KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2019
- Dosya no
- 2019/3800
- Karar no
- 2019/841
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/09/2019
- Numarası
- 2019/6813 Esas - 2019/917 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Maluliyet Tazminatı
Karar Metni
1.152 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu/İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın % 100 kusuru nedeniyle gerçekleşmiş olan tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının malul kalması neticesinde 500,00 TL sürekli, 400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri talebinde bulunmuş, davacı vekili talebini dilekçesi ile 60.591,34 TL sürekli, 2.731,29 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.910,25 TL bakıcı gideri olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davacının davadan önce yaptığı başvurunun usulsüz olduğunu, poliçenin tanzim tarihi itibariyle özürlülük ölçütü yönetmeliğine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, genel şartlara uygun hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin, teminat harici olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'nin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından yapılan tahkikat neticesinde, 30/04/2019 tarih K-2019/34792 sayılı kararı ile başvurunun kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı 60.591,34 TL, 2.731,29 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.910,25 TL bakıcı giderinin davalı ... şirketinden tahsiline dair verilen karara vaki itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından 30/04/2019 tarih 2019/İHK- 10308 karar sayılı kararı ile başvuru sırasında başvuru dilekçesine eklenen maluliyet raporunun,
yönetmelikte belirtilen rapor formatı ve muhtevasında olmaması nedeniyle usulüne uygun olarak sigorta şirketine başvuru şartının ikmal edilmemesi nedeniyle başvurunun dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından başvuru şartı gerçekleşmiş olmasına rağmen başvurunun usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Davacı vekili, usul ve yönetmeliğe uygun şekilde 12/11/2018 tarihli Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre heyet halinde düzenlenmiş maluliyet raporunu ibraz ederek sigorta şirketine başvuruda bulunmuştur. Kaldı ki başvuru şartının yerine getirilebilmesi için maluliyet raporunun ibrazı yeterli olup bunun hükme esas alınabilecek yeterlilikte olması aranmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu kaza öncesinde 6704 sayılı yasayla değiştirilen KTK'nın 97. maddesinde öngörülen başvuru şartı gerçekleşmiş bulunmaktadır. Ayrıca gerek istinaf ve gerek temyiz uygulamasında sözü geçen madde hükmünde öngörülen dava şartı yargılama sırasında ikmal edilebilecek bir dava şartı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenlerle İtiraz Hakem Heyetinin başvuru şartının ikmal edilmediğine ilişkin kabulünde isabet bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf gerekçeleri yerinde olup kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilerek tahkim yargılamasının amacı, usul ekonomisi ilkeleri gözetilerek davalının itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Davalı ... şirketi vekili Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kabul kararına yönelik başvuran tarafından ibraz edilen maluliyet raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatına ilişkin taleplerin teminat dışı olduğunu başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyetine itirazda bulunmuş ve İtiraz Hakem Heyetince bu itirazlar değerlendirilmeden usuli eksiklik sebebiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Dairemizce davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun yasada ve genel şartlarda aranan muhteva ve formatta olması sebebiyle, başvuru ve hüküm kurma açısından yeterli olduğu değerlendirilerek davacının istinaf taleplerinin kabulüyle davalının itiraz sebeplerinin incelenmesinde: Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de.
6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici iş göremezlik tazminatının sayılmadığı, bu durumda, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının da ZMSS teminatları kapsamında kaldığı değerlendirildiğinde, davalı vekilinin iş göremezlik tazminatına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalının vekalet ücretine yönelik itiraz nedenleri değerlendirildiğinde. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine 13/06/2012 tarihli ve 6327 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile eklenen 17. fıkrasında, "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Bu düzenlemeye uygun olarak da yukarıda belirtildiği gibi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde "Tarifenin 3. kısmına göre, nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin 1/5'ine hükmedilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu maddelerde "talebi reddedilenler" olarak belirtilenler, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran sigortalılar ve sigorta poliçesinden menfaat temin edenlerdir.
Çünkü Sigorta Tahkim Komisyonunun önüne gelen tek bir talep vardır. O da, sigortalılar ve sigorta poliçesinden menfaat temin edenlerin talebidir. Tahkim Komisyonuna talepte bulunan sigortalının talebine cevap veren ve karşı gerekçelerini ileten sigortacının bu anlamda "talebi kabul edilen" veya "talebi reddedilen" olarak kabul edilmesi olanağı yoktur.
Sigortalılar ve sigorta poliçesinden menfaat temin edenler lehine karar verilmesi halinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tahkim'de ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret" başlıklı 17. maddesine göre, tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup davalının bu yöndeki itirazı yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.Bu bağlamda; davacı vekili tarafından ibraz edilen maluliyet raporu başvuru için yeterli kabul edilerek, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince, gerekçenin düzeltilmesi amacıyla kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm oluşturulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/3800, K. 2019/841, 27 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama