KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2022
- Dosya no
- 2019/4614
- Karar no
- 2022/433
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/09/2019
- Numarası
- 2015/900 (E) - 2019/1094 (K
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
1.148 kelime·6 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; sürücüsü ...'ın yönetimindeki tescilsiz motosiklet ile dava dışı ...'in yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu aynı zamanda davacılar ... ve ...'ın oğlu olan destek ...'ın öldüğünü, motosiklette yolcu olarak bulunan davacılar ... ve ...'in velayeti altında bulunan ...'in yaralandığını, ... plakalı otomobilin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesinin bulunmadığını belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davacı ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için ise 100,00 TL sürekli sakatlık tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...ndan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili elektronik imza taşıyan 2/7/2019 tarihli dilekçesi ile davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 56.270,52 TL'ye, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 51.765,46 TL'ye, davacı ... için talep ettiği sürekli sakatlık tazminatını 56.013,59 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen zamanaşımının geçtiğini, kuruma başvuruda bulunan davacılara ödeme yapılarak ibraname alındığını, davacı ... için hesaplanan 4.667,00 TL, davacı ... için hesaplanan 5.015,00 TL tazminatın 7/5/2015 günü, davacı ... için hesaplanan tazminatın ise 15/1/2013 tarihinde velisi hesabına ödendiğini, 2918 sayılı KTK'nin 111'inci maddesi uyarınca zarar görenin kendisine ödenen tazminatın gerçek zararını karşılamadığını kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: davanın kabulüne, davacı ... için 56.270,52 TL destekten yoksun kalma tazminatına, davacı ... için 51.765,46 TL destekten yoksun kalma tazminatına, davacı ... için ise 56.013,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle.
2918 sayılı KTK'nin 111'inci maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, sürücü belgesi bulunmayan ...'in aracın cinsine göre koruyucu tertibat bulundurmadığı konusunun tartışılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan 10/1/2013 tarihli "Makbuz ve İbraname" başlıklı belgenin incelenmesinde, davacı ...'in anne ve babası olan davacılar ... ve ...'in ... plakalı aracın 27/10/2011 günü Manisa ilinde yaptığı kaza nedeniyle malul kalan ... için 12.053,00 TL tazminatı ...ndan nakden ve defaten aldıklarını, bu tazminatı almakla kendilerini ve zimmetlerini kesin ve dönüşümsüz ibra ettiklerini, 27/10/2011 tarihli kaza ile başkaca bir alacaklarının kalmadığını beyan ettikleri,
davacılar ... ve ...'in imzasını taşıyan ibranamede belirtilen 12.053,00 TL tazminatın davacı ...'in babası ...'in banka hesabına 15/1/2013 günü yatırıldığı.
25/4/2012 tarihli "Makbuz ve İbraname" başlıklı belgenin incelenmesinde ise, davacı ...'ın ... plakalı aracın 27/10/2011 günü Manisa ilinde yaptığı kaza nedeniyle ölen ...'dan dolayı 5.016,00 TL tazminatı ...ndan nakden ve defaten aldığını, bu tazminatı almakla kendilerini ve zimmetlerini kesin ve dönüşümsüz ibra ettiğini, 27/10/2011 tarihli kaza ile ilgili başkaca bir alacağının kalmadığını beyan ettiği, ...'ın imzasını taşıyan ibranamede belirtilen 5.016,00 TL tazminatın davacı ...'ın banka hesabına 7/5/2012 günü yatırıldığı.
25/4/2012 tarihli "Makbuz ve İbraname" başlıklı belgenin incelenmesinde de, davacı ...'ın ... plakalı aracın 27/10/2011 günü Manisa ilinde yaptığı kaza nedeniyle ölen ...'dan dolayı 4.687,00 TL tazminatı ...ndan nakden ve defaten aldığını, bu tazminatı almakla kendilerini ve zimmetlerini kesin ve dönüşümsüz ibra ettiğini, 27/10/2011 tarihli kaza ile ilgili başkaca bir alacağının kalmadığını beyan ettiği, ...'ın imzasını taşıyan ibranamede belirtilen 4.687,00 TL tazminatın davacı ...'ın banka hesabına 7/5/2012 günü ödendiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 111'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da,yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, 27/10/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ZMSS poliçesi bulunmayan ... plakalı araçtan dolayı davalı ... tarafından, desteğin 6/11/2011 günü ölümü nedeniyle destek alacaklısı davacı ...'a 7/5/2012 günü 5.016,00 TL, destek alacaklısı ...'a 7/5/2012 günü 4.687,00 TL, kazada yaralanan davacı ...'e ise 15/1/2013 günü 12.053,00 TL ödendiği,
destek alacaklısı davacılar ... ile ... ve nüfus kaydı içeriğine göre 10/10/1998 doğumlu olup, ibranamenin düzenlendiği ve ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan davacı ...'in velisi babası ... ile annesi ...'in davalı ...nı ibra ettikleri, eldeki davanın ise 2918 sayılı KTK'nin 111/2'nci maddesinde öngörülen iki yılık hak düşürücü süre geçtikten sonra 14/09/2015 günü açıldığının anlaşılması karşısında, davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine hükmolunması gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/4614, K. 2022/433, 14 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama