KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2019
- Dosya no
- 2019/4528
- Karar no
- 2019/505
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2019
- Numarası
- 2015/437 Esas - 2019/335 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Kazası Nedeniyle Destekten Yoksun Kalma
Karar Metni
1.335 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili dava dilekçesinde.
08/02/2015 tarihinde Trabzon-Gümüşhane karayolu üzerinde Trabzon istikametinden Maçka-Gümüşhane istikametine doğru seyir halinde olan ... isimli sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın gidiş istikametine göre yolun sol tarafından gelip sağ karşı tarafına geçmeye çalışan ...’a çarpması neticesinde yaya ...'ın yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını, sonrasında ise vefat ettiğini beyan ederek fazlaya İlişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 225.000,00-TL manevi tazminatın ...
Sigorta A.Ş. hariç diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 30/12/2014 - 30/12/2015 dönemi için 93656270 nolu trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ATK tarafından kusur tespitinin yapılmasını gerektiğini, dava konusu olayın haksız fiil olması nedeni ile ancak yasal faiz talep edilebileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada davalı ...'ya atfı kabil bir kusur bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşemeye neden olacak derecede fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesi ne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; kazada ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın asli kusurlu olduğunu, müteveffa ...'ın 2918 sayılı KTK 68/b maddesini ihlal etmesi nedeni ile meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, davalı KGM'nin hizmet kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... A.Ş. ile ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde.
2918 sayılı KTK uyarınca trafik kazaları nedeni ile ortaya çıkan zararlardan dolayı sorumluluğunun araç sürücüsü ile araç işletenine yüklendiğini, davalı şirketlerin araç işleteni sıfatına haiz olmadığını, genel aydınlatmaya ilişkin sorumluluklarını yerine getiren davalı şirketlere izafe edilebilecek bir kusur olmadığını, davacıların zararının davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile karşılandığını, davacıların hem dağıtım şirketinden hem de perakende şirketinden talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, perakende satış şirketlerinin devletin ilettiği elektriği satmakla yükümlü olduğunu,
elektriğin verilmemesi halinde dahi davalı perakende satış şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönüden davalılar ... ve ... bakımından reddine, ... ve ...'a bakımından kısmen kabulü ile davacı ..., ..., ... için 7.000,00'er TL tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar vermiştir. Davalılar ... ile ... Ltd.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde; her bir davacı içinmanevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddedildiğini, davacılar lehine ayrı ayrı 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına rağmen reddedilen miktar üzerinden de AAÜT gereğince kendilerini vekil ile temsil ettiren müvekkilleri lehine her bir davacıdan ayrı ayrı 2.725,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken hiç takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminat yönünden de müvekkillerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak belirtilen hususlarda karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davalılar ... ve ... Ltd.
Şti. vekilince kendileri lehine hüküm altına alınması greken vekalet ücretlerine ilişkin tavzih talebinde bulunulmuş ve mahkemece ''Hüküm verilirken unutulan vekalet ücreti ile ilgili olarak'' maddi hatanın düzeltilmesi veya tavzih yoluyla karar verilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir.
Bu kez adı geçen davalılar vekili mahkemenin esasa ilişkin 21/05/2019 tarihli kararına karşı tavzih talep dilekçesindeki gerekçelerle ve ayrıca hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu iddiasıyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Öncelikle, davacı tarafça gerekçeli karardaki vekalet ücretlerine ilişkin yanlışlıklar iddiasıyla tavzih talebinde bulunulmuş olması nedeniyle gerekçeli kararın öğrenildiği anlaşılmakta ise de kanunda açıkça istinaf süresinin gerekçeli kararın usulünce taraflara tebliği tarihinden başlayacağı, kararın "öğrenilmesinin" istinaf süresinin başlangıcı için esas alınamayacağı anlaşılmakla, davalıların süresi içinde istinaf yoluna başvurduklarını kabul etmek gerekmiştir.
Davanın esası hakkında istinaf itirazlarının incelenmesinde. Olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü ve davacıların desteğinin ölümü nedeniyle duydukları üzüntü ve ızdırap nazara alındığında Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiş, bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacıların maddi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine mahkemece, istinaf yoluna başvurmayan davalılar bakımından vekalet ücretine hükmedilip davalılar ... ve ... Ltd. Şti. lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
Yine, manevi tazminat davalarında reddedilen manevi tazminat miktarı bakımından davalılar için her bir davacı aleyhine (ihtiyari dava arkadaşları) ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Lehine vekalet ücretine karar verilmemesi de isabetli olmayıp bu yöndeki istinaf itirazlarının da kabulüne karar vermek gerekmiş, buna göre aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/4528, K. 2019/505, 21 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama