenle, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazı da kabul edilmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/2697, K. 2021/1710, 16 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama