KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2022
- Dosya no
- 2019/4055
- Karar no
- 2022/270
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/12/2018
- Numarası
- 2017/1050 Esas - 2018/1137 Karar
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık. TBK'nın 53/3. ve 56/2. maddeleri kapsamında ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; davacıların, davalı sürücünün kusurlu eylemi sonucu kazanın ve ölümün meydana geldiğini iddia ederek talepte bulundukları gözden kaçırılarak ve talebin hukuki sebebi konusunda yanılgıya düşülerek, davacıların desteklerinin tam kusuruyla sebebiyet verdiği kaza sonucu vefat ettiği ve davacıların kullandığı aracın ZMS sigortacısından talepte bulunduğu kabul edilip taleple ilgisi olmayan konudaki içtihatlara atıfta bulunularak "... anılan içtihat uyarınca maydana gelen kazada tam kusurlu olduğu anlaşılan maktulün davacılara destek sağlayamayacağı" şeklindeki gerekçeyle.
"1-Açılan davanın reddine, (...) 4-Reddedilen maddi tazminat talepleri yönünden AAÜT uyarınca 500,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan, 500,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan alınarak davalılardan ... Sigorta AŞ ye verilmesine, AAÜT uyarınca 500,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan, 500,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan alınarak davalılardan ... Ltd. Şti.'ne verilmesine, 5-Reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden.
AAÜT uyarınca 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ... 'dan, 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan, 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan, 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan, 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan alınarak davalılardan ... Sigorta AŞ'ye verilmesine.
AAÜT uyarınca 2.180,00 TL ücreti vekaletin Davacı ... 'dan, 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan, 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan, 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan, 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan alınarak davalılardan ... Ltd. Şti.'ne verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her ne kadar, dosyaya gelen bilirkişi raporlarında müteveffanın tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; davalı sürücünün de kazanın meydana gelmesinde, ön görülen hız sınırını aşması nedeniyle, kusurlu olduğunu, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, soruşturma dosyasında alınan kusur raporunun gerekçe gösterilerek davalarının reddedilmesinin hatalı olduğunu, hukuk mahkemesinin, soruşturma makamlarının vermiş olduğu kararla bağlı olamayacağını, Yargıtayın emsal kararlarında,
müteveffa tam kusurlu olsa bile mirasçılarına destekten yoksun kalma tazminatının verilebileceğinin belirtildiğini, reddedilen maddi ve manevi tazminat davaları açısından, davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından.
08/08/2017 tarihinde, davacıların desteği (davacılar ... ile ...'un oğlu ve diğer davacıların kardeşi) ...'un sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ... AŞ'nin ZMS sigortacısı, davalı ... Ltd.
Şti.'nin işleteni ve davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, motosiklet sürücüsü ...'un vefat ettiği; işbu davada davacılar ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat ve diğer davacılar için manevi tazminat talep edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
İşbu dosyada aldırılan 15/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda; motosiklet sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, minibüs sürücüsü ...'in kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporunun incelemesinde; raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağı ile ceza soruşturması aşamasında aldırılan 08/03/2018 tarihli ATK raporuyla birebir örtüştüğü, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır.
Bu durumda, davalı sürücünün, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtildiği üzere, desteğin kendi kusurundan kaynaklanan kazadan dolayı, kullandığı aracın ZMS sigortacısından talepte bulunamayacağı gerekçesiyle ret kararı verilmesi doğru olmadığından, verilen karar sonucu itibarıyla yerinde olmakla birlikte, kararın gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir.
Davacılar vekilinin vekalet ücretlerine yönelik itirazına gelince; kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar ... Sigorta AŞ ve ... Ltd. Şti. lehine, reddedilen maddi ve manevi tazminat davaları açısından, AAÜT'nin 3/2. maddesi gereğince tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/4055, K. 2022/270, 15 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama